Antalya Barosu 78 baroyla birlikte soruşturmaya karşı çıktı
- Aralarında Antalya Barosu'nun da bulunduğu 79 baro, İstanbul Barosu başkan adayı Avukat Prof
- Osman Korkut Kanadoğlu hakkında genel kurulda yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatılmasına tepki gösterdi
İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda başkan adayı Avukat Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılması, 79 baronun ortak açıklamasıyla yeniden gündeme taşındı.
Aralarında Antalya Barosu'nun da bulunduğu barolar, soruşturmanın ifade özgürlüğü, savunmanın bağımsızlığı ve baroların demokratik işleyişi bakımından kaygı yarattığını belirtti. Açıklamada, baro genel kurullarının özgür düşüncelerin ve eleştirel görüşlerin dile getirildiği demokratik platformlar olduğu vurgulanarak, soruşturmanın anayasal güvenceler çerçevesinde sonlandırılması istendi.
Antalya Barosu’nun da aralarında olduğu 79 baronun “Savunmanın sesine soruşturma gölgesi düşürülemez!” başlıklı ortak açıklamada ise şu sözlere yer verdi:
“İstanbul Barosunun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulunda, başkan adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmasını, ifade özgürlüğü, savunmanın bağımsızlığı ve baroların demokratik işleyişi bakımından derin bir kaygıyla karşılıyoruz.
Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü, yalnızca toplum tarafından benimsenen düşünceleri değil; eleştirel, rahatsız edici ve sarsıcı görüşleri de korumaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ve Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca, bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin kanunilik, meşru amaç, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması zorunludur.
Anayasa'nın 135. maddesi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının demokratik esaslara göre örgütlenmesini güvence altına almakta; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ise barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığını savunma görevi yüklemektedir. Bu çerçevede baro genel kurulları, yalnızca seçimlerin gerçekleştirildiği toplantılar değil; yargının işleyişinin, hukuka aykırılık iddialarının ve mesleki sorunların özgürce tartışıldığı demokratik platformlardır.
Ayrıca, Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun baro genel kurulunda yaptığı ve suç teşkil etmeyen konuşma, avukatlık faaliyeti kapsamında olup 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca, bu konuşma nedeniyle hakkında soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığının izni gerekmektedir.
Anayasa'nın 138. maddesinde düzenlenen yargı bağımsızlığı, yargı kararlarının eleştirilemez olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, aynı maddenin son fıkrası mahkeme kararlarına uyulmasını anayasal bir yükümlülük olarak düzenlemektedir.
Yargı uygulamalarının eleştirilmesi, hukuka aykırılık iddialarının dile getirilmesi ve mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesi, hukuk devletinin ve demokratik denetimin doğal gereklerindendir. Kuşkusuz ifade özgürlüğü sınırsız değildir.
Ancak bir açıklamanın ceza hukuku bakımından değerlendirilmesinde sözlerin bütünü, söylendiği bağlam, açıklamanın amacı ve kamusal tartışmaya katkısı birlikte gözetilmelidir. Mesleki ve kamusal tartışmalar kapsamında dile getirilen sert eleştirilerin, yalnızca rahatsız edici nitelikleri nedeniyle cezai müdahaleye konu edilmesi demokratik toplumun gerekleriyle bağdaşmaz.
Baro genel kurullarında yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesi, avukatlar üzerinde caydırıcı etki ve otosansür yaratma riski taşımaktadır. Bu durum yalnızca meslek örgütlerinin demokratik işleyişini değil, Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı da ilgilendmektedir.
Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın, ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler ve demokratik toplumda gereklilik ilkesi gözetilerek sonlandırılması gerektiğini vurguluyoruz.
Savunmanın bağımsızlığı, avukatların ifade özgürlüğü ve baro genel kurullarında düşüncelerin serbestçe açıklanabilmesi, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleridir. Bu güvencelere yönelik müdahaleler karşısında ortak ve kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Antalya/Kumluca
Yayın: 27 Ekim 2026 10:09 · Kaynak: antalyagundem.com.tr