Fon vurgunu ve ABD seçimleri
- Fon vurgunu, ihalelerde kamuoyunun kanıksadığı türden, yolsuzluk ya da kural dışılığı aşan boyutlara varıyor
- Uzmanlar kayıpların bu aşamada 170 milyar doları aştığını söylüyorlar
İktidar partisinin üst düzey yöneticisi eski bir bakanın, sosyal medya hesabında yayınlanan mesajı dikkatlerden kaçmadı. “Milletimizin kursağından kendi menfaatleri adına pahalı lokma geçmesi için her türlü tezgaha kalkışanlara karşı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir kabinemiz, haksızlığa ve hukuksuzluğa geçit vermeyen güçlü bir devletimiz var.
Milletimize fiyat ve maliyet tuzakları kuranlara karşı Adalet Bakanlığımız öncülüğünde gerçekleştirilen bu operasyonları tebrik ediyorum.”Açıklama, AKP’nin eski genel başkan yardımcısının tutuklanmasından, yaklaşık 50 gün önce yapıldı. Hala aynı duygu ve düşünceler içinde mi, bilinmiyor Ancak iki ay önce ortaya çıkan, fon vurgunu ve ardından yaşananlar ile bu ifade yan yana getirildiğinde, olayın ciddiyetinin farkında olmadığı anlaşılıyor.
Fon vurgunu, ihalelerde kamuoyunun kanıksadığı türden, yolsuzluk ya da kural dışılığı aşan boyutlara varıyor. Uzmanlar kayıpların bu aşamada 170 milyar doları aştığını söylüyorlar. Salt Türkiye’yi değil daha büyük ekonomileri de derinden sarsacak büyüklükte...Aslında işler hiç iyi gitmiyordu.
İktidar ortaklarının vurgun öncesinde çizmeye çalıştıkları iyimser tabloya kendi seçmenleri de inançlarını yitiriyorlardı. Faiz indirimi ile başlayan, ekonomideki çöküş yeniden ve çok yüksek faize dönüş ile durdurulmaya çalışılmış, ancak başarı sağlanamamıştı.
Üretmeyen, verimlilik yerine israfa dayalı yüksek maliyetli projelere ilişkin tanıtım kampanyaları, emekliler başta milyonlarca sabit gelirliyi iknaya yetmiyordu. AKP-MHP ortaklığı, ellerinden kayan iktidarı, ABD ve bölgedeki yakın ortaklarıyla kurgulanan, iş birlikleriyle dengede tutma çabasına girdiler.
Ancak ekonominin içinde bulunduğu zorluklar, fon vurgunu etkisiyle katmerlendi. Kuşkusuz sürecin farkında olanlar da vardı. Anayasa değişikliği yoluyla -belki- bir baskın seçimle iktidarın ömrü uzatılmak isteniyordu. DEM ile başlatılan, diyalogun amacı Kürt oylarını etkilemekti.
Büyük kentlerde yaşayan, özellikle genç seçmenlerin eğilimleri, iktidarın çözüm sürecinden beklentilerini karşılamaya yetmiyordu. Bir yanda İmralı’da özel konut inşa edilirken öte yanda Demirtaş ve Yüksekdağ başta önde gelen Kürt siyasetçilerin, cezaevlerinde on yıla ulaşan mahpuslukları iktidarın gündeminde yoktu.
Üstelik mutlak butlan kararıyla yeniden CHP’nin başına getirilen, Kılıçdaroğlu, bekledikleri etkiyi yaratamadı. İktidarın ABD ve yakın AB üyesi ülkelerle ayrıntıları muhalefet tarafından da dile getirilmeyen, destek arayışı sır değildi.
Ortadoğu’da Çin-Rusya-İran ekseninde kurulan ittifaka karşı, ABD saflarında yer almak tek çıkış yolu görülmüş olmalıydı. ABD’nin çıkarları doğrultusunda, Ortadoğu’da sınırların yeniden çizilmesine katkıda bulunacak dış politika çizgisi izlenmeye başlandı.
ABD Başkanı ile somutlaşan, özel yakınlığın önemli adımı Mekke Sözleşmesi’nin TBMM’de kabul edilmesiydi. Yüzlerce yıl önce yaşanan, Sünni-Şii temelli mezhepsel çatışmaların 21. yüzyıla uyarlanmaya çalışılan bu yeni modelinin fon vurgununun iktidara mal edilmesini, engellemeye yetip yetmeyeceği kısa sürede ortaya çıkacaktır.
Ancak iktidar için artık çok geçti. Trump yönetimi seçimlerde ağır yenilgiye uğradı. Kuşkusuz seçim sonuçları, ABD’nin bölgeye ilişkin politikalarının kökten değişeceği anlamına gelmiyor. Ancak bu ülkede oluşan yeni siyasal dengelerin, Türkiye’de iktidar ile Trump yönetimi arasında kurulan diyaloğu etkileyeceğine kuşku yok.
Muhalefet bu koşullarda, gelişmeleri gerçekçi değerlendirebilirse iktidarı seçime zorlayabilir. Artık yolsuzluk ve kötü yönetimi vurgulayan söylemlerin yerini, olumsuzlukları hangi yöntemlerle önleyeceklerine ilişkin somut bir programın açıklanmasına bırakmalı.
AKP-MHP ortaklığının siyasal ömrünü çoktan doldurduğu ortada. Ancak iktidarların değişimi, muhalefetin gerçekten alternatif olduğuna seçmeni ikna ettiği zaman gerçekleşir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş
Yayın: 08 Kasım 2026 04:13 · Kaynak: gazetepencere.com