MHP'li Feti Yıldız’dan 1933 örneği: Bazı mahkûmiyetler ortadan kaldırılmıştı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” sürecinin Türkiye’nin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneği doğrultusunda şekillenen özgün bir modele dayandığını savundu. Yıldız, süreç kapsamında gündeme gelen 7595 sayılı Kanun’un değerlendirilmesinde, Cumhuriyet’in 10. yılında çıkarılan 2330 sayılı Kanun’un gerekçesinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kendi koşullarına özgü bir model oluşturduğunu ifade etti. Sürecin hukuki boyutunun yalnızca mevcut mevzuat çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini savunan Yıldız, 7595 sayılı Kanun’un terörün sona erdirilmesine yönelik genel amaç doğrultusunda ele alınması gerektiğini söyledi.
Yıldız, 26 Ekim 1933’te kabul edilen ve 19 maddeden oluşan 2330 sayılı Kanun’u örnek göstererek, düzenlemenin gerekçesinde dönemin koşullarının ve özgün yaklaşımının görülebileceğini belirtti. Cumhuriyet’in 10. yılındaki düzenlemeyi hatırlattı Yıldız, Cumhuriyet’in 10. yılında çıkarılan 2330 sayılı Kanun’un gerekçesinden bölümler paylaşarak, geçmişte de belirli mahkûmiyetlerin ardından kişilerin yeniden topluma kazandırılmasını amaçlayan düzenlemeler yapıldığını hatırlattı.
Kanunun gerekçesinde, Cumhuriyet’in kısa sürede siyasi ve sosyal alanda önemli kazanımlar elde ettiği belirtilirken, çeşitli nedenlerle suç işleyerek mahkûm olan kişilerin yeniden toplumun bir parçası haline getirilmesinin önemine dikkat çekiliyordu. Gerekçede, “Böyle mesut bir yıldönümünü kutlularken muhtelif sebep ve tesirlerle, ihtiras veya hatalarına kurban olmuş, kanuni cezalarla mahkûm bulunmuş kimseleri de düşünmek, onları bir kıymet olarak tekrar cemiyetin sinesine almak muvafık olur” ifadeleri yer alıyordu.
“Bazı suçlar ve cezalar kapsam dahilindeydi” 2330 sayılı Kanun’un kapsamına da değinen Yıldız, düzenlemenin 28 Temmuz 1933’e kadar işlenen bütün suçları kapsamadığını, belirli suçlar ve cezalarla sınırlı tutulduğunu belirtti. Yıldız, kanunun bazı suçların takibatsız kalmasını, bazı cezalarda indirim yapılmasını ve kimi mahkûmiyetlerin ortadan kaldırılmasını öngördüğünü ifade etti.
Düzenlemenin belirli suçları, cezaları ve davaları kapsayan seçici bir hukuki çerçeve oluşturduğunu kaydetti. Kanunun hazırlanması ve kabul edilmesi sürecinde Mustafa Kemal Atatürk’ün hükümete verdiği talimatın etkili olduğunun bilindiğini de belirten Yıldız, bu tarihsel örneğin günümüzdeki sürecin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığına işaret etti.
Yıldız'ın paylaşamı şöyle: Terörsüz Türkiye sürecinde Ülkemizin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir “Türkiye Modeli” oluşturulmuştur. Terörü bitirmeye matuf genel bir amaca yönelik 7595 sayılı Kanun analiz edilirken sadece pozitif hukuk sisteminde yer alan olağan bir mevzuat unsuru olarak görülemez ve o sınırlarda ele alınamaz.
26 Ekim 1933 tarihinde kabul edilen 19 maddeden oluşan 2330 sayılı Kanunun gerekçesinde zamanın şartlarının derin etkilerini ve özgün bir modeli görürsünüz. Kanunun ve gerekçesini kısaca hatırlatalım: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti 10. yılını kutlularken Türk inkılabının bu çok kısa bir devre içinde daima ileri atılışlarla elde ettiği ve bütün medeni dünyanın hayranlıkla gördüğü siyasi ve sosyal muvaffakiyetlere gurur ve iftiharla bakmaktadır.
Memleketi dağınık bir enkaz halinde bulan Cumhuriyet, inkılabın tutuşturduğu faaliyetle bu kadar kısa bir zaman içinde memlekette yeni bir sosyal nizam yaratmış, hukuki ve iktisadi münasebetlerde tam bir denge tesis etmiş ve bu suretle Türk milletini layık olduğu şerefli mertebelere ulaştırmıştır. Bu yükseliş hareketleriyle daima ileriye koşan memleket, bugün birleşmiş bir kütle halinde, sakin ve gururlu,ümitle dolu olan istikbale doğru yürümektedir.
Böyle mesut bir yıldönümünü kutlularken muhtelif sebep ve tesirlerle, ihtiras veya hatalarına kurban olmuş, kanuni cezalarla mahkûm bulunmuş kimseleri de düşünmek, onları bir kıymet olarak tekrar cemiyetin sinesine almak muvafık olur. Bu biçarelere karşı gösterilecek müsamaha, kendilerini temiz bir unsur olarak alacak olan cemiyet lehine bir hareket olduğu kadar memleketin haiz olduğu kuvvetin de bir delili olacaktır.” Cumhuriyetin 10.
Yılında çıkarılan Kanunun 15.maddesinde ifade edildiği gibi 28 Temmuz 1933 tarihine kadar işlenmiş ceza gerektiren tüm suçları değil bazı suçları kapsamaktadır. Başka bir ifadeyle, Kısmi nitelikli, seçimlik şekilde belirlenmiş kimi suçların veya kimi cezaların ve hatta kimi davaların ismen metninde belirtildiği bir kanuni düzenlemedir.
Bu kanuna göre, bazı suçlar takipatsız kalmış, bazı cezalarda indirim yapılmış,bazı mahkumiyetler ortadan kaldırılmıştır. Kanunun hazırlanması ve kabul edilmesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat hükümete verdiği talimatın etkili olduğu bilinmektedir.

Kategori: Siyaset · Bölge: İstanbul/Fatih
Yayın: 26 Ekim 2026 12:52 · Kaynak: indyturk.com