Fenerbahçe kafilesine kurulan tuzakta çarpıcı gelişme! 11 yıl sonra dava açıldı
- Türk futbol tarihinin en karanlık olaylarından biri olarak hafızalara kazınan Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik silahlı saldırıda 11 yıl sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı
Türk futbol tarihinin en karanlık olaylarından biri olarak hafızalara kazınan Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik silahlı saldırıda 11 yıl sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı. 4 Nisan 2015'te Çaykur Rizespor deplasmanı dönüşünde Trabzon'un Sürmene ilçesinde gerçekleştirilen saldırıya ilişkin soruşturma tamamlandı.
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 26 sayfalık iddianameyle 5 şüpheli hakkında dava açılması istendi. Yıllardır sonuçlanması beklenen dosyada bu kez telefon görüşmeleri, baz istasyonu hareketleri, olay yerindeki ayak izleri ve kriminal raporlar önemli deliller arasında yer aldı.
11 yıllık dosya yeniden açıldı, teknik deliller mercek altına alındı Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Fenerbahçe kafilesine yönelik saldırı dosyası yeniden incelemeye alındı. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin değerlendirmelerinin ardından dosyaya ilişkin kanun yararına bozma süreci başlatıldı.
Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Trabzon 1. Sulh Ceza Hkimliği tarafından kaldırılmasıyla soruşturma derinleştirildi. Savcılık, 2015 yılındaki saldırı gecesine ait dijital verileri yeniden inceleyerek şüphelilerin iletişim trafiğini ve olay bölgesindeki hareketlerini değerlendirdi.
Saldırı günü 345 telefon görüşmesi yapıldı İddianamede yer alan HTS analizleri, şüpheliler arasındaki iletişim trafiğinin saldırı döneminde yoğunlaştığını ortaya koydu. Dosyaya göre şüpheliler arasındaki görüşmeler Nisan 2015'te 737 kayıtla en yüksek seviyeye ulaştı.
Saldırının gerçekleştiği günü de kapsayan 30 Mart-5 Nisan 2015 tarihleri arasında ise toplam 345 görüşme gerçekleştirildi.
Olay günü yapılan 72 görüşmenin saatlik dağılımı da incelendi. İletişim trafiğinin 22.00-22.59 saatleri arasında, saldırının gerçekleştiği 22.18 çevresinde 20 görüşmeyle günün en yüksek seviyesine ulaştığı belirlendi. İddianamede, tüm şüphelilerin bu iletişim trafiğinde aktif olduğu kaydedildi.
'Evdeydim' savunması baz istasyonu kayıtlarıyla çelişti Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, şüpheli Yusuf Ö.'ün olay akşamı evinde bulunduğu yönündeki savunması oldu. Yusuf Ö., saldırıyla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerken geriye dönük baz istasyonu kayıtlarının bu beyanla çeliştiği değerlendirildi.
BTK'dan temin edilen 54 farklı baz istasyonuna ait veriler yeniden incelendi. Yapılan analizlerde Yusuf Ö.'ün, olay günü saat 22.15'ten önce takım otobüsündeki futbolcu ve teknik heyet personelinin yoğun olarak sinyal verdiği Sürmene Yemişli Mahallesi'ndeki baz istasyonlarından sinyal aldığı tespit edildi.
Ayrıca Yusuf Ö. ve Özden R. K.'ın saldırı sırasında otobüsteki kafileyle aynı baz istasyonlarından yoğun şekilde sinyal verdiği iddianamede yer aldı. Yusuf Ö.'ün olay saatinden hemen önce evinden ayrılarak olay yerine doğru hareket ettiği de HTS ve baz analiz raporlarına yansıdı.
Otobüsün güzerghında keşif ve gözcülük yapıldığı iddiası Savcılık, saldırının rastgele gerçekleştirilmediği ve önceden planlandığı değerlendirmesinde bulundu. İddianameye göre Hakan H., Emiral A. ve Özgür E., Fenerbahçe takım otobüsünün Trabzon'un Of ilçesinden geçtiği sırada güzergh üzerindeki İrfanlı Mahallesi dolgu alanında bulunuyordu.
Bu üç şüphelinin otobüsün Of ilçesine giriş ve çıkışını takip ederek keşif ve gözcülük yaptığı, olay yerinde bulunan Yusuf Ö. ve Özden R. K. ile telefon görüşmeleri gerçekleştirerek otobüsün ilerleyişine ilişkin bilgi aktardığı öne sürüldü.
Hakan H. ve Özgür E.'ün ilk ifadelerinde otobüsü yolda kalabalık görünce fark ettiklerini söylemelerine rağmen, HTS kayıtları ve baz istasyonu bilgilerinin bu açıklamalarla çeliştiği belirtildi. Savcılık, söz konusu beyanların suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu değerlendirdi.
Saldırıda kullanılan tüfek ve ayak izi bulundu İddianamede olay yerindeki fiziksel delillere de geniş yer verildi. Saldırı noktasına yaklaşık 130 metre mesafedeki Devran Deresi içerisinde üzerinde'Zafire' ibaresi bulunan, 2495 seri numaralı çift namlulu Superpoze 12 kalibre av tüfeği ele geçirildi. Tüfeğin namlusunda iki adet patlamış kartuş bulunduğu kaydedildi.
Olay yerindeki patika üzerinde tespit edilen ayakkabı izinin ise Yusuf Ö.'ün ikametinin bulunduğu güzerghla uyumlu olduğu belirlendi. Kriminal incelemelerde tüfeğin iri saçmalarının etkili mesafesinin yaklaşık 150 metre olduğu, atış yapılan nokta ile otobüs arasındaki mesafenin ise 40 metre olduğu tespit edildi.
Otobüsün şoför mahallinin hemen sol tarafındaki camın tamamen kırıldığı, ön camda yedi saçma izi ve delinme bulunduğu belirtildi. Otobüs içerisinde dört, yaralanan şoförün damak kemiği ile burun septumunun altında ise bir olmak üzere toplam beş saçma nüvesi tespit edildi. Kriminal incelemede bu parçaların iri saçma taneleri olduğu belirlendi.
Savcılık 39 kişiye karşı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan ceza istedi İddianamede, saldırının yalnızca otobüs şoförünü değil, araçta bulunan futbolcular ve teknik heyet dahil toplam 39 kişiyi hayati tehlikeyle karşı karşıya bıraktığı belirtildi.
Şoför Ufuk K. hakkında düzenlenen adli muayene raporunda, entübe edildiği ve yaralanmasının hayati tehlike oluşturduğu kaydedildi. İki atışın doğrudan şoför mahalline yapılması, hedef alınan bölgenin kafa kısmı olması ve şoförün vücudundan saçma nüvesi çıkarılması, savcılığın değerlendirmesinde öldürme kastına ilişkin unsurlar arasında gösterildi.
Savcılık ayrıca şoförün hayatını kaybetmesi veya otobüsü kontrol edememesi durumunda aracın denize düşebileceği, şarampole yuvarlanabileceği ya da viyadükten aşağı düşebileceği ihtimallerini değerlendirdi. Bu nedenle saldırının otobüste bulunan 39 kişinin tamamının hayatını tehlikeye soktuğu ifade edildi.
Hazırlanan iddianamede 5 şüpheli hakkında 39 kişiye karşı ayrı ayrı'Tasarlayarak Kasten Öldürmeye Teşebbüs' ve otobüs sahibi İsmail Kopuz'a karşı'Mala Zarar Verme' suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Saldırıda kullanılan tüfeğin müsaderesi de istendi.
Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 4 Nisan 2015'te ne olmuştu? 4 Nisan 2015'te Çaykur Rizespor ile Fenerbahçe arasında oynanan karşılaşmanın ardından sarı-lacivertli kafileyi taşıyan 53 DE 618 plakalı otobüs, Trabzon'un Sürmene ilçesi Soğuksu Mahallesi viyadük mevkisinde silahlı saldırıya uğramıştı.
Av tüfeğiyle açılan ateş sonucu otobüs şoförü Ufuk K. sol şakağından ağır yaralanmış, araçta bulunan futbolcular ve teknik heyet büyük tehlike atlatmıştı. Yaralanmasına rağmen otobüsü kontrollü şekilde durdurmayı başaran şoför, aracın şarampole yuvarlanmasının veya denize düşmesinin önüne geçmişti.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada 2020 yılında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişti. Ancak 2026'da dosyanın yeniden incelenmesi ve teknik delillerin değerlendirilmesiyle soruşturma derinleştirildi. Tamamlanan 26 sayfalık iddianame, 12 klasörden oluşan delil dosyasıyla birlikte Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelilerin önümüzdeki günlerde hkim karşısına çıkması bekleniyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: Trabzon/Sürmene
Yayın: 07 Kasım 2026 11:49 · Kaynak: hunattv.com