İran Savaşı ABD'de Enerji Krizi ve Seçim Baskısını Derinleştiriyor
- ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları, küresel petrol piyasalarını sarsarak ABD ekonomisine ağır bir fatura çıkardı
- Artan akaryakıt maliyetleri, yaklaşan ara seçimler öncesinde Trump yönetimi üzerinde ciddi bir siyasi baskı oluşturuyor
ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü ortak askeri harekat, küresel enerji piyasalarında ciddi bir fiyat şokuna yol açtı. Savaş öncesinde 72,48 dolar seviyesinde seyreden Brent petrolün varil fiyatı, çatışmaların etkisiyle 126 doların üzerine çıkarak 30 Ekim itibarıyla 113,43 dolara yerleşti.
Bu durum, savaş öncesine kıyasla yüzde 56,5 oranında bir artış anlamına geliyor. Petrol fiyatlarındaki bu tırmanış, doğrudan ABD'deki pompa fiyatlarına yansıdı. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, galon başına 2,98 dolar olan benzin fiyatı 1 Kasım itibarıyla 4,17 dolara yükseldi.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) verileri, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin dünya genelinde 468 milyar dolarlık ek maliyet yarattığını, bunun 160 milyar dolarlık kısmının ise doğrudan ABD ekonomisine yüklendiğini ortaya koyuyor. Ekonomik yük, Amerikan kamuoyunda da karşılık buldu.
Pew Research Center'ın araştırması, enerji fiyatlarından endişe duyan Amerikalıların oranının ocak ayındaki yüzde 43 seviyesinden, ekim sonunda yüzde 74'e çıktığını gösteriyor. Halkın bu tepkisi, 3 Kasım'da gerçekleşecek ara seçimler öncesinde Donald Trump yönetimi için ciddi bir siyasi risk oluşturuyor.
Uzmanlar, yükselen maliyetlerin Cumhuriyetçi Parti'nin seçim başarısını doğrudan etkileyebileceği görüşünde birleşiyor. Trump yönetiminin elindeki politika araçlarının kısıtlı olduğu belirtiliyor. Stratejik petrol rezervlerinden 172 milyon varilin piyasaya sürülmesi planlanmış olsa da, rezervler 1982'den bu yana görülen en düşük seviye olan 283 milyon varile geriledi.
Energy Intelligence Group ekonomisti Julien Mathonniere, yönetimin kısa vadeli kriz araçlarını tükettiğini ve fiyatları düşürmek için elinde kalan tek gerçekçi seçeneğin diplomasi olduğunu vurguluyor. Oslo Üniversitesi'nden Francesco Sassi, savaşın ABD'nin enerji bağımsızlığı söylemini çürüttüğünü ve yönetimin başarısızlıklarını kabul etme noktasına geldiğini savunuyor.
Öte yandan tüketiciler de yüksek fiyatlara karşı tepki göstererek benzin talebini yaz aylarında yüzde 4 oranında azalttı. ICIS uzmanı Paolo Scafetta ise ham petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın süreceğini öngörüyor. Seçimlerin ardından Beyaz Saray'ın önünde iki temel yol bulunuyor: Ya İran ile diplomatik bir uzlaşıya giderek Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı kaldırmak ya da askeri operasyonları daha da sertleştirmek.
Uzmanlar, risk primini düşürebilecek tek unsurun diplomasi olduğunu belirterek, Tahran'da yürütülen görüşmelerin stratejik rezerv kullanımından daha kritik bir öneme sahip olduğunu ifade ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 08:53 · Kaynak: AA Güncel (demo)