Bu ülke Kimsenin Babasının çiftliği Değil,yeter Artık!
- Türkiye'de kaynakların adil paylaşılmadığı, emeklinin ve asgari ücretlinin geçim sıkıntısı çekerken birilerinin haksız kazanç sağladığı vurgulanarak, fon skandalları ve siyasi nüfuz iddialarının üzerine gidilmesi, adaletin herkes için eşit işletilmesi gerektiği ifade ediliyor
› İlyas Erbay İE İlyas Erbay Yazarı takip et BU ÜLKE KİMSENİN BABASININ ÇİFTLİĞİ DEĞİL,YETER ARTIK! Türkiye'de kaynakların adil paylaşılmadığı, emeklinin ve asgari ücretlinin geçim sıkıntısı çekerken birilerinin haksız kazanç sağladığı vurgulanarak, fon skandalları ve siyasi nüfuz iddialarının üzerine gidilmesi, adaletin herkes için eşit işletilmesi gerektiği ifade ediliyor.
3 Kasım 2026, 12:26 3 dk okuma Kaydet Paylaş Reklam ver Bu alanda reklamınızı yayınlayın Haberi dinle ~4 dk 1 x Ekmek herkese yetecekti aslında...
Tarlaya karga dadandı, Ambara fare, Fırına hırsız, Memlekete harami!
Yıllar önce söylenmiş bu sözler, bugün Türkiye'nin fotoğrafını anlatmaya yetiyor.
Bir tarafta emekli, pazarın kapanmasını bekleyip ucuz sebze meyve peşinde. Bir tarafta asgari ücretli, maaşıyla ayın yarısını bile getiremiyor. Bir tarafta çocuğuna harçlık veremeyen anne babalar...
Diğer tarafta milyarları konuşan servetler, şaibeli para ilişkileri, fon skandalları, siyasi nüfuz iddiaları ve açıklanması gereken akıl almaz kazançlar!
Bu ülkenin insanı neden yoksulluğa mahkûm ediliyor?
Kaynak mı yok? Para mı yok? Üretim mi yok?
Bu ülkenin asıl sorunu, kaynaklarının adil paylaşılmaması ve kamu gücünün kimler tarafından, nasıl kullanıldığıdır.
Son fon skandalı, Türkiye'de paranın, gücün ve denetimin nasıl sorgulanması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Milyarlarca liralık kazanç tespitleri, mağdur yatırımcılar ve kamuoyunun cevap beklediği sorular...
Birilerinin serveti büyürken binlerce insanın birikiminin tehlikeye girmesi sıradan bir olay değildir.
Kim kazandı? Kim kaybetti? Kim biliyordu? Kim görmezden geldi? Kim denetlemedi?
Eğer ortada haksız kazanç, dolandırıcılık veya kamu gücünün kötüye kullanılması varsa ki, var! bunun hesabı sorulmalıdır.
Ne var ki mesele yalnızca bir fon skandalından ibaret değil.
Asıl mesele, bu ülkede birilerinin nasıl bu kadar kolay zenginleşebildiği, milyonlarca insanın ise neden çalıştığı hâlde yoksulluktan kurtulamadığıdır.
İktidarında da muhalefetinde de siyaseti kişisel çıkar kapısına dönüştürenler var. Bu ülkenin başına gelenleri başka yerde aramayalım.
Milletin oyunu alıp milletin hakkını gözetmek yerine kendi çevresinin çıkarını gözetenler...
Makamı hizmet için değil, nüfuz kazanmak için kullananlar...
Kamu imkânlarını kişisel menfaatlerinin aracı hâline getirenler...
Siyasi bağlantılar üzerinden haksız kazanç sağladığı iddia edilenler...
Siyasetçi olmak, millete tepeden bakma hakkı vermez. Milletin vergileriyle oluşan kamu kaynaklarını kendi malı gibi kullanma hakkı hiç vermez.
İktidarın da muhalefetin de içinde böyle insanlar varsa, üzerlerine gidilmelidir.
Parti rozeti yolsuzluğun kalkanı, siyasi kimlik hesap vermekten kaçış bileti değildir.
Bugün bir emeklinin aldığı maaşla insanca yaşaması giderek zorlaşıyor.
Asgari ücretli kira, elektrik, su, doğalgaz ve mutfak masrafları arasında sıkışıp kalıyor.
Gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor.
Peki, bütün bunlar yaşanırken kamu kaynaklarından, siyasi ilişkilerden ve şaibeli kazançlardan beslenen bir düzenin iddiaları neden sonuna kadar araştırılmasın?
Bir emeklinin yıllarca çalışarak biriktirdiği paranın hesabı sorulurken, milyarlık servetlerin kaynağı da aynı ciddiyetle sorgulanmalı.
Vatandaşa vergi konusunda acımasız davranan devlet, kamu gücünü kullanarak haksız kazanç sağlayanlara karşı da aynı kararlılığı göstermeli.
Adaletin terazisi zengine başka, fakire başka tartmamalı.
Bu ülkenin kaynakları bir avuç insanın servetini büyütmek için değil, 86 milyonun refahı için vardır.
Milletin alın teriyle oluşan vergiler, birilerinin yakınlarına, çevresine veya siyasi hesaplarına peşkeş çekilemez.
Kamu gücü kişisel servet edinmenin aracı olamaz.
Kim haksız kazanç elde etmişse araştırılsın. Kim milletin parasına el uzatmışsa hesap versin. Kim makamını kötüye kullanmışsa hukuk önünde cevap versin.
Üstelik bu hesaplaşma yalnızca siyasi rakiplere yönelik olmamalı. Herkes için, her parti için, her makam için geçerli olmalı.
Çünkü mesele iktidar ya da muhalefet meselesi değildir.
Mesele ahlak meselesidir. Mesele adalet meselesidir. Mesele milletin hakkıdır!
Ama tarlaya karga, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami dadanmışsa...
Bu memleketin ekmeğini kimler yiyor, faturasını neden hep millet ödüyor?
Kaydet · Paylaş · Yorum yaz X Facebook WhatsApp Telegram LinkedIn Bağlantıyı kopyala #YÖK #Türkiye #emekli #Siyasi #Asgari ücretli Haberlerimizi Google'da takip edin Sitemizi tercih edilen kaynak olarak ekleyin; gelişmeler Google arama sonuçlarında öne çıksın. Tercih edilen kaynak olarak ekle Yazarın diğer yazıları DEMƏLİ, BƏYƏFƏNDİNİN DİLİ SUSUR, AMMA GÖRÜNÜR, MƏŞĞULİYYƏTLƏRİ ÇOX “MÜHÜM” İMİŞ!
01.11.2026 BU ÜLKE BÖYLE GİDEMEZ! 29.10.2026 YABANCI SÖZCÜKLERLE GELEN SAHTE AYRICALIK! 27.10.2026 MİLLETE KEMER SIKTIRANLAR, KAMUDA 17 BİN 726 ARAÇLIK ARTIŞI NASIL AÇIKLAYACAK? 22.10.2026 Yorumlar Web siteniz Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz. Henüz yorum yok.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Karabük/Eflani
Yayın: 03 Kasım 2026 09:28 · Kaynak: karabukpostasi.com