İtalya ve Afrika kültür varlığı kaçakçılığına karşı güçlerini birleştiriyor
Kültürel miras, yalnızca çalınan eserlerin geri getirilmesiyle değil, aynı zamanda geçmişlerinin yeniden ortaya çıkarılması, sanat piyasasındaki şüpheli hareketlerin tespit edilmesi ve bu mirası korumakla görevli kişilerin eğitilmesiyle de korunuyor. İtalya ile Afrika ülkeleri, kültür varlıklarının yasa dışı ticaretiyle mücadelede işbirliğini bu doğrultuda güçlendiriyor.
İtalya'nın Afrika'ya yönelik Mattei Planı kapsamında yeni bir mesleki eğitim programı hayata geçiriliyor. Girişim, İtalya Ulusal Kültürel Miras ve Kültürel Faaliyetler Okulu ile Benin'in Porto-Novo kentinde bulunan, Afrika kültürel mirasının korunması ve tanıtılması alanında uzmanlaşmış Afrika Miras Okulu (EPA) arasında imzalanan üç yıllık anlaşmaya dayanıyor.
İlk eğitim programı bu ayın başında başladı. Programa Fransızca konuşulan dokuz Afrika ülkesinden uzmanlar katılıyor. İtalya'nın Kültürel Mirası Koruma Karabinieri Komutanlığı (TPC) da soruşturma deneyimini ve uluslararası işbirliğinden edindiği tecrübeyi paylaşarak çalışmalara katkıda bulunuyor.
Yasa dışı ticaretle mücadelede eserlerin geçmişi ve dijitalleştirmeProgram, müzelerde ve kültür kurumlarında çalışan uzmanların teknik becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Koleksiyonların belgelenmesi, envanterlerin dijitalleştirilmesi ve eserlerin köken geçmişinin araştırılması, yani provenans araştırması, programın öncelikleri arasında yer alıyor.
Bir eserin provenansını araştırmak, nerede bulunduğunu, kimlerin mülkiyetinde olduğunu ve hangi işlemler yoluyla piyasaya ulaştığını belirlemek anlamına geliyor. Eksik belgeler, mülkiyetin el değiştirmesine ilişkin belirsizlikler veya gerekli izinler alınmadan gerçekleştirilen ihracat işlemleri, çalınmış ya da yasa dışı kazılarla çıkarılmış eserlerin tespit edilmesine yardımcı olabiliyor.
İzlenebilirlik, yağmalanmış ya da istikrarsız bölgelerden çıkarılmış eserlerin özel koleksiyonlara ve uluslararası ticaret ağlarına girmesini önlemek açısından da önem taşıyor. Güncel envanterler ve kurumlar arasında paylaşılan dijital arşivler, aranan eserlerin tanınmasını kolaylaştırırken yetkililere soruşturma başlatmak için ihtiyaç duydukları bilgileri sağlayabiliyor.
Eğitime Cezayir, Fildişi Sahili, Gabon, Fas, Kongo Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ruanda, Senegal ve Tunus'tan uzmanlar katılıyor. Amaç, iki kıtadaki uzmanlar, kamu kurumları ve kültür kuruluşları arasında kalıcı mesleki beceriler ve işbirliği ilişkileri oluşturmak.
Aksum dikilitaşından Benin Bronzları'na: Eser iadelerinin önemiKültürel mirasın korunmasına yönelik işbirliği; yağmalama, yasa dışı ihracat ve eserlerin iadesine ilişkin anlaşmazlıkların gölgesinde yürütülüyor. İtalya ile Afrika arasındaki ilişkiler açısından öne çıkan örneklerden biri, Etiyopya'daki Aksum dikilitaşı.
Yaklaşık 1.700 yıllık bir geçmişe sahip anıt, 1937'de İtalya'nın faşist işgali sırasında İtalyan askerleri tarafından bulunduğu yerden kaldırılarak Roma'ya götürüldü. Onlarca yıl süren talepler ve müzakerelerin ardından İtalya, dikilitaşı 2005'te Etiyopya'ya iade etti.
Üç büyük parçaya ayrılarak taşınan anıt, UNESCO'nun katkısı ve İtalya'nın sağladığı finansmanla 2008'de yeniden eski yerine dikildi. Bu süreç, uluslararası işbirliğinin yalnızca siyasi bir anlaşma gerektirmediğini, aynı zamanda karmaşık teknik ve lojistik çalışmaların da yürütülmesini zorunlu kıldığını gösteriyor.
Bir diğer simgesel örnek ise bugün Nijerya'nın kültürel mirasının parçası kabul edilen Benin Bronzları. 1897'de, Benin Krallığı'na karşı düzenlenen İngiliz askeri seferi sırasında kraliyet sarayından binlerce eser yağmalandı ve daha sonra Batı ülkelerindeki koleksiyonlara dağıtıldı.
Almanya, 2022'de tarihi öneme sahip bir iade süreci başlattı. Berlin'deki devlet müzelerini yöneten vakıf, Etnoloji Müzesi koleksiyonunda bulunan 512 eserin mülkiyetini, başka eserleri de kapsayan daha geniş bir anlaşma çerçevesinde Nijerya'ya devretti.
Eserlerin bir kısmı, mülkiyet Nijerya'ya geçmesine rağmen ödünç verilerek Berlin'de geçici olarak sergilenmeye devam etti. Bu örnekler, kültür varlıklarının korunmasında birbirini tamamlayan farklı araçlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.
İade süreçleri, eserlerin geldiği ülkelerin taleplerini karşılamayı amaçlarken önleyici tedbirler ve belgelendirme çalışmaları, yerinden edilmiş eserlerin tespit edilmesine, izlerinin sürülmesine ve yeni kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte, sömürge dönemindeki yağmalamalarla bağlantılı tarihi olaylar, günümüzde işlenen suçlarla her zaman aynı hukuki çerçevede değerlendirilemiyor.
Her olayın belgeler ve ilgili mevzuat ışığında ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Karabinieri'nin sanat eserleri birimi ve uluslararası işbirliğiİtalya'nın kültürel mirasa karşı işlenen suçlarla mücadele deneyiminin temelinde, 1969'da kurulan Kültürel Mirası Koruma Karabinieri Komutanlığı da bulunuyor.
Uzmanlaşmış birim; eser hırsızlıkları, yasa dışı kazılar, izinsiz ihracat ve yasa dışı yollarla elde edilmiş eserlerin satışıyla ilgili soruşturmalar yürütüyor. Bu çalışmalar sırasında adli makamlarla ve yabancı ülkelerin kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapılıyor.
Uluslararası işbirliği, eserlerin geri alınmasına yönelik operasyonlarda da somut sonuçlar veriyor. Örneğin TPC Karabinieri, 2022'de Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimiyle (Homeland Security Investigations) birlikte çalışarak uluslararası kaçakçılık ağları üzerinden ABD'ye ulaştırılan İtalyan arkeolojik eserlerinin geri alınmasını sağladı.
Operasyon sonucunda Etrüsk, Roma ve Magna Graecia dönemlerine ait eserlerin de aralarında bulunduğu 58 kültür varlığı İtalya'ya iade edildi. Afrika ülkeleriyle yürütülen işbirliğinin temelinde de aynı yaklaşım bulunuyor: Bilgi, belge ve uzmanlık paylaşımı, eserlerin tespit edilmesini kolaylaştırabiliyor, soruşturmaları destekleyebiliyor ve geri alma ile iade süreçlerini daha etkili hale getirebiliyor.
Uluslararası düzeyde bu alandaki temel referanslardan biri, UNESCO'nun 1970 tarihli Sözleşmesi. Sözleşme, devletleri kültür varlıklarının yasa dışı ithalatı, ihracatı ve mülkiyet devriyle mücadele etmeye çağırıyor; eserlerin geri alınması için uluslararası işbirliğini teşvik ediyor.
Ayrıca ulusal envanterler, ihracat sertifikaları ve eser ticaretine yönelik denetimler gibi önleyici araçların kullanılmasını destekliyor. Mattei Planı kapsamında kültürel işbirliği ve iki kıta arasında ortaklıkYeni eğitim programı, İtalya'nın Mattei Planı kapsamında Afrika ile geliştirdiği kültürel işbirliğinin bir parçası.
İtalya Kültür Bakanlığı Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen program; eğitim, mesleki deneyim paylaşımı ve kurumlar arası işbirliği olanakları oluşturmayı hedefliyor. İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, yasa dışı kültür varlığı ticaretiyle mücadelenin yüksek nitelikli uzmanlık ve kurumlar arası işbirliği gerektiren ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Giuli, anlaşmanın karşılıklılık, bilgi alışverişi ve kültürel kimliklere saygı ilkelerine dayandığını belirtti. Amaç, uzmanlığın yalnızca Avrupa'dan Afrika'ya aktarıldığı bir model yerine, profesyoneller arasında süreklilik taşıyan bir işbirliği kurmak.
Böylece koleksiyonların korunması, eserlerin muhafaza edilmesi ve geçmişlerinin araştırılması ortak bir stratejinin parçası haline geliyor. Kültürel mirasın korunması da yalnızca eserleri güvence altına almakla sınırlı kalmıyor; tarihsel hafıza, kimlik ve toplulukların haklarıyla doğrudan bağlantılı bir sorumluluğa dönüşüyor.


Kategori: Eğitim
Yayın: 26 Ekim 2026 07:44 · Kaynak: tr.euronews.com