Habermetrik
← Ana Sayfa
21 Ağustos 2026 23:14 · Güncelleme 20 Eylül 23:02
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İsralli analist baklayı çıkardı: Ebu Zuhur modeli KKTC’ye uygulansın

İsralli analist baklayı çıkardı: Ebu Zuhur modeli KKTC’ye uygulansın
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Edirne/Edirne-İl Merkezi: İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurması, Tel Aviv’de Türkiye’ye karşı daha geniş bir askeri doktrinin örneği olarak sunulmaya başladı

Gal, aynı yaklaşımı KKTC’deki Türk askeri varlığı için de gündeme getirdi. Gal’e göre İsrail, Ebu Zuhur’da Türk askerleri, uçakları, radarları veya hava savunma sistemleri konuşlandırılmadan harekete geçti. Böylece Türk kayıpları, Ankara’nın karşılığı ve ABD’nin müdahalesi gibi risklerden kaçınıldı.

Gal, “İsrail mümkün olduğunda bayrak dikilmeden önce harekete geçecektir. Mümkün olmadığında ise bayrak tehdidi korumayacaktır.” dedi.‘NATO’NUN 5. MADDESİ KORUMAZ’Gal, NATO’nun 5. Maddesinin Türkiye’nin Suriye ve KKTC’deki kuvvetlerini İsrail’e karşı korumayacağını savundu:“Kudüs, yalnızca NATO’nun 5.

Maddesinin nasıl işlediğini değil, nerede geçerli olduğunu da incelemiştir. Antlaşma Türk toprağını korur; Türk birlikleri o toprağı yanlarında Suriye’ye veya işgal edilmiş Kıbrıs topraklarına taşımazlar.”‘SURİYE DAHA UCUZ VAKAYDI’Ebu Zuhur’u başlangıç noktası yapan Gal, ardından KKTC’ye yöneldi.

Suriye’yi İsrail açısından “daha ucuz vaka” olarak niteledi:“Suriye daha ucuz örneği gösteriyor: İsrail, Türkiye’nin askeri stratejik derinliği olgunlaşmadan harekete geçti. İşgal altındaki Kıbrıs’ta ise bu derinlik zaten mevcut ve büyümeye devam ediyor.”Gal, KKTC’deki savaş uçakları, hava savunması, radar, elektronik harp ve deniz unsurlarının İsrail’in hareket alanını sınırlayabileceğini ileri sürdü.‘POSEIDON’UN GAZABI’Gal, “Poseidon’s Wrath” (Poseidon’un Gazabı) adını verdiği senaryoyu da yeniden gündeme taşıdı.

KKTC’deki Türk askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasını, Türkiye’den takviyenin engellenmesini ve Rum yönetiminin egemenliğinin kuzeye taşınmasını savundu. Gal, 17 Temmuz 2026’da yine Israel Hayom’da yayımlanan yazısında bu senaryoyu ayrıntılandırmış, Türkiye’nin Ada’daki askeri varlığının zor kullanılarak tasfiyesini gündeme getirmişti.

Aydınlık da çıkışı “Türkiye karşıtı İsrailli analist el yükseltti: Kıbrıs’tan zorla çıkaracakmış” başlığıyla duyurmuştu. Gal bu kez Ebu Zuhur’u aynı yaklaşımın Suriye’deki örneği olarak göstererek, “Ankara, 52 yıllık sürekliliği güvence sanmamalı.” ifadelerini kullandı.

MAVİ VATAN VE SOMALİ’DE HEDEFGal’in hedefinde Mavi Vatan da vardı. Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını “oldu-bitti” olarak niteledi. Girit ve Kıbrıs çevresindeki suları ise İsrail’in enerji, denizaltı kabloları, taşımacılık ve askeri erişim bakımından Avrupa’ya açılan “stratejik koridoru” olarak tanımladı.

Gal, Haziran 2026’da yine Israel Hayom’da Mavi Vatan’ı İsrail’in güvenlik meselesi olarak göstermiş; Türkiye-Libya hattının İsrail’in Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa bağlantılarını sınırlayabileceğini öne sürmüştü. İsrail, Yunanistan ve Rum yönetimi arasındaki askeri işbirliğinin güçlendirilmesini istemişti.

Aydınlık bu çıkışı “İsrail’in korkusu Mavi Vatan” başlığıyla haberleştirmişti. Gal, Türkiye’nin Somali’deki askeri üssünü, savaş uçaklarını ve Warsheikh yakınlarındaki uzay ve füze çalışmalarını da İsrail’in askeri hesaplarına dahil etti.

ISRAEL HAYOM: BİBİTONYazının yayınlandığı Israel Hayom da İsrail siyasetindeki konumuyla dikkat çekiyor. Netanyahu’ya yakın yayın çizgisiyle bilinen gazete, eleştirel çevrelerde “Bibiton” olarak anılıyor. Lakap, Netanyahu’nun “Bibi” adıyla İbranicede gazete anlamına gelen “iton” kelimesinin birleşmesinden oluşuyor.

TEL AVİV’İN ‘STATÜKO’ DAYATMASIİsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter de Ebu Zuhur saldırısının doğrudan Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığıyla bağlantılı olduğunu açıkladı. Jerusalem Post’a konuşan Leiter, Ankara’nın askeri varlığını önemli ölçüde genişletmeye hazırlandığı yönünde “açık istihbarat” aldıklarını savundu.

Leiter, “Türkiye veya Suriye ile gerilim ya da savaş aramıyoruz. Ancak bir kırmızı çizgi aşıldı.” dedi. Leiter’e göre İsrail ile Şam arasında Suriye’deki askeri durumun “dondurulmasına” ilişkin bir mutabakat bulunuyor. Büyükelçi, bunun Ocak 2026’da Paris’te Şam, Tel Aviv ve Washington temsilcilerinin katıldığı toplantıda teyit edildiğini söyledi.

Mutabakatı, “Türkler ilerlemezse biz de ilerlemeyiz ve onlar da bizi geri çekilmeye zorlamaz.” sözleriyle tarif eden Leiter, Türkiye’yi son yıllarda Suriye’nin kuzeyinde 3 bin 500 mil kareyi, yani ülkenin yaklaşık yüzde 5’ini “adım adım ilhak etmekle” suçladı. Leiter, Türkiye’nin Ebu Zuhur’a yerleşmesinin bu düzeni bozacağını savundu.

İsrail’in saldırı öncesinde ilgili tarafları istihbarat konusunda bilgilendirdiğini ileri süren Büyükelçi, Trump’ın saldırıyı kınamamasını da Washington’ın “dondurulmuş statükonun” sürmesini istemesine bağladı. İSRAİL’İN KORKUSU HAVA SAVUNMASIİsrail basını, Ebu Zuhur saldırısının arkasındaki kaygılardan birinin Suriye’nin hava savunma kapasitesi kazanması olduğunu yazdı.

Ynet’in İsrailli güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberlerde, Türkiye’nin Suriye’de radar ve hava savunma sistemleri konuşlandırmasının İsrail Hava Kuvvetlerinin hareket serbestisini sınırlayacağı belirtildi. Tel Aviv’in özellikle gelişmiş hava savunma sistemleri ile İHA kapasitesinden kaygı duyduğu aktarıldı.

Aydınlık da 21 Ağustos’ta konuyu gündeme taşımıştı. Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, Suriye’nin kendi hava sahasını savunabilecek kapasiteye kavuşturulması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin SİPER gibi sistemleri Şam yönetimine tahsis edebileceğini söylemişti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 21 Ağustos 2026 23:14 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗