Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 13:32
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Türk toplumundan "göçmen vandallar" diyen İçişleri Bakanı Dobrindt'e tepki

Türk toplumundan "göçmen vandallar" diyen İçişleri Bakanı Dobrindt'e tepki
Görsel kaynağı: DW Türkçe
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Almanya Türk Toplumu Başkanı Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Dobrindt'in gençlik protestolarındaki şiddet için "göçmen vandallar" ifadesini kullanmasına tepki gösterdi, Başbakan Merz ise bakanına destek açıkladı

Almanya Türk Toplumu Başkanı Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Dobrindt'in gençlik protestolarındaki şiddet için "göçmen vandallar" ifadesini kullanmasına tepki gösterdi, Başbakan Merz ise bakanına destek açıkladı.

Google'da DW'yi tercih edin İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in, hafta sonunda düzenlenen Z kuşağı protestolarında şiddete başvuranları "göçmen vandallar" olarak tanımlaması tepkiye yol açtı. Fotoğraf: Kai Pfaffenbach/REUTERS Reklam Almanya'da hafta sonunda Z kuşağı hareketinin çağrısıyla düzenenlenen protesto gösterileri, siyaset sahnesindeki "göçmen vandallar" tartışmasının gölgesinde kaldı.

Cumartesi günü ülke genelindeki binlerce genç, silah sanayisi yerine sağlık ve eğitime daha fazla yatırım yapılması için sokaklara çıktı ve gösteriler büyük ölçüde barışçıl bitti.

Fransa'dan farklı olarak, gösterilerde şiddet olayları büyümemekle birlikte,

Frankfurt, Köln ve Hamburg gibi kentlerde maskeli göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı, polise ve mağazalara saldıranlara TOMA'larla müdahale edildi ve talana girişenler gözaltına alındı.

Ama hafta başından bu yana gençlerin gösterilerle Friedrich Merz başbakanlığındaki hükümete vermek istedikleri mesajlardan çok, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in bir açıklamada kullandığı "göçmen vandallar" ifadesi tartışılıyor.

Dobrindt'in, protestolar sonrasında yaptığı açıklamada şiddet olaylarından sol gruplar ve göçmenlerin sorumlu olduğunu söylerken, "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" ifadesini kullanması, ülkede göçmenleri şiddetle ilişkilendiren yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Dobrindt ile Hristiyan Birlik partilerini (CDU/CSU) "protestoları lekelemek için hep bir günah keçisi bulmaya çalışmakla" eleştirdi.

Alman basınına konuşan Sofuoğlu, Almanya'da gençlerin büyük bir bölümünün siyasetten memnun olmadıklarına, bunun kökenlerinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederken, "Üstelik göçmen kökenli gençlerde, dışlandıkları ya da kendilerini dışlanmış hissettikleri için bu memnuniyetsizlik daha büyük" diye konuştu.

Bununla birlikte Gökay Sofuoğlu, göçmen kökenli çocuklar ve gençlerin halen fırsat eşitliğine sahip olmadıklarını, okullarda ve iş piyasasında dışlandıklarını vurgulayarak, "Şimdi bir kez daha ciddiye alınmıyorlar" dedi.

TGD Başkanı, "Benim hükümete önerim, daha nesnel kalarak, gençleri kazanmak için onların angaje edilmesidir" dedi.

Dobrindt'in açıklamasına ilk tepki, Merz'in koalisyon hükümetinin Sosyal Demokrat Partili (SPD) Bakanı Boris Pistorius'dan gelmişti.

"Göçmen gruplar derken kimleri kastediyoruz? Bunlar, üçüncü kuşaktır Almanya'da yaşayan ve Alman vatandaşı olan insanlar mı? Bu ayrımı yapmaya ne zaman son vereceğiz? Bence bu, bizi yanlış bir yöne götürüyor" diyen Pistorius, şiddete başvuranların "birer suçlu" olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Alman hükümetinin Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu SPD'li Devlet Bakanı Natalie Pawlik de "peşin hükümler" ile "genelleyici grup atıflarından" kaçınılması gerektiğini savundu.

Bu tür söylemlerin, barışçıl gösterilere katılan ya da polis veya acil yardım hizmetlerinde görev yapan göçmen kökenli kişileri de etkilediğine işaret eden Pawlik, şiddetin meşrulaştırabilecek hiçbir neden olamayacağını, suçluların cezalandırılması gerektiğini söylemekle birlikte, "Genç insanların neden şiddet eylemlerine giriştikleri konuşulmalı. Bunu yaparken de, gelecek umudunun olmaması, dışlanma deneyimleri veya olası entegrasyon sorunları gibi zorlu konular da göz ardı edilmemelidir" dedi.

Pawlik ayrıca "Burada asıl sorulması gereken, bireylerin nereden geldikleri değildir, neden şiddete başvurdukları sorusudur" diye konuştu.

Sol Parti'nin Eş Genel Başkanı Luigi Pantisano da Dobrindt'in sözlerini, "Almanya'da, bir grubu damgalayarak göçmen karşıtlığını kışkırtmayı hedefleyen ucuz bir girişim" sözleriyle eleştirdi.

Yeşiller Partisi Eş Başkanı Felix Banaszak ise Dobrindt'i "belli bir grubu ayrım gözetmeksizin toptan suçlayan söylemi" nedeniyle eleştirdi.

Banaszak, Dobrindt'i "ülke nüfusunun bir kısmını'topluma ait olmayanlar' olarak damgalamakla" suçlarken, Yeşiller Partisi'nin Gençlik Örgütünün Eş Başkanı Luis Bobga, Almanya nüfusunun üçte birinin göçmen kökenli olduğunu, heterojen bu grubu bütünüyle hedef almanın hiçbir anlam taşımadığını kaydetti.

Yeşiller Partili Britta Haßelmann da Dobrindt'in kullandığı "göçmen çevreler" tanımı ile yayılan mesajın "ayrışma ve dışlama yaratabileceği" uyarısında bulundu.

Merz'in genel başkanı olduğu Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Norbert Röttgen de Dobrindt'i eleştirenler arasında yer aldı.

Röttgen, Z kuşağı protestolarında şiddete başvuranların "münferit failler" olarak tanımlanması gerektiğini savundu. Failler arasında yabancılar ya da göçmen kökenlilerin bulunduğunu ve barışçıl göstericiler ile suç işleyenler arasında ayrım gözetilmesi gerektiğini belirten Röttgen, ancak Almanya'da ve Alman toplumunda "göçmen çevreleri" olarak tanımlanabilecek özgün, ayrı bir sosyal çevre olmadığını kaydetti.

Bu arada Başbakan Friedrich Merz, eleştiri oklarının hedefindeki İçişleri Bakanı Dobrindt'e destek çıktı.

Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Başbakan Friedrich Merz'in, gençlerin protesto gösterilerini anlayışla karşıladığını, meşru kaygılarını ciddiye aldığını, ancak meydana gelen şiddet olaylarını kınadığı açıkladı.

Kornelius, Merz hükümetinin reform politikasının amacının "genç nesle yeni fırsatlar sunmak olduğunu", bunu kamu maliyesinin istikrara kavuşturulması ve emeklilik sisteminin reformu yoluyla başaracaklarını savundu.

Sözcü Kornelius, çok sayıda gencin katılımıyla gerçekleştirilen gösterilerin barışçıl olduğuna ama akşam saatlerinde işlerin tersine döndüğüne ve Merz'in bunu "en şiddetli şekilde kınadığını" belirtti.

"Ülkemizde şiddete yer yok" diyen Kornelius, Merz'in İçişleri Bakanı Dobrindt'in şiddet eylemlerinin faillerine ilişkin açıklamalarını da desteklediğine işaret etti.

Merz'in sözcüsü, bu tanımın "soruşturma makamlarının ve olay yerindeki güvenlik güçlerinin gözlemlerine dayandığını, ayrıca birçok kişinin gördüğü görüntü materyalleri ile de örtüştüğünü" savundu.

Bu arada yoğun tepkilerin hedefindeki İçişleri Bakanı Dobrindt, bugün Berlin'deki Polis Sendikası GdP'nin kongresinde yaptığı konuşmada, Cumartesi günü protesto gösterilerinde tanık olduğu şiddet eylemlerini, başka ifadelerle tanımlayamayacağını söyledi.

Bununla birlikte Dobrindt, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar vandallar, sonrasında onları başka nasıl tanımlayacağımız tartışılabilir elbette: Soldan gelen kışkırtıcılar mı, sağdan gelenler mi, İslamcı olanlar mı, yoksa göçmen kökenli olanlar mı?"

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: DW Türkçe
Haber metni ve görseller DW Türkçe sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 03 Kasım 2026 13:32 · Kaynak: DW Türkçe
Kaynağı Oku ↗