Beyin göçünde 11 yılın rekoru: Nitelikli mezunlar türkiye’den uzaklaşıyor
- TÜİK verilerine göre, yükseköğretim mezunları arasındaki beyin göçü oranı 2025 yılında yüzde 2,2’ye yükseldi
- Göç kararında akademik özgürlük ve ekonomik koşullar belirleyici etkenler arasında yer aldı
Türkiye’de yükseköğretim mezunlarının yurt dışına göç oranı, 2015’ten bu yana kaydedilen en yüksek düzeye çıktı. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında beyin göçü oranı yüzde 2,2’ye ulaştı.
Elips Haber’de yer alan verilere göre, beyin göçünde İstanbul ilk sırada bulunurken, mezunların en çok tercih ettiği ülke Almanya oldu.
Sosyolog Prof. Dr. Şükrü Aslan, artışı yalnızca bireysel kariyer tercihlerine bağlamanın eksik kalacağını belirtti. Aslan’a göre üniversite sayısındaki hızlı yükseliş, akademik alana yönelik politik müdahaleler ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde tablo “akademik yoksullaşma”ya işaret ediyor.
Akademik özgürlükteki baskılar beyin göçünü derinleştiriyor
İstanbul’un verilerde öne çıkmasını kentteki devlet ve vakıf üniversitelerinin sayısındaki artışla ilişkilendiren Aslan, akademik nüfusun yoğunlaşmasının göç istatistiklerine de yansıdığını ifade etti. Ancak bu yoğunluğun, nitelikli kadroların ülkeden ayrılmasını açıklamak için tek başına yeterli olmadığına dikkat çekti.
Aslan, akademik özgürlük alanındaki baskıların ve üniversitelerdeki politizasyonun bilimsel niteliği zayıflattığını savundu. 2016’da Barış İçin Akademisyenler bildirisini imzalayan akademisyenlerin görevlerinden uzaklaştırılmasını da bu sürecin önemli kırılma noktalarından biri olarak değerlendirdi.
Ekonomik zorluklar ve akademik özgürlük
Ekonomik koşulların da göç kararlarında belirleyici olduğunu vurgulayan Aslan, üniversite mezunlarının iş bulma olanaklarının daraldığını, mevcut ücretlerin ise birçok kişi için yaşamı sürdürmeye yetmediğini söyledi. Bu baskının yalnızca akademisyenleri değil, farklı meslek gruplarından nitelikli insan gücünü de etkilediğini kaydetti.
Aslan’a göre beyin göçünü azaltmanın yolu, akademik özgürlüğün, düşünce özgürlüğünün ve adalet duygusunun güçlendirilmesinden geçiyor. Bilimsel üretimin gelişmesi ve genç kuşakların Türkiye’de kalabilmesi için özgür, güvenli ve öngörülebilir bir akademik ortamın oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Ekonomi
Yayın: 27 Ekim 2026 09:27 · Kaynak: ekonomim.com, babaocagi.com.tr