Habermetrik
← Ana Sayfa
26 Ekim 2026 08:01 · Güncelleme 08:12
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Okurun itirazı, yayıncının rehberi: Güvenli habercilik ilkesi

Okurun itirazı, yayıncının rehberi: Güvenli habercilik ilkesi
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 11 dk okuma

Gazetecilik, yalnızca bir bilgiyi kamuoyuna duyurmak değil, aynı zamanda o bilginin doğruluğundan emin olmak ve okura güvenilir bir kaynak da sunabilmektir. Bir haberin başarısı, kaç kişiye ulaştığıyla, ne kadar ilgi gördüğüyle ya da başlığının ne kadar dikkat çektiğiyle sınırlı değildir.

Asıl mesele, okurun haberi okuduğunda aradığı cevabı bulabilmesi, aktarılan bilgiye güvenebilmesi ve zihninde yeni soru işaretleriyle baş başa kalmaması. Geçtiğimiz günlerde sitemizde yayımlanan “Ankara’nın en yüksek binası hangisi, kaç metre?” başlıklı haberimiz, bu sorumluluğu bir kez daha gündemimize taşıdı.

Haberde, Elya Royal Tower’ın yaklaşık 195,4 metrelik yüksekliğiyle Ankara’nın en yüksek binası olduğu bilgisine yer veriliyor. Ancak okurlarımızın işaret ettiği, Keçiören’de bulunan Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin yüksekliği resmî kayıtlarda ve açıklamalarda 197 metre olarak belirtiliyor.

İki yapıya ilişkin bu rakamlar yan yana geldiğinde, cevaplanması gereken temel soru da kendiliğinden ortaya çıkıyor: Ankara’nın en yüksek binası 195,4 metre yüksekliğindeki Elya Royal Tower mı, yoksa 197 metre yüksekliğindeki Atatürk Cumhuriyet Kulesi mi? Burada asıl mesele, birkaç metrelik teknik bir farktan ibaret değil.

Mesele, okurun karşısına kesin bir ifadeyle çıkan bir haberin bu kesinliği hangi bilgiye, hangi kaynağa ve hangi ölçüm yöntemine dayandırdığı. Nitekim uluslararası yüksek yapı veritabanlarında Elya Royal Tower, Ankara’nın en yüksek binası olarak sıralanırken; Atatürk Cumhuriyet Kulesi de resmî açıklamalarda 197 metrelik yüksekliğiyle aynı unvanla anılıyor.

Peki, iki farklı bilgiyle karşılaşan okur hangi ölçütü esas almalı? Burada yapıların hangi kategoride değerlendirildiği mi belirleyici, yükseklik ölçümünde kullanılan yöntem mi, yoksa kaynakların farklı tanımları mı? Haberin görevi, bütün bu soruları okurun araştırmasına bırakmak değil, mümkün olduğunca yayına girmeden önce yanıtlamak.

Elbette yüksek yapıların sıralamasında mimari yükseklik, kullanılan ölçüm standardı, yapının en üst noktasının nasıl hesaplandığı ve bir binanın hangi kategoride değerlendirildiği gibi teknik ayrıntılar önem taşıyabilir. Bir gökdelen ile seyir kulesinin aynı ölçütlerle değerlendirilip değerlendirilmediği de sonucu değiştirebilir.

Ancak tam da bu nedenle, “en yüksek” gibi kesinlik bildiren bir ifade kullanıldığında ölçütlerin açıkça ortaya konulması gerekiyor. Farklı kaynaklarda farklı bilgiler yer alıyorsa bunlar karşılaştırılmalı, kaynakların neyi ölçtüğü araştırılmalı ve ortaya çıkan sonuç okura anlaşılır bir biçimde aktarılmalı.

Haberin sonunda yer verilen genel bir açıklama, başlıkta ve metnin ana bölümünde oluşan soru işaretlerini gidermeye yetmiyorsa anlatımın yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Metinlerimizde aradığımız bu titizlik ve netlik anlayışı, yalnızca teknik verilerle sınırlı kalmayıp gazetemizin sahaya inen yüzünde de kendisini gösteriyor.

Bunun örneğini başkent merkeze sadece 5 kilometre mesafede yer alan Yakupabdal Mahallesi’nin doğal gaz, imar, tapu ve ulaşım çilesini masaya yatırdığımız haberimizde görüyoruz. Okurlarımızın içtenlikle dile getirdiği “Ne zaman insanca yaşayacağız?” sorusu, yalnızca yerel yönetimlere ve bürokrasiye değil, hakikatin peşini bırakmama kararlılığındaki gazetemize de yüklenmiş bir sorumluluk.

Bilginin ilk kaynağına ulaşmak, ilgili kurumların açıklamalarını incelemek, teknik ölçümleri anlamak ve çelişkili durumları açıklığa kavuşturmak haber yayımlanmadan önce ne kadar gerekliyse; okurlardan gelen itirazlar ve sahadaki mağduriyet çığlıkları sonrasında o haberin peşini bırakmamak da o kadar hayati. Okurun işaret ettiği her bir ayrıntı ve her bir sitem, haber merkezimizin kendi yayıncılığını yeniden gözden geçirmesi ve geliştirmesi için en değerli fırsat.

Bir haberde doğru bilgiye ulaşmak kadar, o bilginin dayanağını açıklamak ve vatandaşın mağduriyeti çözülene dek konunun takipçisi olmak da birincil görevimiz. Okur, haberin sonunda “Peki, hangisi doğru?” ya da “Bu sorun ne zaman çözülecek?” diye sormak zorunda kalıyorsa, orada tamamlanması gereken önemli bir gazetecilik sorumluluğu duruyor demektir.

Şimdi gelin, geride bıraktığımız haftada sayfalarımıza yansıyan haber ve yazılara sizlerin nasıl reaksiyonlar verdiğine birlikte bakalım.***Siyasi hafıza, mahkeme kararları ve okurun sorgulayan vicdanıKÂHİNOĞLU’NDAN AL HABERİ!KÖŞE YAZARI: TAMER KORKMAZ - 17 EKİM 2026“...Bir, butlan kararıyla; iki, Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ikide iki yaptı: Kılıçdaroğlu, bu gidişle Siyasetin Nostradamus’u unvanını elde edebilir! Kemal Bey’in ‘CHP’de arınma’ mesajı verdiği videodan dört gün sonra, mahkemeden CHP Kurultayı için ‘mutlak butlan’ kararı çıkmıştı.

Kılıçdaroğlu, KRT ekranında ‘Halk TV, yirmi dört saat yalan haber yapıyor’ dedikten dört gün sonra da Halk TV’ye kayyum atandı!..”Ysnkhveci: “Bu yazıyı ideolojik saplantılı seçmen okusa gözleri fal taşı gibi açılır. Bu kapı gibi gerçekleri bildikleri halde üç maymunu oynuyorlar.

Yazık, onlarla aynı havayı solumak zorunda kalmak bile insana zulüm geliyor. Kalemine ve yüreğine sağlık korkusuz gazeteci Tamer Korkmaz.” (17 Ekim)Necdet Sevinçel: “Nasıl yani? Siyasî partiler medya'ya para yardımı yapabiliyorlar mıymış?

Elbette bu ‘retorik’ bir soru…” (17 Ekim)Esra: “Algıda seçicilik, olgunun önüne geçiyor. Atalarımız boşuna dememiş. ‘Can çıkar huy çıkmaz.’ Rabbim bu günlerimizi arattırmasın ve bizi O'nun yolundan saptırmasın.” (17 Ekim)Ahmet Atılgan: “Katran kaynatılınca şeker olmazmış, cinsi cinsine çekermiş.

Kemal Bey şimdi tenezzülünü biraz azalttı; uçuruma sarkarken biraz ihtiyatlı. Husûsî vatandaş ise olduğu yerde kalmak için cehenneme dalmaya hazır.” (19 Ekim)Tamer Korkmaz’ın yakın siyasi tarihteki öngörüleri, yargı kararlarını ve medya-siyaset ilişkilerini mercek altına aldığı yazısı okurlarımız arasında bir tartışma başlatmış.

Ysnkhveci rumuzlu okurumuz ve Ahmet Atılgan’ın siyasi seçmen reflekslerine ve hakikatin görmezden gelinmesine yönelik sert eleştirileri; Necdet Sevinçel’in medya finansmanı üzerindeki manidar sorusu ve Esra Hanım’ın toplumsal algıya dair saptamaları, okur kitlemizin siyasi gelişmelerin arka planını sorgulayan yüksek bir bilinçle analiz ettiğinin bir göstergesi. ***Saha gözlemleri, tebdil-i kıyafet gazetecilik ve okur beklentisiMEMLEKET NOTLARI 2026/1: “DURUM KÖTÜ! ÇİN’DEN İTHALAT YAPAMIYORUZ”KÖŞE YAZARI: NİHAT KAŞIKÇI - 16 EKİM 2026“...Bu seneki güzergâhım; Bingöl, Genç, Lice, Diyarbakır, Mardin, Kızıltepe, Viranşehir, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Hatay, İskenderun ve Adana şeklinde oldu.

Gazetecilik bakımından, sahada tanınmamanın en büyük avantajı, bir bakıma ‘tebdil-i kıyafet’ gezebilmek… Böylelikle, vatandaşlarla olan sohbet ve muhabbetlerde, daha samimi ve sahici gözlem yapmak mümkün oluyor…”Anonim: “Sayın yazar Azerbaycan başörtüsü yasağı ve dünyada uygulanan 9 ülkeden 7’sinin Türki cumhuriyetler olması hakkında yazı bekliyorum.” (17 Ekim)Nihat Kaşıkçı’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu genelinde gerçekleştirdiği saha gözlemleri ve vatandaş temasları okurlarımızın ilgisini çekerken, Anonim rumuzlu okurumuzun yazardan küresel ve bölgesel düzeyde farklı konuları gündeme taşıması yönündeki talebi gözümüzden kaçmadı. Sizlerin yazarlarımızdan özel dosyalar istemesi ve yeni konular önermesi, sayfalarımıza duyduğunuz samimi güvenin en güzel örneği. ***Şehir mimarisi, yüksek yapılar ve ölçüm kriterlerinde teyit ihtiyacıANKARA’NIN EN YÜKSEK BİNASI HANGİSİ, KAÇ METRE?EDİTÖR: ALİHAN YALPİ - 17 EKİM 2026“...Ankara’nın en yüksek binası merak ediliyor.

Başkentteki gökdelenler arasında öne çıkan Elya Royal Tower’ın yüksekliği yaklaşık 195,4 metre olarak belirtiliyor. Atakule ise 125 metrelik yüksekliğiyle Ankara’nın simge yapıları arasında yer alıyor…”İrfan: “Keçiören Kulesi unutulmuş.” (19 Ekim)Aytekin: “Keçiören Cumhuriyet Kulesi 197 metre.” (19 Ekim)Giriş metnimizde de detaylıca vurguladığımız üzere, editörümüz Alihan Yalpi’nin başkentin simge yapılarını ve gökdelenlerini incelediği haber, okurlarımızın dikkatiyle bir doğruluk kontrolü dersi olarak geri döndü.

İrfan Bey ve Aytekin Bey’in 197 metrelik Atatürk Cumhuriyet Kulesi’ni hatırlatarak sundukları somut veriler; haberlerde kesin hüküm bildiren ifadeler kullanılırken teknik ölçütlerin, kategori ayrımlarının ve kurum beyanlarının eksiksiz sunulması gerektiğini bir kez daha kanıtladı. Okurlarımızın bu haklı uyarısı için teşekkür ediyor, haberimizdeki bilgileri bu doğrultuda güncelliyoruz.***Kent içi ulaşımda yaşanan aksaklıklar ve vatandaşın EGO çilesiEGO'DAN PEŞ PEŞE DUYURULAR!

ANKARA'DA SEFER SAATLERİ VE DURAKLAR DEĞİŞTİEDİTÖR: TUĞÇE ŞURAK - 19 EKİM 2026“...Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, toplu ulaşımı kullanan vatandaşları ilgilendiren iki duyuru yayımladı. 135-2 Ulus – Oran Sitesi hattına cuma ve cumartesi geceleri ilave seferler eklenirken, 355 numaralı otobüs hattında ise bir binanın çatısının uçması nedeniyle geçici güzergâh değişikliğine gidildi…”Yücel Çakmak: "355 ve 357 numaralı otobüsleri kullanmaktayım.

Bazen 357 numaralı otobüs şoförleri, seferi olduğunda EGO uygulamasında görünmüyor. Özellikle pazar günleri akşam 21.00'den sonra otobüs seferleri az geliyor ve insanlar tıkış tıkış gitmek zorunda kalıyor. Sebebi az sefer olduğu için; kimisi AVM'lerde çalışıyor, 22.00'de işten çıkıyor, duraklarda çok bekliyor.

Havalar da soğuyor, dikkate alınız lütfen." (20 Ekim)Mete Uysal: “Şentepe Kayalar’dan direkt Etlik Şehir Hastanesi'ne otobüs seferi istiyoruz.” (20 Ekim)Tuğçe Şurak’ın EGO duyurularını aktardığı haber, başkentlilerin günlük yaşamda karşılaştığı somut ulaşım sorunlarını dile getirdiği bir alana dönüşmüş. Yücel Çakmak’ın akşam saatlerindeki seyrek seferler, uygulamadaki görünmezlik ve çalışan vatandaşların soğuk havalardaki mağduriyeti üzerine paylaştığı detaylı gözlemler ile Mete Uysal’ın direkt hat talebi; resmi duyuruların ötesinde sahadaki gerçek ihtiyaçların kent yönetimi tarafından acilen görülmesi gerekliliğini bize sunuyor.***Sokak isimlerinde saklı şehir ruhu ve edebiyatın gücüKARYAĞDI… YAĞSIN!KÖŞE YAZARI: UMUT ALTINKAYNAK - 20 EKİM 2026“...Şu şehrin caddelerinde yürürken insan durup sormadan edemiyor: Biz yalnızca sabah işe gidip akşam dönen, hesaba kitaba sıkışmış mahluklar mıyız?

Sokaklar değişiyor, binalar yıkılıp yenileri dikiliyor. Ama bir kelime tutunuyor düştüğü yere. Şehrin dokusunda, teneke bir sokak tabelasında öylece duruyor. Ankara’nın gri ayazında, Aşağı Ayrancı’da bir sokak tabelası gelip durduruyor insanı.

Şehrin tam ortasında çakılı duran kırmızı beyaz bir teneke: Karyağdı Sokak…”Gonzales: “Harika bir Ankara yazısı olmuş. Sokak tabelalarının sadece birer yön levhası olmadığını, altlarında yatan nice hikâyeyle şehrin ruhunu oluşturduğunu çok nazik bir dille hatırlatmışsınız.

Tarihin bittiği yerde edebiyatın başlaması vurgusu ise ayrıca çok etkileyici. Kaleminize sağlık.” (20 Ekim)Umut Altınkaynak’ın Ankara’nın betonlaşan yapısı içinde kaybolmaya yüz tutan şehir hafızasını, bir sokak tabelasından yola çıkarak edebiyatın zarif diliyle kaleme aldığı yazısı, Gonzales rumuzlu okurumuz tarafından takdir edilmiş.

Okurumuzun, şehrin ruhunu ve edebi dokusunu savunan bu yaklaşımı öne çıkarması, sayfalarımızda kent kültürüne yer vermemizin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. ***Finansal skandallar, karanlık ilişkiler ve kamuoyunu aydınlatma sorumluluğuTERASTAKİLER!KÖŞE YAZARI: TAMER KORKMAZ - 21 EKİM 2026“...Evvela, 2012 yılına gidelim ve dönemin Paralel sermayeli gazetesi Taraf’ta yayınlanan ilginç bir duyuruya zum yapalım: ‘Taraf Gazetesi, Halka Arz Ediliyor… Taraf’a ortak olun!’ Halka Arz’ın tarihi olarak 23, 24 ve 27 Şubat günleri veriliyor. Duyurunun en altında ise halka arza aracılık eden fonun adını okuyoruz: TERA Menkul Değerler!

Yani? 17 Eylül 2026’da patlayan fon vurgunu skandalındaki TERA!..”Necdet Sevinçel: “Öylesine aydınlatıcı, öylesine uyarıcı ki, bu tür bilgi ve gözlemleri mutlaka ama mutlaka tekrar kamuya iletmek şart. Tera Taraf ilişkisini öğrenmek kan dondurucu.

Ilgaz Zorlu sanki bize Rabimizce gönderilmiş: bunları öğrenin, öğrenin de dikkatli olun, etraf hain kaynıyor. Ve aynı mecrada: Can Paker nam kişinin cibiliyetini; elinden tutup yetiştiren mevkiler veren Alber Bilen yazmış.

Keşke önceden öğrenseydik.”YsnKhveci: “Her yazınız ayrı bir olayı aydınlatırken bizim beynimiz yanmaya başlıyor. Etrafımızda ne kadar çok pirincin içindeki beyaz taşlardan varmış. İnsan düşünmeden edemiyor bu kadar çetrefilli ilişkiler ve bu kadar kendi içinde hain olan bir devlet bu zamana kadar iyi atakta durmuş.

Allah devletimize, milletimize ve İslam ümmetine zeval vermesin inşallah. Kaleminize ve yüreğine sağlık korkusuz gazeteci Tamer Korkmaz.” (21 Ekim)Tamer Korkmaz’ın bu yazısında yakın geçmişteki finansal ve medya ağlarının bugünkü fon skandallarıyla olan bağlantılarını işlediğini görüyoruz.

Necdet Sevinçel ve YsnKhveci rumuzlu okurumuzun geçmiş ile günümüz arasındaki karanlık ilişki ağlarının ortaya çıkarılmasından duydukları memnuniyet; nitelikli ve araştırmacı gazeteciliğin toplum nezdindeki önemini simgeliyor. ***Merkeze teğet geçen hizmetler: Başkentin unutulan mahalleleri ve altyapı çilesiANKARA'DA DOĞAL GAZ GELDİ AMA MAHALLELİNİN YÜZDE 60'I KULLANAMAYACAK!MUHABİR: BÜŞRA TOPTAŞ - 22 EKİM 2026“...Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Yakupabdal Mahallesi’nde uzun yıllardır beklenen doğal gaz altyapı çalışmaları krizle devam etti. Mahallede başlayan hat döşeme işlemlerinin mevzuat engelleri ve koordinasyonsuzluk nedeniyle yarım kalması, bölge sakinlerini ve mahalle muhtarını isyan ettirdi…”Koçbey: "Ankara merkeze 5 km uzaklıkta bir mahalleyiz lakin hizmet noktasında maalesef en ücra köydeki hizmetin altındayız.

Yol sorunu, imar sorunu, altyapı sorunu, elektrik sorunu, su sorunu, eğitim ve ulaşım gibi temel hizmetleri ya eksik ya da yarım alıyoruz. Ankara'nın merkeze en yakın köyünün bu kadar eksik hizmet alması kabul edilemez bir durum.

Vatandaş olarak yetkililerden ivedi olarak kalıcı hizmet bekliyoruz." (22 Ekim)Ayşe Tunç: "1999 yılından itibaren Çankaya Yakupabdal köyünde ikamet etmekteyiz. Şehir merkezine 3 dakika, bilemedin 5 dakika mesafedeyiz.

Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 26 Ekim 2026 08:01 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗