Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 11:05 · Güncelleme 11:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Göçmenler yalnızca iş gücü değildir

Göçmenler yalnızca iş gücü değildir
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bazı şeyleri yaşayarak daha iyi görüyoruz
  • Yıllar önce bu toplumun yabancı iş gücüne muhtaç olduğunu söylediğimizde bize gülüyorlardı

Bazı şeyleri yaşayarak daha iyi görüyoruz. Yıllar önce bu toplumun yabancı iş gücüne muhtaç olduğunu söylediğimizde bize gülüyorlardı. Şimdi bu çoktan kanıtlanmış durumda. Almanlar, yabancılar olmasaydı Almanya'nın nasıl bir yer olacağını kamu spotları aracılığıyla anlatmaya başladılar: Hiçbir şey işlemez hayat durur.

“Kimse yok mu” diye bağırıyorlar kamu spotunda. Günümüzde Batı Avrupa'da kültürden siyasete, basından sanayiye, ulaştırmadan otelcilik ve lokantacılığa, sağlık ve hizmet sektörüne kadar birçok alanda göçmenler olmadan işler yürümemektedir.

Geçenlerde Viyana'nın en önemli müzelerinden olan Leopoldsmuseum'da kuyruğun en başında beklerken, yıllardır görmediğim sevgili dostumuz Tanju'yu müzenin girişinde görevli gördüğümde çok mutlu oldum. Önce tiyatroların birinde oyuncu olarak kendini gösteren Tanju, artık müzede çalışıyordu.

Müzeler söz konusu olunca Türkiye'den kaçırılan eserlerle Berlin'de Bergama Müzesinde, Viyana'da ise Efes Müzesinde bulunurken şimdi Tanju ile Leopold Müzesinde de varız. ORF haber muhabiri, müzenin önündeki uzun kuyruğu görünce sırada bekleyenlerden bizim hemen arkamızdakilerle söyleşi yaptı.

Muhabir bizden sonra sırada bekleyen sarışın hanımlara “Kuyruğun başında olduğunuz için sizinle konuşmak isteriz” demeyi de ihmal etmedi. Eşimle birlikte kuyruğun birinci ve ikinci sırasında olmamıza rağmen mikrofonu bize değil, üçüncü ve dördüncü olarak sırada bekleyen hanımlara uzattı.

İnsan ister istemez bunun bir ayrımcılık olup olmadığını düşünüyor. Alıştığımız için bu tür durumlara sadece gülümsedik. Bunu burada not ettikten sonra, hayatın her alanında yabancı kökenli çalışanlar var. Göçmenler çekildiği anda yukarıda belirttiğimiz kamu spotunda dile geldiği gibi Avrupa'da çalışma hayatı işlemez.

AVRUPA’NIN EMEĞİMİZE İHTİYACI VARDurumun böyle olmasına rağmen, hala onlarca yıl emeği ve alın teriyle çalışmış göçmen işçiler aleyhinde siyasi düşmanlıklar yapılmakta. Partiler, göçmen işçilere yakınlık ve uzaklıklarına göre oy oranını artırmakta veya azaltmaktadır.

Altmış, yetmiş yıldır Avrupa ülkelerinde emekleriyle var olanların çocukları ve torunlarının bu düşmanlıktan pek nasip almadıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü altmış ile yetmiş yıl önce Avrupa'ya çalışmaya gelenlerin torunları günümüzde üçüncü, dördüncü kuşağı oluşturmaktalar ve onlar artık toplumun bir parçası olmuş durumdalar.

Ancak bir durumun da altını çizmek gerekir: Yabancı düşmanlığı, her zaman olduğu gibi, bulundukları daha çok ülkeye sonradan gelenleri hedef aldı ve almaktadır. Bazı partilerin düşmanlıklarına rağmen göçmen kesim yaşadıkları ülkelerde binaların, metroların, cadde ve sokakların yapılması ve tamirinde ter akıttılar.

Sadece emekleriyle değil, biriktirdikleri paralarla işletmeler kurdular ve bulundukları ülkelerde binlerce insan çalıştıran firma sahibi oldular, devlet kasasının vergi ve sigorta primleriyle dolmasına katkıda bulundular. Bu vergi ve sigorta primlerinden ya kendileri ya da çocukları eğitim, öğretim ve sağlık hizmetlerinden doğal olarak faydalandılar.

GÖÇMENLER AVRUPA’NIN AYRILMAZ PARÇASIKısaca göçmenler vergi ödemeleri, sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunmaları dışında aynı zamanda tüketen, üreten, iş yeri açan ve çocuklarını bu ülkelerde yetiştiren insanlardır. Ve Avrupa'nın ekonomik ve toplumsal yaşamının ayrılmaz bir parçasıdırlar.

Bunu devlet yetkilileri doğrudan açıklayamasalar da devletin çeşitli kurumları göçmenlerden vazgeçilemeyeceğinin üzerinde durmaktalar. Sadece bu değil, onlarsız işlerimiz yürümez demekteler. Gastronomi alanında aşçılara, garsonlara ve mutfak yöneticilerine; inşaat alanında yardımcı işçilerden inşaat ustalarına kadar birçok meslek grubuna ihtiyaç duyulmaktadır.

Bilgisayar uzmanları, kasaplar, et ürünleri çalışanları, badana ve boya ustaları, kaynak elemanları, şoförler ve özellikle ağır vasıta şoförleri de bu gruplar arasındadır. Hasta bakıcılarına ve sağlık hizmetlilerine acilen ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir.

Bu alanlarda iş gücüne hala gereksinim duydukları gazetelerde uzun makaleler halinde anlatılmaktadır ve iş gücü iş gücü diye bağırmaktalar. Göçmenler Avrupa'nın kapısında bekleyen geçici misafirlerden ibaret değildir. Birçoğu bu toplumların geçmişinde emeği olan, bugününü ayakta tutan ve geleceğinde de yer alacak insanlardır.

Bu gerçeği görmezden gelmek, yalnızca göçmenlere değil, Avrupa'nın kendi toplumsal gerçekliğine de sırt çevirmektir. Göçmenler olmadan Avrupa'nın birçok alanında hayatın nasıl aksayacağını düşünmek bile yeterince açıklayıcıdır.

Asıl mesele, göçmenlerin Avrupa için gerekli olup olmadığı değil; Avrupa'nın kendisi için gerekli olan bu insanlara nasıl bir gelecek sunmak istediğidir. Avusturya hükümetinin büyük ortaklarından ve başbakanın partisine ve sanayicilere yakınlığı ile tanınan ve en güvenilir gazetesi kabul edilen Die Presse'deki 6 Ekim 2026 tarihli makaleyi okudum da bunları yazmak ihtiyacı hissettim.

Yabancı düşmanlığı ile artık korkuya son verilmelidir. Her alandaki varlığımızın ve gücümüzün yanı sıra, içinden geldiğimiz ülkenin gücü de önemlidir. Türkiye'nin gücü hissedildikçe kimsenin gıkı çıkmayacaktır. Hem varlığımızın gücünü hissetmemek hem de Türkiye'nin zayıflığı bizleri de korkuya salacaktır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 01 Kasım 2026 11:05 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗