Özgür Özel’e yanıtlar (ve sorular)
Özgür Özel uzun zamandır -kendi çapında- İzmir ile ilgili değerlendirmeler yapıp duruyor...Dinliyoruz, dinliyoruz; biz dinledikçe o da yeni yorumlar ilave ederek aynı şeyleri tekrar etmeye devam ediyor...Çoğu yorumu, “düzeltme”, “karşı çıkma”, “ek açıklama”, “karşı soru” gibi “mevzu”ların yolunu açıyor; bugün bu görevi yerine getiriyorum. * 2024 Yerel Seçimlerinde dönemin başkanı Tunç Soyer’i neden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday göstermediklerinin gerekçesi, tekrarlamaktan diline pelesenk olmuş durumda... Bir “anket”ten söz ediyor, bu anketi Soyer’e de gösterdiğini ve Soyer’in “kötü durumda” olduğunu vurgulayarak “Başkanım, İzmir’de kesin kaybederiz demiyorum ama tehlike çanları çalıyor” dediğini her fırsatta -bıkıp usanmadan- tekrarlayıp duruyor...
Bu anketi ben de rica ediyorum! Nasıl bir yöntemle yapıldığını, kimler tarafından hazırlandığını, anket sürecinde göz önüne alınan kriterlerin neler olduğunu, doğruluğunu ve güvenilirliğini kanıtlayan unsurlarla birlikte. Nasıl bir şeymiş İzmirli bir seçmen olarak ben de bir göreyim şunu.
Özgür Bey İzmir’de aday gösterilme olasılığını yanıtlarken, “kendimi gidip de İzmir’de listeye koyacak değilim, memleketim Manisa benim. Çok çağrıldım İzmir’e ama büyük haksızlık görürüm bunu İzmir’in siyasetine, siyasetçilerine, insanlarına” diyor...
Aklı sıra İzmir’den aday olup milletvekili seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan bir laf bu! Beyefendiye çevresindeki adamların İzmir’de kaç “belediye başkanı seçtirdiğini” ve İzmir belediyelerine ne kadar hısım-akraba yerleştirdiklerini soracağım sadece; şu “İzmir siyasetine, siyasetçilerine ve insanlarına haksızlık” konusunu anlamak için de bu soru yeter her halde. * Dilindeki “pelesenkler”den bir başkası da şu Filiz Ceritoğlu Sengel “hikaye”si...
İkide bir “İzmir’in ilk kadın belediye başkanı Sengel olsun çok istedim” deyip duruyor. Adayların Veli Ağbaba ya da Ali Mahir Başarır gibi isimler değilse yap o zaman Yeni Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayını Sengel, sonucu hep birlikte görelim!
İzmir’de onca Parti emekçisi kadın unutuldukları bir köşede sıralarının gelmesini beklerlerken! İşte o zaman tam ortasından ikiye ayırdığınız “karpuz”un kalan son parçalarını da “dilim”lemiş ve AK Parti’nin “sandıkta da kazanan” bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yolunu açmış olursunuz. * Çok ilginçtir; Özgür bey “İzmir’in birikmiş bir öfkesi var” diyor...
Yıllarca CHP yönetiminde olan İzmir için bunu söylüyor! Acayip hesaplar ortaya koyuyor; “kendinden olanın İzmir’de yaptığı belediyeciliği bambaşka bir yerde yapsa yüzde 70 memnuniyet olacaksa, İzmir’de yüzde 35-40 oluyor; geçmişten beri birikmiş bir öfkesi var.” diye.
Neden acaba? Öyle İzmir’e zırt-pırt gelip “şehir merkezi” ve “merkez bina” ziyaretlerinin ardından çekip gitmekle olmaz; şöyle bir gezdin mi aday gösterip seçtirdiğiniz belediye başkanlarının ilçeleri ne hale getirdiğini!
Başta sen olmak üzere bütün kadronuzun, taraftarlarınızın ve bazı çevrelerin -tekrarı mecbur tutulmuş bir slogan gibi- sürekli yinelediği “Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetti!” ifadesine hiç ses çıkarmıyorsunuz; bu bağlamda 2 şey soracağım size; 1- Bu seçimler yapılırken siz onun yanında değil miydiniz? 2- Bu seçimlerin hemen ardından seçimlerin adil olmadığı yolunda bar bar bağırdığınıza göre o kayıpları sayıp sayıp durmayı kendi sebep olduğunuz bir çelişki olarak görmüyor musunuz? * O kadar çok soru var ki; sadece İzmir hakkında olanların bazıları ile yetinip uzatmadan kısa keseyim...
Bizzat aday gösterdiği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a hakaret etmiş, “Cemil Tugay’ı İzmir’de gördüm, perişan olmuş, izmarit olmuş” demiş... Peki sen etrafının “ultra-lüks puro görünümlü boş makaronlar”la dolu olduğu söylemlerine dayanabilir misin?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 05 Kasım 2026 05:00 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr