Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 06:49
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Tarihin kayıp parçaları yerine dönüyor

Tarihin kayıp parçaları yerine dönüyor
Görsel kaynağı: istanbulticaretgazetesi.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Anadolu'nun tarihine ait eserler, yıllar sonra ait oldukları yerlere dönmeye başlıyor
  • New York'tan Türkiye'ye iade edilen 100 kültür varlığının 52'si Metropolitan Sanat Müzesi'nde ele geçirilirken, bu eserlerin değeri 2.2 milyon doların üzerinde

Anadolu'nun farklı çağlarına tanıklık eden eserler, yıllar sonra ait oldukları yerlere dönüyor. Bir kısmı antik kentlerden kaçırılan, bir kısmı camilerden sökülerek satışa çıkarılan heykel, mozaik, çini ve el yazmaları, arşiv kayıtlarıyla adli soruşturmaların buluştuğu dosyalar sayesinde bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalarda eserlerin nerede üretildiği kadar hangi tarihte, kimler aracılığıyla el değiştirdiği de araştırılıyor. 2025'in ikinci yarısı ve 2026 boyunca sonuçlanan iadeler, bu uzun takibin farklı ülkelerde karşılığını ortaya koydu.

Kültür ve Turizm Bakan Mehmet Nuri Ersoy, geçen yıl 180 kültür varlığının geri kazanıldığını, 2002-2025 arasında iade edilen eser sayısının ise 13 bin 448'e ulaştığını açıklamıştı. Ersoy son olarak, bu sayının 13 bin 474'e yükseldiğini, eserlerin 9 bin 159'unun son sekiz yılda Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

NEW YORK'TAN 100 ESERLİK İADE Bu yılın en önemli tarihi eser iadesinin haberi ise New York'tan geldi. Manhattan Bölge Savcısı Alvin L. Bragg Jr., 18 Eylül'de Türkiye, Pakistan ve Tayland'a toplam 147 kültür varlığının iade edildiğini açıkladı.

Bunların 100'ü Türkiye'ye ait; tahmini değeri ise 2.2 milyon doların üzerinde. Türkiye'ye iadesi duyurulan eserlerin 52'si Metropolitan Sanat Müzesi'nde ele geçirildi. Savcılığa göre bu parçalar, tarihi eser kaçakçılığı ağlarına yönelik birden fazla soruşturma sonucunda geri alındı.

İade edilen eserler arasında en dikkat çeken parça, MÖ 1. yüzyıl ile MS 1. yüzyıl arasına tarihlenen bronz Hermes heykelciği. Yaklaşık 500 bin dolar değer biçilen eserin 1960'lı yıllarda Türkiye'den kaçırıldığı, antika taciri George Zakos aracılığıyla 1971'de Metropolitan Sanat Müzesi'ne satıldığı belirlendi.

Savcılık, müzenin heykelciği edinirken geçmişteki sahiplerini ve dolaşımını belgeleyen herhangi bir kayda sahip olmadığını açıkladı. Manhattan Bölge Savcılığı, Türkiye ile gerçekleştirilen 10. toplu iadenin ardından geri verilen eser sayısının 276'ya, toplam tahmini değerinin ise 96.5 milyon dolara ulaştığını bildirdi.

Bakan Ersoy da savcılığın açıklamasında, Türk uzmanlarla ABD'li soruşturmacıların ortak çalışmalarının müzeleri ve koleksiyonerleri eserlerin geçmişini daha dikkatli incelemeye yönelttiğini vurguladı. New York'ta duyurulan 100 eserin, Bakanlığın 13 bin 474'lük toplamına eklenmesi için teslim ve envanter aşamalarının doğrulanması gerekiyor.

İade kararı, resmi teslim ve eserlerin fiziki dönüşü farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. 65 YILLIK HEYKEL DOSYASI 2025'in ikinci yarısında Türkiye'ye ulaşan eserler arasında Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un bronz heykeli ayrı bir yere sahip.

Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti'nden 1960'lı yıllarda kaçırılan heykel, uzun süre Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonunda kaldı. Eserin izini yıllar önce arkeolog Prof. Dr. Jale İnan sürmeye başlamıştı. Bakanlık uzmanları, arkeolojik belgeleri ve heykelin ayaklarına ilişkin kalıp çalışmalarını Boubon'daki kaidelerle karşılaştırdı.

Uzun hukuki sürecin ardından iadesi sağlanan heykel, Temmuz 2025'te Türkiye'ye getirildi; Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ndeki Arkeolojinin Altın Çağı sergisinde ziyaretçilerle buluştu. ABD ile aynı yıl yürütülen çalışmalar, Anadolu'daki darphanelerde basılan Roma dönemine ait 83 bronz sikkenin dönüşünü sağladı.

Eylül ayında Ankara'da tanıtılan sikkeleri, aralıkta getirilen 27 kültür varlığı izledi. Bu grupta Roma heykelleri, Urartu miğferleri ve bronz kemerleri, altın taç ve farklı dönemlere ait kaplar bulunuyordu. Burdur'un Düver köyü kökenli, MÖ 6. yüzyıla tarihlenen 41 pişmiş toprak mimari levha da ABD'den geri alındı.

Boubon kökenli başka bir bronz imparator heykeli, Demosthenes'in mermer portresi ve İstanbul'daki Peribleptos Manastırı'na ait Başmelek Mikail betimli sütun başlığı, 2025'in diğer önemli iadeleri arasında yer aldı. CAMİLERDEN ÇALINAN ÇİNİLER Bu yıl iki ayrı ülkeden iadesi sağlanan İznik çinileri, yıllar önceki tarihi eser kaçakçılığı dosyalarını yeniden gündeme getirdi.

İngiltere'nin Cambridge kentindeki Cheffins müzayede evinde görülen iki çininin İstanbul'daki Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerinden çalındığı anlaşıldı. Bakanlığın girişimiyle satış durduruldu, eserlerin iadesi sağlandı.

Çiniler, Ankara Etnografya Müzesi'nde koruma altına alındı. İspanya'da ise Barselona'daki La Suite müzayede evinde satışa sunulan iki çininin Adana Ulu Camii'nden 2002 ve 2003 yıllarında çalındığı belirlendi. Interpol kayıtları, eski fotoğraflar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belgeleri karşılaştırıldı.

Çinilerin üzerindeki sonradan yapılmış boyalar, laboratuvar incelemesinde ortaya çıkarıldı; alttaki bezemelerin kayıp eserlerle örtüştüğü görüldü. Katalonya polisinin katkı verdiği süreç sonunda çiniler, 27 Şubat 2026'da Türkiye'ye getirildi.

Bu teslim, İspanya'dan gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesi olarak kayda geçti. KANADA'DAN YAZMA ESERLER DÖNDÜ Kanada'dan ilk resmi iade de mahkeme kararıyla sonuçlandı. Ocak 2024'te İstanbul'dan Vancouver'a götürülmek istenirken sınır makamlarınca durdurulan 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması için Türkiye bilimsel raporlar hazırladı.

Kanada Federal Mahkemesi’nin 11 Eylül 2025 tarihli kararıyla iade yolu açıldı. Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içeren, 17-19. yüzyıllara tarihlenen tarihi sayfalar, 30 Mart 2026'da Ottawa'da Türk makamlarına teslim edildi.

Bakan Ersoy, bu sonucu iki ülke arasındaki işbirliği bakımından önemli bir hukuki adım olarak duyurdu. ZEUGMA'NIN EKSİK PANELİ TAMAMLANDI Gaziantep'teki Zeugma Antik Kenti'nden kaçırılan bir mozaik panelinin ABD'den dönüşü, parçaları yıllarca ayrı kalan bir eserin yeniden bütünleşmesini sağladı.

Aynı kompozisyona ait 12 panel, 2018'de Bowling Green Eyalet Üniversitesi’nden getirilmişti. Uluslararası satış kayıtları ve bilimsel incelemelerle izi sürülen 13. panel de geri kazanılarak 14 Temmuz 2026'da Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki yerine yerleştirildi.

Törende konuşan Bakan Ersoy, kayıp parçaların bulunmasının eserin tarihi bütünlüğünü yeniden kurduğunu vurguladı. Gönüllü iadeler de yıl boyunca sürdü. ABD'deki Denver Sanat Müzesi, İzmir Smyrna Agorası kökenli MS 5. yüzyıla ait bir mermer heykel başını geri verdi.

Avustralya'dan özel bir koleksiyonda bulunan 10 kültür varlığı, temmuz ayında Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne teslim edildi. Fransa'dan Roma dönemi özellikleri taşıyan mermer heykel başı da gönüllü olarak Türkiye'ye kazandırıldı.

ABD İLE ANLAŞMA 2031'E UZATILDI Bu yıl iadelerin hukuki zeminine ilişkin önemli bir adım daha atıldı. Türkiye ile ABD arasında 2021'de imzalanan, belirli arkeolojik ve etnolojik eserlerin ABD'ye ithalatına kısıtlamalar getiren mutabakat beş yıl uzatıldı.

Türkiye'deki onay süreci, 1 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. ABD'de uygulanan kısıtlamaların 24 Mart 2031'e kadar devam etmesi kararlaştırıldı. Böylece anlaşma kapsamındaki eserlerin ABD'ye girişinde yasal ihracat belgelerinin aranması sürdürülecek.

Türkiye'nin İsviçre ile 2022'de imzaladığı anlaşma da geçen yıl sonuç verdi. St. Gallen Kantonu'nda ele geçirilen Anadolu kökenli yedi eser Türkiye'ye iade edildi; ekim ayında Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde tanıtıldı.

MÜZAYEDELERİ YAPAY ZEKA TARAYACAK Eserlerin izini sürmek için kullanılan yöntemler de çeşitleniyor. Bakanlık bünyesinde geliştirilen TraceArt, çevrim içi müzayede kataloglarını ve eser görsellerini tarayarak uzmanların araştırmalarına veri sağlıyor.

İncelenen parçaların biçimleri, bezemeleri ve geçmiş kayıtları karşılaştırılarak kayıp eserlerle bağlantıları araştırılıyor. Bakan Ersoy, 27 Mart 2026'da İstanbul Arkeoloji Müzelerinde yaptığı konuşmada, kültür varlıklarının dijital ortamda izlendiğini ve 600 binden fazla eserin kimliklendirme yöntemiyle güvence altına alındığını açıkladı.

Kaçakçılığın önlenmesi için atılan adımlardan biri de 6 Ekim 2025'te Bodrum'da tanıtılan ICOM'un Türkiye'ye yönelik Risk Altındaki Kültür Varlıkları Kırmızı Listesi oldu. Yedi kategoride 53 görsel örnek içeren çalışma, gümrük görevlileri, kolluk birimleri ve sanat piyasası için riskli eser türlerini tanımlıyor.

Manisa'da eylül ayında açılan Sardes ve Bintepe Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezi ise 75 kilometrekarelik alanda bulunan 120'den fazla anıt mezarın drone’larla gözetilmesini sağlayacak.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: istanbulticaretgazetesi.com
Haber metni ve görseller istanbulticaretgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 30 Ekim 2026 06:49 · Kaynak: istanbulticaretgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗