Özel: Antik çağlardan beri zeytin üreticisi ilk kez bu kadar perişan
- Özel, bölgede 2 bin yıldan uzun süredir zeytin üretimi yapıldığını ifade ederek, “Antik çağlardan beri bu topraklarda zeytin var, zeytincilik var, zeytin hasadı var
- Son üç yılın, beş yılın değil, bin yılın krizi, iki bin yılın krizi ile karşı karşıyayız” dedi
Özel, bölgede 2 bin yıldan uzun süredir zeytin üretimi yapıldığını ifade ederek, “Antik çağlardan beri bu topraklarda zeytin var, zeytincilik var, zeytin hasadı var. Antik çağlardan beri ilk kez zeytin üreticisi bu kadar perişan durumda.
Son üç yılın, beş yılın değil, bin yılın krizi, iki bin yılın krizi ile karşı karşıyayız” dedi.
Özgür Özel, Edremit Zeytinli Köy Meydanı’nda zeytin üreticileriyle sohbet etti. Kadın zeytin üreticilerinin katılımı dikkati çekti. Özel, “Zeytin üreticilerinin sesini duymak için, Türkiye’ye duyurmak için, sorunlarını en üst düzeyde anlatmak için geldik.
Bu toplantı, kadın zeytin üreticileriyle sohbet toplantısıydı. Sizler sağ olun evsahipliği yapmak için geldiniz, çok büyük bir kalabalık var” ifadesini kullandı.
Sohbette söz alan Gülsüm isimli bir zeytin üreticisi, “Zeytincilik bitti. Zeytini toplatıyorsun, yevmiye veriyorsun bin 500 lira. Bir çuval zeytini 300 liraya satıyoruz. Bize 6 bin liraya mal oluyor. Zeytinci perişan. Zeytin işi sıfıra düştü” diye konuştu.
Zeynep isimli bir üretici ise zor durumda olduklarını belirterek, “Oğlum 30 dönüm buğday ekiyordu, bu sene ekemiyor. Mazot oldu 100 lira. Maliyeti çok yüksek. Geçen senenin incir fiyatı bu sene daha düşüktü. Zeytin desen hepsi meydanda.
Çiftçi olarak çok fena durumdayız. Oğlum bu sene buğday ekemiyor. Düşün beş bin liraya sürülmüyor. Maliyet çok yüksek. Bir el atarsanız çok memnun oluruz” dedi.
Bir başka kadın çiftçi de “Memleketimiz zeytincilikle geçiniyor. Yıllardan beri de bu durum geri gidiyor, hiç ileri gitmiyor. Kazançlarımızı sağlayamaz, çocuklarımıza harçlık veremez olduk. TARİS fiyat açıklamıyor. İşçi tutmuyorlar, kendi ailesi ile zeytin toplamaya gidiliyor. Herkes dert yanıyor.
Köyde zeytin hasadı başladı. Gelmek isteyenler, ‘cebimizde para yok, nasıl gelelim’ diyorlar. İnşallah bir yerden döner düzeliriz. Zeytinin tanesi bile kıymetli. Zeytin ağaçlarımızın kıymetini bilelim, derdimize çare olun” sözleriyle Özel’e dert yandı.
Edremit’in Pınarbaşı Köyü’nden gelen bir başka üretici de “Elimiz, cebimiz kuru. Bir şey alamıyoruz. Zeytinlerimiz dalda kaldı. Bize bir çare bulun. Millet aç oturuyor. Millet evine bir kilo et alamıyor” ifadesini kullandı.
Sohbette söz alan bir kadın üretici de “Halimiz harap. Zeytininden, işçisinden, işverenden… Zeytinler tarlada kaldı. İşçi aldığı yevmiye ile markete gittiğinde çayını, şekerini alamaz oldu. Tarlası olan da yağını yapamaz oldu.
Zeytinler tarlada kaldı. Her şey berbet durumda. Bunu yaparsanız siz yaparsanız, bizim memleketimizi kurtarın, emeklerimizi kurtarın. Size inanıyoruz, güveniyoruz, arkanızdayız” dedi.
Kadın üreticilerin sosyal güvencesine dikkati çeken bir kadın üretici ise, “Bizim sosyal güvencemiz yok. Kadınlar olarak 12 ay çalışıyoruz zeytin işinde. Yazı ayrı kışı ayrı. Sadece toplamakla bitmiyor. Bizim sosyal güvencemiz olmadığı için zor durumdayız. İnşallah köylü milletin efendisi olur” şeklinde konuştu.
Başka bir üretici ise yaşadığı sorunları şu sözlerle anlattı:
“Dört kuşaktan beri bu işlerle uğraşıyoruz. Zeytincilik işinden dedelerimiz yedi oğlan çocuğu büyütmüş, okutmuş, evlendirmiş ama günümüzde ev geçindirmek değil de günü kurtarmak oluyor. Zarar ediyoruz. Geçen sene zeytin 50 liraydı, bu sene 20-25 lira. Onu da beğenmeye beğenmeye alıyorlar.
Hükümet yanlısı bir firma çıktı, fiyatları onlar belirliyor. TARİŞ zaten ortada yok. Küçük üretici bitmek üzere. Kendi malımızdan zarar ediyoruz. Ürünü toplayıp satıyoruz, işçi parasına yetmiyor. Cebimizden para ekliyoruz.
Gübrenin maliyetleri de yüksek. Bizi bu çileden kurtarmanızı istiyoruz. Bakandan çoban bile olmaz. Bu zamana kadar çiftçiler bağırıyor. İncircisi, domatescisi, limoncusu bağırdı. Bunu duyan, tepki veren yok. Biz ne yapalım?”
Hayvancılıkla uğraşan Mustafa Salı isimli yurttaş da şunları kaydetti: “Bizim mandırada sütümüz 23 lira. Bize senede bir zam geliyor ama yem firmaları her hafta zam yapıyor. Zaten şap hastalığı çıktı. Et deseniz yurt dışından geliyor.
Bandırma Limanı hayvandan koktu artık. Kasapta bizim etimizi kesen yok. Zor durumdayız. Üretim yok. Tamamen dışa bağımlıyız”
Devletin büyük altyapı projelerinde müteahhitlere geçiş, yolcu ve hasta garantisi verdiğini ancak üreticiye gelir güvencesi sağlamadığını belirten Özel, şöyle konuştu:
“Otobanın bir sahibi var. 30 sene boyunca hesabını biliyor. Devlet, ‘Yolcu gelirse de paranı alacaksın, yolcu geçmezse de ben senin gelirini garanti ediyorum’ demiş. Türkiye’nin en zengin müteahhitlerine 30 yıl boyunca kazanacağı parayı garanti ediyor.
Ama buraya geldim, burada belki 3 bin tane zeytin üreticisi var. 30 yıl değil, üç yıl değil, üç gün sonra zenginliğini kaç parayla alacaklar bilen yok. Parasını ödeyecekler mi bilen yok. Parasının garantisi var mı bilen yok.”
Özel, partisinin iktidarında üreticilere gelir güvencesi sağlanacağını belirterek, “Yeni Parti’nin kuracağı iktidarda üreticiye geçim garantisi olacak. Havalimanı yapıyorlar, uçuş garantisi var, yolcu garantisi var. Tünel yapıyorlar, geçiş garantisi var.
Hastanede hasta garantisi var. 20 yıl, 25 yıl, 30 yıl sözleşmesine göre. Ama zeytinciye geldiğinde geçim garantisi yok. Yok öyle yağma. Bundan sonra kim geçim garantisi veriyorsa oyu o alacak” ifadelerini kullandı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım
Yayın: 31 Ekim 2026 12:23 · Kaynak: kronos41.news, gazetepencere.com