İlkay Girgin Erdoğan, Yeni Parti’den istifa gerekçelerini açıkladı
- Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, parti içi yönetim süreçleri ve yaşanan tartışmalar nedeniyle Yeni Parti'den istifa ettiğini duyurdu
- Erdoğan, makamını korumak için susmak yerine onurunu korumak için bedel ödemeyi seçtiğini belirterek eleştirilerini dile getirdi
Yeni Parti'den istifa eden Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, parti yönetiminin demokratik temsil ve kucaklayıcılık ilkeleriyle çelişen tutumlar sergilediğini belirtti. Bugüne kadar partisinin zarar görmemesi adına sessiz kaldığını ifade eden Erdoğan, hakkında yürütülen gerçek dışı iddialar ve süreçteki gelişmeler nedeniyle bu açıklamayı yapma zorunluluğu duyduğunu kaydetti.‘BU AÇIKLAMAYI YAPMAK ZORUNLU OLDU’İstifa kararının arka planına dair açıklamalarda bulunan İlkay Girgin Erdoğan şu ifadeleri kullandı:"Her şeye rağmen bugüne kadar ayrıldığım partinin zarar görmemesi adına sustum.
Ancak hakkımda yürütülen gerçek dışı iftiralara, asılsız söylemlere ve İzmir İl Yönetimi'nin seçiminde yaşananlara karşın bu haksızlığa sessiz kalınmasına daha fazla göz yummam mümkün olmadığından, bu açıklamayı yapmak şahsım adına bir zorunluluk hâline gelmiştir. Siyasette söz vermek kolaydır; asıl mesele o sözün arkasında durabilmektir.
Kürsülerden demokrasi söylemiyle mesaj vermek kolaydır; asıl marifet, o demokrasiyi kendi örgütünde, yönetiminde ve uygulamalarında yaşatabilmektir. Yeni Parti Genel Başkanı, kongre sonrasında Meclis kürsüsünden şu açık iradeyi ortaya koymuştu:'Bir ilçede aday seçilmişse o aday önemli bir güç elde etmiştir.
Ancak bu gücü eline alıp ‘Listemi kendim yaptım, bundan sonrasına karışmam’ diyerek ilçeyi dışlayan, kucaklamayan bir anlayışa girerse Genel Başkan onun arkasında değil, karşısında olacaktır. Ertesi gün bir araya gelinmesini, ilçeyi kucaklayacak ortak bir yönetim listesi oluşturulmasını istiyorum.'Yeni Parti Genel Başkanının bu sözleri örgüt içi demokrasiye dair açık bir siyasi taahhüttü.
Ancak ilçe ve il seçimlerinde yaşananlar, söylem ile uygulama arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne serdi. Benim Karaburun Belediye Başkanı olarak 5 Ekim 2026 tarihinde Yeni Parti İzmir İl Başkanlığı'na vermiş olduğum ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin'e de WhatsApp üzerinden ilettiğim tespit ve uyarıların parti tarafından dikkate alınmadığını gördüm."‘BEDEL ÖDEMEYİ SEÇTİM’Yaşanan son olaylar ve il binasındaki diyaloglar sonucunda partiden ayrıldığını belirten Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:"Fakat süreç bununla sınırlı kalmadı.
İl başkanlığı seçimi sırasında oyun kullanıldığı ilçe binasına gittiğimde; orada bulunduğum süre zarfında ilçe başkanı ile birlikte katılımın düşük olduğunu görünce saatin daha erken olduğunu ve üyelerin oy kullanmaya davet edilmesini önerdim. İlçe başkanı telefonla aramaya başladı bende listenin en başında gördüğüm ve şahsen tanığım ismi meclis üyeme seslenerek yardımcı olması amacıyla aramasını söyledim.
İl adına görevli bulunan İl Başkan Yardımcısı Gülden Aslı Değirmenci (milletvekili Taceddin Bayır'ın ablasının kızı) bana ilçe yöneticilerin ve örgütünde önünde bağırarak “İlkay Başkan, derhal burayı terk edin! Siz burada duramazsınız!” demesine istinaden bende kendisine önce odadaki diğer yöneticileri çıkarması gerektiğini ondan sonra kendimin çıkacağını ifade ederek parti binası boşaltıldıktan sonra ayrıldım.
Partili ve seçilmiş bir belediye başkanına yöneltilen bu üslup; yalnızca şahsıma değil, temsil ettiğim Karaburun halkına ve demokratik siyasi anlayışa da açık bir saygısızlıktır. Ancak sadece o binayı terk etmedim, o gün partimden de istifa ettim.
Çünkü makam, insan onurunun üzerinde değildir. Bir koltukta oturmak uğruna saygısızlığı kabullenmek, yanlış karşısında susmak benim siyasi anlayışıma sığmaz. Ben makamımı korumak için susmayı değil, onurumu korumak için bedel ödemeyi seçtim..."‘DEMOKRASİ SEÇİM SANDIĞINDAN İBARET DEĞİLDİR’Açıklamasının sonunda kamuoyuna sorular yönelten ve ilkelerinden taviz vermeyeceğini vurgulayan Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan şu ifadeleri kullandı:"O hâlde sormak gerekiyor: Genel Başkanın kürsüden açıkladığı ilkeler kimin için geçerli idi?
İlçeyi kucaklamayan yönetimlere karşı durulacağı söylenirken, itiraz eden belediye başkanları neden dışlanmıştır? Verilen sözler neden tutulmamıştır? Demokratik temsil ve kucaklayıcılık söylemleri, uygulamada neden görmezden gelinmiştir?
Sözde Demokrasi şöleninde ön seçim vaad ediliyor ise ilçe ve il yönetim listesi neden çarşaf değil, blok liste olmuştur? Demokrasi; yalnızca seçim sandığından ibaret değildir. Demokrasi; farklı görüşleri dinlemek, seçilmiş iradeye saygı duymak, kimseyi dışlamamak ve verilen sözü tutmaktır.
Söylem başka, uygulama başka olduğunda tezatlık yaşanan bu süreçte yalnızca kişiler değil, partiye olan güven de kaybedilir. Bugün İzmir geneline baktığımda, aldığım istifa kararının ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gururla görüyorum.
Bu açıklama bir makam talebi ya da siyasi pazarlık değil; liyakatsizliğe, atama zihniyetine, verilen sözlerin unutulmasına ve savunulan ilkelerin çiğnenmesine karşı bir başkaldırıdır. Ben partimden ayrılmayı göze aldım; ancak kendime olan saygımı kaybetmeyi asla kabul etmedim.
Herkes bilsin ki; Karaburun'a, toprağıma ve vatandaşlarıma duyduğum derin sevgi, saygı ve hizmet bilinci; ilk günkü azim ve kararlılığımca sürmeye devam edecektir. İnandığım yolda, ilkelerimden taviz vermediğim için bu nedenlerle istifa ettiğimi; Kamuoyunun takdirlerine sunuyorum."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 09:25 · Kaynak: aydinlik.com.tr