Habermetrik
← Ana Sayfa
04 Ekim 2026 05:09
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Soruşturma yetmez, sistemi değiştirin!

Soruşturma yetmez, sistemi değiştirin!
Görsel kaynağı: gazeteyenigun.com.tr

Konya’daki bir bakım merkezinden yansıyan görüntüler, boğazımızda bir düğüm, zihnimizde devasa bir öfke bıraktı. Görüntüler, sanki şiddeti uygulayanlar sadece oradaki engelli bireylermiş gibi bir algı yaratsa da, gerçeğin çıplaklığı çok daha karanlık: Üç zihinsel yetişkin engelli birey, bir etkinlik odasına iki saat boyunca kilitlenip kaderlerine terk edildi.
Bu bir "kaza" ya da "anlık bir boşluk" değildir. Bu, bir kurumun en temel görevini, koruma ve gözetim sorumluluğunu kapıyı üzerlerine kilitleyerek terk etmesidir.
Sorumluluğu mağdura yükleyemezsiniz
O odada yaşanan ve izlemeye yüreğimizin dayanmadığı o şiddet anlarının faili, sadece birbirine zarar veren engelli bireyler değildir. Asıl fail; o kapıyı kilitleyip giden bakıcıdır, o koridorda neler olup bittiğini denetlemeyen yönetimdir ve bu kurumları sadece kağıt üzerinde denetleyen sistemdir. Özel gereksinimli bireylerin güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların, yaşanan vahşeti "engelliler birbirine zarar vermiş" diyerek basitleştirmesine izin vermeyeceğiz.
Münferit değil, sistemsel bir kriz
Niğde’den Sakarya’ya, Bursa’dan Konya’ya uzanan bu acı liste bize şunu haykırıyor: Bakım merkezlerindeki şiddet ve ihmal tesadüfi değildir. Personel yetersizliği, liyakatsizlik, denetimlerin göstermelik kalması ve risk değerlendirmelerinin yapılmaması; bu merkezleri birer "bakım evi" olmaktan çıkarıp "tehlike yuvası" haline getiriyor.
Ailelerin tek sorusu: Çocuğum güvende mi?
Urla’da evladıyla ölüme giden o annenin çaresizliğini şimdi daha iyi anlıyor musunuz? Aileler, "Benden sonra çocuğum ne olacak?" diye sorarken tam da bu kapısı kilitli odalardan, o karanlık koridorlardan ve sahipsizlikten korkuyorlar. Hiçbir anne, hiçbir baba çocuğunu bir kuruma "darp edilir, ölüme terk edilir" endişesiyle bırakmamalı.
Soruşturma yetmez, radikal dönüşüm şart!
Adli süreçlerin takipçisiyiz ancak beş kişiye dava açılması vicdanları soğutmaya yetmez. Biz; sivil toplum kuruluşlarının artık aynı cümleleri kuracak takati, sorumlu makamların ise aynı basmakalıp tesellileri verecek lüksü kalmamıştır. Çözüm, sadece kameraları artırmak değildir:
Bakım merkezleri, ailelerin ve sivil toplumun yer aldığı bağımsız mekanizmalar tarafından her an, habersizce denetlenmelidir. Soruşturmaların sonucu kamuoyuyla paylaşılmalı, ihmali olan en üst düzey yöneticiye kadar hesap sorulmalıdır.
Üstelik artık sadece suçluların cezalandırılmasını değil, bu suçların işlenemediği bir sistemin kurulmasını talep ediyoruz.
Yaşamını başkalarına emanet etmek zorunda kalan bir insanın güvenliği, tesadüfen sızan kamera görüntülerine bırakılamaz. Devletin "etkin bakım" yükümlülüğü bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluktur.
Bizler artık "takipçisiyiz" denmesini değil, "sistemi değiştirdik" denmesini bekliyoruz. Çünkü her geçen gün, her cevapsız kalan soru, bir ailenin daha umudunu, bir çocuğun daha yaşam hakkını elinden alıyor.

Kaynaklar: gazeteyenigun.com.tr
Haber metni ve görseller gazeteyenigun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kaza
Yayın: 04 Ekim 2026 05:09 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp