Sağlıkta yerli ve milli büyük hamle! Bir tüp kanla 15 kanser riski belirlenecek
- Türkiye'nin sağlık teknolojilerindeki yerli ve milli üretim bilimsel araştırmaları devrim niteliğinde
- Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda bu kıymetli Türk bilim insanlarının bazılarıyla bir araya geldim
Türkiye'nin sağlık teknolojilerindeki yerli ve milli üretim bilimsel araştırmaları devrim niteliğinde. 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda bu kıymetli Türk bilim insanlarının bazılarıyla bir araya geldim. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Kanser Enstitüsü (TKE) Başkanı Prof.
Dr. Burak Civelek, Araştırmacılar Doç. Dr. Demet Akdeniz Ödemiş ve Doç. Dr. Ebru Özgür'ün kanserle ilgili yaptıkları çalışmalar müthiş. Doç. Dr. Demet Akdeniz Ödemiş, kanser riskini çok önceden belirleyen bir kit geliştirirken, Doç.
Dr. Ebru Özgür ise bir kan testiyle tümörün tüm yapısını ortaya koyan likit biyopsi üzerinde çalışıyor. Devrim niteliğindeki bu çalışmalar, kanseri daha başlamadan önlemeye yönelik dev adımlar.
RİSKİ ÖNCEDEN TESPİT EDİYOR
Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin riskini önceden tespit etmeyi amaçlayan bir kit geliştirdiklerini belirten Türkiye Kanser Enstitüsü (TKE) Başkanı Prof. Dr. Burak Civelek,'Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10'u ailesel genetik geçişlidir.
Sizin birinci derecede veya ikinci derecede akrabanızda gelişen kanser, acaba genetik olarak sizde de var mı? Siz de bu kansere ilerleyen dönemlerde yakalanabilir misiniz? Bunu, bizim tamamen Türk üreticilerle geliştirdiğimiz genetik testle sadece bir tüp kan vererek ortaya koyuyoruz. Bu kit aynı zamanda kanserle ilgili önlem alınması için yol gösteren bir kit' dedi.
MİLLİ KİT ŞEHİR HASTANELERİNDE
Projede çalışan Doç. Dr. Demet Akdeniz Ödemiş de bu kitin kanser olma riskini tespit edebilecek yerli ve milli olarak üretilmiş bir kit olduğunu belirterek,'Meme, akciğer, prostat, pankreas, kalın bağırsak ve mide gibi 15 farklı kanser türünde riskleri tahmin edebilme potansiyeline sahip.
Ürünlerimiz, piyasaya sürülüp bundan sonra özellikle ailesinde kanser öyküsü olan kişilerde kullanılabilecek. Daha bireyde kanser yokken yaşamının ilerleyen dönemlerinde kanser gelişme riskini ortaya koyup, bu kişinin daha sık doktor kontrolüyle, önleyici tedbirlerle daha kanser gelişmeden kanserin çaresini bulmuş olacağız.
Prototipi tamamlandı. Sağlık Bakanlığı'mızla yapacağımız protokoller sonrası öncelikle şehir hastaneleri olmak üzere eğitim araştırma hastanelerinde veya üniversite hastanelerinde çok yakın bir zamanda halkımız bu kite ulaşabilecek' diye konuştu.
TÜMÖRÜN HARİTASINI ÇIKARIYOR DOÇ. Dr. Ödemiş, diğer bir projenin de kanser tedavisinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmayı hedefleyen ilk yerli molekül analizi teknolojisi olduğunu belirterek şöyle dedi:'Biz bu kitle kanserin genetik yapısında 690 farklı genetik bölgeye bakarak kapsamlı bir tümör haritası çıkarıyoruz.
Bu kapsamlı tümör haritasıyla kişiye hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği, immünoterapilerden, akıllı ilaçlardan veya kemoterapilerden fayda görüp göremeyeceği, bunların hangi sırayla kullanılması gerektiği ile ilgili geniş bir bilgi sunuyoruz. 2027 yılının ilk yarısında halkımızın hizmetine yine şehir hastaneleri başta olmak üzere bakanlığımızın belirlediği hastanelerde sunulacak.' KANDA DOLAŞAN TÜMÖR HÜCRELERİNİ TESPİT EDECEK DOÇ.
Dr. Ebru Özgür de kandaki kanser hücrelerini yakalayan yani tümör dokusundan kana karışan tümör hücrelerinin izolasyonunu hedefleyen bir proje üzerinde çalıştığını söyleyerek, şöyle konuştu:'Kanser tanısı koyarken günümüzdeki bütün teknolojilerde maalesef hastalardan biyopsi alınıyor.
Biz bu yeni projemizde kanda dolaşan tümör hücrelerini izole ediyoruz. Neden izole ediyoruz? İzole edip, aslında solit yani doku biyopsi ile ulaşabileceğimiz bilgiye biz basit bir kan testiyle ulaşabiliyoruz. Böylece her defasında hastaya doku biyopsisi yapmak yerine kan testiyle hastanın daha yakından takip edilmesini sağlıyoruz.
Dünyada sayılı çalışmalardan biri. Hastalık tekrar nüks eder mi? Hastaya daha erken müdahale edebilir miyiz? Bunlara yönelik bir teknoloji. PET gibi radyasyon yayan sistemlerin de çok daha az kullanılmasını sağlayacak. Sadece kan testiyle biz kanseri takip edebileceğiz ve buradaki hücrelerin değişimini gözlemleyeceğiz.
Böylece daha etkili tedaviler verebileceğiz hastalara. Özellikle meme, akciğer, kalın bağırsak gibi toplumda en sık görülen 3 kanserde bu kanserlerin tüm hücresini izole edip bunlarla ilgili daha detaylı bilgiler elde etme şansımız var.'
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Iğdır
Yayın: 01 Kasım 2026 21:19 · Kaynak: guvengazetesi.com.tr