Kapalıçarşı soruşturmasında hakkında dava açılan 504 sanığın yargılanmasına başlandı
- İstanbul Haberleri — "Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması" suçunun önlenmesine yönelik "Kapalıçarşı soruşturması" kapsamında hakkında dava açılan 36’sı firari 504 sanığın yargılanmasına başlandı
Paylaş Kaydet En Son Dakika Google'da tercih edilen kaynak Kapalıçarşı soruşturmasında hakkında dava açılan 504 sanığın yargılanmasına başlandı İstanbul Haber — "Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması" suçunun önlenmesine yönelik " Kapalıçarşı soruşturması" kapsamında hakkında dava açılan 36'sı firari 504 sanığın yargılanmasına başlandı.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Tutuksuz sanık Abdullah Abat savunmasında, bir dönem Boluspor Kulübü Başkanlığı yaptığını ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını belirterek, "kara para aklama" ve "suç örgütü üyeliği" suçlamalarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu.
Boluspor başkanlığı döneminde kulübün borçlar ve transfer yasakları nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Abat, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanı, belediye yetkilileri ve kulüp yöneticilerinin katıldığı toplantının ardından bir firmayla 3 milyon 750 bin liralık reklam ve sponsorluk sözleşmesi imzaladıklarını anlattı.
Yanında getirdiği Boluspor formasını mahkeme hakimine gösteren sanık Abat, bu firmalarla yapılan sözleşmeler için Türkiye Futbol Federasyonu'ndan uygunluk yazısının alındığını kaydetti.
Sanık Abat, savunmasına şöyle devam etti:
"İddianamede, banka hesabımda 7 işlemde 1 milyon 642 bin liralık para transfer edildiği bildirilmektedir. Bu transfer edilen para, tamamen sözleşmeden ibaret olan sponsorluk bedeli olarak gözükmektedir. Çünkü bu paranın ilk başta yatan 2 milyon 506 bin liralık hesabı, Boluspor'un hesaplarına gelmiştir.
2022'nin ilk başında, biraz da şahsi olacak ama Belediye Başkanı Tanju Özcan'la beraber aramızdaki birtakım anlaşmazlıklardan dolayı kulüp hesaplarına eski yönetimlerden kalan haciz geldi. Biz tekrardan yeni bir hesap açtırdık.
Ama oraya da tekrardan haciz gelme ihtimali olduğu için geri kalan 1 milyon 642 bin 361 lira tutar tarafıma gönderilmiştir."
İki para transferinin 14 Ocak 2022'de yapıldığını ve toplam 409 bin lira olduğunu kaydeden Abat, "Mesai bitimine yakın bir zamanda yapıldığı için ve açıklama kısmına da herhangi bir sponsorluk anlaşması yazılmadığı için bunun mükerrer olduğunu bize bildirdiler. Ve 409 bin lira olarak parayı bu şirkete geri iade ettim." ifadelerini kullandı.
Abat, 19 Ocak 2022'de "Boluspor reklam sözleşmesi" açıklamasıyla hesabına gönderilen üçüncü parayı da 30 dakika sonra kulübün hesabına aktardığını savunarak, söz konusu tutarın olası bloke riskine karşı avroya çevrilerek futbolcuların ödemelerinde kullanıldığını ve buna ilişkin dekontların mahkemeye sunulduğunu belirtti.
Sanık Abat, sponsorluk anlaşması kapsamında firmadan kalan 193 bin 900 liralık alacaklarını talep etmelerine rağmen ödenmemesi üzerine, kulübün SGK primi ve kira ödemelerinin aksamaması için 30 Aralık 2022'de kendi hesabından kulübe 193 bin lira aktardığını, firmanın ise 4 gün sonra hesabına 191 bin 519 lira gönderdiğini anlattı.
Sponsorluk kapsamında şahsi hesabına gelen paralardan herhangi bir menfaat sağlamadığını ve firmanın suçtan gelir elde ettiğini bilmediğini savunan Abat, söz konusu paraları Boluspor'a aktardığını, mal varlığının ise eczacılık faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden oluştuğunu belirtti.
Uzun yıllar Kapalıçarşı'da döviz alım satımıyla uğraştığını belirten Keleş, sanık Murat Dönmezoğlu ile ilişkisinin ticari işlemlerden ibaret olduğunu, kendisiyle 8-9 kez işlem gerçekleştirdiklerini ve Dönmezoğlu'nun paralarının kaynağını bilmediğini savundu.
Keleş, "Dönmezoğlu'nun yasa dışı bahisten elde ettiği paraları kripto varlıklara dönüştürdüğü, bu işlemlerin organizasyonunda merkezi rol üstlendiği ve kripto varlıkları farklı cüzdanlara aktararak finansal sisteme yeniden soktuğu" yönündeki suçlamaları reddetti.
Doğrudan kripto para satışı yapmadığını savunan Keleş, Kapalıçarşı'da bu alanda faaliyet gösteren işletmelerden aldığı fiyat tekliflerini küçük bir kar marjıyla müşterilere sunarak yalnızca aracılık yaptığını söyledi.
Sanık Keleş, suç örgütü içi haberleşme olarak değerlendirilen mesajlaşmaların yalnızca fiyat tekliflerine ilişkin olduğunu öne sürerek, MASAK raporlarında kendisiyle ilişkilendirilen kripto para cüzdanlarının da kendisine veya aile bireylerine ait olmadığını, söz konusu varlıkların kaynağı hakkında bilgisinin bulunmadığını savundu.
Keleş, hesaplarına gelen tüm paraların kaynağının belli olduğunu ve açıklayamayacağı herhangi bir para transferi bulunmadığını savundu. Kendisine ait herhangi bir kripto para cüzdanı bulunmadığını öne süren Keleş, üçüncü kişilere kripto varlık gönderdiği yönündeki iddiaları da kabul etmeyerek, beraatini talep etti.
Savunma yapan bazı tutuksuz sanıklar da adlarına kurulan şirketler üzerinden gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olmadıklarını ve maddi, manevi zarara uğradıklarını öne sürerken, bazıları ise banka hesaplarının diğer sanıklar tarafından kiralama yöntemiyle kullanıldığını belirterek, üzerlerine atılı suçlardan beraatlerini talep etti.
Mahkeme hakimi, talepler ve tutukluluk durumlarına ilişkin ara kararını yarın açıklayacağını belirterek, duruşmayı erteledi.
Duruşmada bugün 30 tutuksuz sanığın savunmaları alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Forex yatırım dolandırıcılığı faaliyetleri çerçevesinde Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı örgütün, suç gelirlerini akladığına dair Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) tespitleri doğrultusunda daha önce İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı belirtiliyor.
MASAK raporuna göre suçun münferit organizasyon olmadığı aktarılan iddianamede, Türkiye genelinde işlenen Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis faaliyetleri ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama sistemi vasıtasıyla finansal sisteme dahil edildiğinin belirlendiği vurgulanıyor.
İddianamede, "Söz konusu dosyalar değerlendirildiğinde, yalnızca belirli bir dolandırıcılık yönteminden oluşmadığı, aksine bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen ve çok sayıda farklı nitelikli dolandırıcılık yönteminin aynı finansal yapı içerisinde suç geliri ürettiği, dosya kapsamındaki müşteki beyanları, banka kayıtları, MASAK analizleri, GSM verileri, dijital materyaller ve şirket hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, suçtan elde edilen gelirlerin farklı yöntemlerle temin edilmesine rağmen ortak bir finansal dolaşım sistemi içerisine dahil edildiği" değerlendirmesi yapılıyor.
İncelenen dosyalarda müştekilerin farklı hileli senaryolar kullanılarak yönlendirildikleri, bazı müştekilerin internet ortamında yayımlanan araç, villa, bungalov kiralama, telefon ve elektronik ürün satışı içerikli sahte ilanlar üzerinden yönlendirildikleri kaydedilen iddianamede, bazı olaylarda TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sistemi, GSM operatörü ödeme ekranları, kurumsal firma internet siteleri ve benzeri dijital platformların klonlanması suretiyle oluşturulan sahte arayüzlerin kullanıldığı aktarılıyor.
İddianamede ayrıca, bazı dosyalarda müştekilerin yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis memuru, savcılık personeli, marka tescil yetkilisi, sigorta temsilcisi, kripto platform temsilcisi veya resmi kurum görevlisi görüntüsü verilen kişilerce yönlendirildiği, bazı dosyalarda ise sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi, evden çalışma ve kazanç sistemi kurulması, çekiliş, ödül ve iş vaadiyle müştekilerin iradelerinin sakatlandığı belirtiliyor.
İddianamede, 36'sı firari, 134'ü tutuklu 504 sanıktan firari Türker Ak'ın suç örgütü elebaşı, tutuklu şüpheli Murat Dönmezoğlu'nun ise örgüt yöneticisi olduğu kaydediliyor.
Bu şüpheliler hakkında iddianamede, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 15'er yıldan 34'er yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 26 Ekim 2026 17:18 · Kaynak: ensondakika.com.tr