800 Yıl Önce Trabzon'u Kuşatan Orduyu Sel Vurdu!
- KONUK YAZAR: Fatih Erol Trabzon'un afet hafızası yeniden yazılıyor: Sekiz asır öncesine uzanan tarihî kayıtlarda, kuşatma sırasında sele kapılan askerlerden yüzlerce insanın hayatına mal olan büyük felaketlere kadar çarpıcı olaylar bulunuyor
KONUK YAZAR: Fatih Erol
Trabzon'un afet hafızası yeniden yazılıyor: Sekiz asır öncesine uzanan tarihî kayıtlarda, kuşatma sırasında sele kapılan askerlerden yüzlerce insanın hayatına mal olan büyük felaketlere kadar çarpıcı olaylar bulunuyor. Bugüne kadar sayısal olarak belgelenebilen can kaybı ise 693.
Trabzon'un afet envanteri güncelleniyor
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından kültür yayını olarak basılan Geçmişten Günümüze Trabzon'da Doğal Afetler adlı kitap, yeni bilgiler ve belgelerle güncelleniyor. Araştırmacılar Fatih Erol ve Mustafa Topsakal tarafından hazırlanan çalışmaya, kitabın yayımlanmasından sonra meydana gelen doğa kaynaklı afetlerin yanı sıra, sonradan ulaşılan tarihî kaynaklarda tespit edilen yeni afet kayıtları da ekleniyor.
Trabzon'un yüzyıllara uzanan afet geçmişini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, yalnızca yaşanan felaketleri sıralamakla kalmıyor; hangi tarihte, nerede, ne tür bir afet yaşandığını ve ulaşılabilen kayıtlara göre kaç kişinin hayatını kaybettiğini de bir araya getiriyor.
Güncellenen envanterde, 1850-2025 yılları arasındaki 123 afette hayatını kaybettiği belgelenebilen 693 kişi bulunuyor. Ancak Trabzon'un tespit edilebilen en eski afet kaydı, bu tarihlerden çok daha geriye, yaklaşık sekiz asır öncesine uzanıyor.
Üstelik bu ilk kayıt, oldukça ilginç bir tarihî olayı anlatıyor.
TRABZON'U KUŞATAN SELÇUKLU ASKERLERİNİ SEL VURDU!Yıl 1223 veya 1228...
Trabzon, surlarla çevrili bir şehir. Selçuklu ordusu, Trabzon Rum Devleti'nin hâkimiyetindeki kaleyi kuşatmış durumda. Askerler surların dışında bulunurken aniden başlayan fırtına ve şiddetli yağışlar, beklenmedik bir felakete yol açıyor.
Tarihî anlatıma göre, yağışların ardından meydana gelen seller Selçuklu ordusunu etkiliyor. Askerî düzen bozuluyor, askerlerin bir kısmı sel sularına kapılarak boğuluyor.
Bugün Tabakhane ve Zağnos dereleriyle ilişkilendirilen bu taşkın, Trabzon'da bugüne kadar tespit edebildiğimiz en eski doğa kaynaklı afet olarak karşımıza çıkıyor. Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri, selin şehri kuşatan askerleri etkilemiş olması.
Çünkü o yıllarda Trabzon şehri surların içerisinde bulunuyordu. Sel felaketine yakalananlar ise surların dışında kuşatmayı sürdüren Selçuklu askerleriydi.
Ne yazık ki tarihî anlatımda boğularak hayatını kaybeden askerlerin sayısı belirtilmiyor. Bu nedenle söz konusu can kayıplarını günümüzün sayısal afet bilançosuna dâhil etmek mümkün değil. Ancak sayı bilinmese de olayın tarihsel önemi ortada.
Yaklaşık 800 yıl önce yaşanan bu taşkın, Trabzon'un afet geçmişinin ne kadar eskiye uzandığını gösteriyor.
Dahası, doğa olaylarının yalnızca yerleşim alanlarını ve günlük yaşamı değil, tarihî gelişmeleri ve askerî faaliyetleri de etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Trabzon'un bilinen en eski afetinde kaç kişinin hayatını kaybettiğini bilmiyoruz.
Fakat sekiz asır önce yaşanan bu felaketin izleri, tarihî bir anlatım sayesinde günümüze ulaşmış durumda.
KAYITLARA GEÇEN 693 CAN KAYBI: GERÇEK SAYI BİLİNMİYORTrabzon'un güncellenen afet envanterinde, 1850 yılından 2025 yılına kadar meydana gelen ve can kaybı bilgisine ulaşılabilen 123 olay yer alıyor. Bu olaylarda toplam 693 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiş.
Fakat burada özellikle üzerinde durulması gereken önemli bir ayrıntı var: 693 kişi, Trabzon'da tarih boyunca doğa kaynaklı afetlerde hayatını kaybedenlerin kesin toplamı değildir. Bu sayı, bugüne kadar ulaşılabilen belgeler, tarihî kayıtlar ve diğer kaynaklar aracılığıyla belirlenebilen can kayıplarını ifade ediyor.
Trabzon'un yüzyıllara uzanan tarihinde hiçbir kayda geçmemiş afetlerin yaşanmış olması mümkündür. Bazı olayların belgeleri günümüze ulaşmamış, bazıları ise henüz incelenmemiş kaynaklarda kalmış olabilir. Nitekim 1223/1228 yılındaki taşkında Selçuklu askerlerinin hayatını kaybettiği bilindiği hâlde, ölenlerin sayısı tespit edilemiyor.
Bu olay bile tarihsel can kayıplarının neden kesin bir toplamla ifade edilemeyeceğini göstermeye yeterli. Dolayısıyla bugün 693 olarak belirlenen sayı, yeni kaynaklara ulaşıldıkça değişebilir.
Bu bakımdan Trabzon'un afet envanteri, tamamlanıp bir kenara bırakılacak bir liste değil, yeni araştırmalarla sürekli gelişebilecek bir tarihsel bilgi birikimidir.
TRABZON'DA EN FAZLA CAN KAYBINA SELLER NEDEN OLDUEnvanterdeki sayılar, Trabzon'un afet geçmişinde sel ve taşkınların can kaybı bakımından ilk sırada yer aldığını gösteriyor. 1850-2025 döneminde kayıt altına alınan 40 sel ve taşkın olayında 387 kişinin hayatını kaybettiği belirlenmiş. Bu sayı, belgelenebilen toplam can kayıplarının yaklaşık yüzde 56'sına karşılık geliyor.
Sel ve taşkınları, 142 can kaybıyla heyelan ve kaya düşmeleri takip ediyor.
Çığ olaylarında 85, fırtına ve diğer doğa olaylarında 76,
depremde ise 3 kişinin hayatını kaybettiği kayıtlara geçmiş. Olay sayıları bakımından ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Envanterde 46 heyelan ve kaya düşmesi, 40 sel ve taşkın, 19 çığ, 17 fırtına ve diğer olay ile bir deprem kaydı bulunuyor.
Yani kayıtlı olay sayısında heyelan ve kaya düşmeleri ilk sıradayken, can kayıplarında seller öne çıkıyor.
Bu durum, bir afet türünün ne kadar sık kaydedildiği ile ne kadar can kaybına neden olduğunun aynı şey olmadığını gösteriyor. Bazen tek bir büyük felaket, yıllar boyunca yaşanan çok sayıda olaydan daha ağır sonuçlar doğurabiliyor.
Envantere göre bu felakette 148 kişi hayatını kaybetti.
Bu sayı, mevcut veri tabanında tek bir olay için kaydedilen en yüksek can kaybını oluşturuyor.
1929 Solaklı selini, 1988 yılında meydana gelen ve 64 kişinin hayatını kaybettiği Çatak heyelanı izliyor.
1990 yılına ait bir sel kaydında 56, 1998 Beşköy selinde ise 50 can kaybı bulunuyor.
Yalnızca bu dört olayda hayatını kaybedenlerin toplamı 318 kişi. Başka bir ifadeyle, envanterde belgelenen 693 can kaybının yaklaşık yüzde 46'sı bu dört felakette yaşanmış.
Bu rakamlar, bazı afetlerin neden yıllar geçse de unutulmadığını anlamamıza yardımcı oluyor.
Ancak afet tarihini yalnızca büyük can kayıpları üzerinden değerlendirmek de doğru değil. Tek kişinin hayatını kaybettiği bir kaya düşmesi veya çığ olayı, o insanın ailesi ve yaşadığı çevre için telafisi mümkün olmayan bir kayıptır.
Her afet kaydı, geride kalan insanların yaşadığı acının da bir parçasıdır.
Çığ felaketleri: Aynı yerlerde tekrarlanan acılar
Trabzon'un afet geçmişi denildiğinde çoğu kişinin aklına öncelikle seller ve heyelanlar geliyor. Oysa envanter, çığ felaketlerinin de önemli can kayıplarına neden olduğunu gösteriyor.
Ulaşılabilen kayıtlarda, 1860-2015 yılları arasında meydana gelen 19 çığ olayında 85 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
1862 yılındaki Akçaabat çığında 12, 1924 yılındaki bir başka Akçaabat çığında 10, 1932 Maçka çığında ise 13 kişi hayatını kaybetmiş.
Daha yakın tarihte, 2009 yılında Zigana'da meydana gelen çığda 10 kişinin yaşamını yitirdiği kayıtlı.
Envanterin dikkat çekici ayrıntılarından biri de Çaykara bölgesinde Kavlatan adıyla kaydedilen çığ olayları.
1940, 1942, 1953, 1956, 1967 ve 1981 yıllarında Kavlatan'da can kaybına neden olan çığlar yaşandığı belirtiliyor. Ayrıca 2015 yılında Çaykara-Kavlatan çığında 5 kişinin hayatını kaybettiği kayıtlara geçmiş.
Aynı yer adının farklı yıllarda tekrar tekrar karşımıza çıkması, afet envanterlerinin neden önemli olduğunu gösteren örneklerden biri.
Çünkü bu tür kayıtlar, bir yerleşimde geçmişte hangi afetlerin yaşandığını ve benzer olayların hangi yıllarda tekrarlandığını görmemizi sağlıyor.
Trabzon'un afet hafızası yalnızca sellerden ibaret değilTrabzon'un afet tarihinde fırtınalar, yıldırım olayları, ağır kış koşulları ve depremler de bulunuyor.
Bunlar arasında 1919 yılındaki Gülcemal kazasında 30, 1936 yılındaki fırtına kaydında 19, 1962 yılındaki fırtınada ise 9 can kaybı bulunuyor.
1939 Erzincan depremiyle ilişkili olarak Trabzon'da 3 kişinin hayatını kaybettiği de envanterde yer alıyor.
Bu kayıtlar, kentin afet geçmişinin yalnızca derelerin taşması veya yamaçların kaymasıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Bir şehrin 800 yıllık afet hafızası neden önemli? Trabzon'un afet envanterinin asıl değeri, yalnızca kaç kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koymasında değil, yüzyıllar boyunca farklı kaynaklara dağılmış olayları bir araya getirmesinde yatıyor.
Bir şehir düşünün...
Yaklaşık 800 yıl önce yaşanan bir taşkının kaydı tarihî bir anlatımda, başka bir felaketin bilgisi eski bir gazetede, bir heyelanın ayrıntıları resmî belgelerde, yakın tarihte yaşanan olaylar ise güncel kayıtlarda bulunuyor.
Bu bilgiler bir araya getirilmediğinde, şehrin afet geçmişini bütün olarak görmek güçleşiyor.
İşte Trabzon Afet Envanteri bu dağınık bilgileri aynı çalışma içerisinde buluşturması bakımından önem taşıyor. Sekiz asır öncesine ulaşan tarihî kayıtlarla yakın dönemin afetlerini bir araya getiren, olayların tarihlerini, yerlerini, türlerini ve belgelenebilen can kayıplarını ortaya koyan böyle ayrıntılı bir çalışma, şehir tarihi açısından önemli bir kazanımdır.
Üstelik envanterin sürekli güncellenmesi, değerini daha da artırıyor.
Yeni bulunan her belge, daha önce bilinmeyen bir afeti gün yüzüne çıkarabilir. Bilinen bir olayın eksik kalan bilgilerini tamamlayabilir. Hatta yıllardır doğru kabul edilen bazı bilgilerin yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.
Bu nedenle afet envanteri, yalnızca geçmişi anlatan bir kitap değil, yeni araştırmalara açık bir bilgi kaynağıdır.
Bu bilgiler yalnızca tarihçilerin değil, şehir yöneticilerinin de işine yarayacak
Trabzon'un afet geçmişini bilmek, yalnızca tarih araştırmacıları için önemli değildir.
Yerel yöneticiler, şehir plancıları, mühendisler, AFAD çalışanları, üniversiteler ve farklı bilim dallarında araştırma yapanlar da böyle bir envanterden yararlanabilir.
Örneğin geçmişte hangi vadilerde taşkın yaşandığı, hangi yerleşimlerde heyelan meydana geldiği veya hangi bölgelerde çığ olaylarının tekrarlandığı, yeni araştırmalar için önemli başlangıç bilgileri sunar.
Belediyelerin altyapı yatırımlarını ve yerleşim alanlarını değerlendirirken geçmişte yaşanan afetleri bilmesi yararlıdır. Aynı şekilde afet yönetimi alanında çalışan kurumlar da tarihsel kayıtları güncel bilimsel verilerle karşılaştırabilir.
Elbette geçmişte yaşanmış bir afetin kaydı, tek başına günümüzde aynı yerde aynı tehlikenin bulunduğunu kanıtlamaz. Bunun için jeolojik, meteorolojik, hidrolojik ve mühendislik incelemelerine ihtiyaç vardır.
Ancak geçmişin bilgisi olmadan geleceğe ilişkin değerlendirmeler de önemli bir tarihsel kaynaktan yoksun kalır.
Trabzon Afet Envanteri'nin önemi biraz da burada ortaya çıkıyor: Geçmişte yaşanan olayları bugünün araştırmacılarının ve karar vericilerinin yararlanabileceği bir bilgi birikimine dönüştürmek.
Henüz bilmediğimiz kaç afet var?
Bu araştırmanın belki de en düşündürücü tarafı, henüz bilmediklerimizdir.
Bugün 1223 veya 1228 yılında meydana gelen bir taşkını tarihî bir anlatım sayesinde öğrenebiliyoruz. Ancak aynı yüzyılda veya sonraki dönemlerde yaşanmış, hiçbir yazılı kayda geçmemiş başka felaketler de olabilir.
Özellikle geçmiş yüzyıllarda küçük yerleşimlerde yaşanan bazı afetlerin kayıtlarının günümüze ulaşmamış olması mümkündür.
Dolayısıyla Trabzon'un afet tarihini yalnızca bugün elimizde bulunan kayıtlarla sınırlandırmak doğru değildir.
Araştırmalar ilerledikçe yeni olaylar tespit edilebilir, mevcut kayıtlar genişletilebilir ve belgelenebilen can kayıplarına yeni bilgiler eklenebilir.
Geçmişten Günümüze Trabzon'da Doğal Afetler kitabının güncellenmesinin temel önemi de burada yatıyor.
Kitabın yayımlanmasından sonra meydana gelen afetlerle birlikte yeni ulaşılan tarihî kaynaklardaki olayların da envantere dâhil edilmesi, Trabzon'un afet hafızasının giderek daha kapsamlı biçimde ortaya çıkarılmasına imkân sağlıyor.
Geçmişin felaketlerini unutmamak geleceğe karşı sorumluluğumuzdur
Trabzon'un afet geçmişi, yalnızca sel, heyelan, çığ veya fırtına kayıtlarından oluşmuyor. Bu kayıtların her birinde insan hayatına, yerleşimlere ve şehrin tarihine ilişkin izler bulunuyor.
Bugün 693 olarak belirlenen belgelenmiş can kaybının her biri, bir insanın hayatını temsil ediyor. Sayısını henüz bilmediğimiz kayıplar da bu tarihin bir parçası.
Şüphesiz geçmişte yaşanan felaketleri değiştirmek mümkün değil. Ancak onları araştırmak, belgelemek, unutmamak ve gelecek kuşaklara aktarmak mümkün. Çünkü bir şehrin hafızası yalnızca yaptığı yollar, köprüler, binalar ve meydanlardan oluşmaz.
Yaşadığı felaketler, kaybettiği insanlar ve bu olaylardan geriye kalan hatıralar da o şehrin tarihidir.
Trabzon'un afet envanteri, işte bu hafızanın önemli bir bölümünü kayıt altına alıyor.
Bir teşekkür
Trabzon'un yüzyıllara uzanan afet geçmişini belgelemek amacıyla hazırladığımız Geçmişten Günümüze Trabzon'da Doğal Afetler adlı kitabın, Trabzon Büyükşehir Belediyesi kültür yayını olarak basılmasını sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç'e teşekkür ediyorum.
Yeni ulaşılan tarihî belgeler ve sonraki yıllarda meydana gelen afetlerle güncellenen çalışmamızın, Trabzon'un geçmişini anlamaya ve geleceğe yönelik bilimsel araştırmalara katkı sunmasını diliyorum.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 05 Kasım 2026 15:10 · Kaynak: gunebakis.com.tr