Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 10:25
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümünde gelişme

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümünde gelişme
Görsel kaynağı: gazeteyenigun.com.tr
⏱️ 2 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan raporda, zehirlenme veya travmaya işaret eden bir bulguya rastlanmadığı belirtildi
  • Bunun üzerine Başsavcılık, Adli Tıp Kurumu 1'inci İhtisas Kurulu Başkanlığından bazı konuların açıklığa kavuşturulmasını talep etti
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada gelişme yaşandı. Adli Tıp Kurumu, mezardan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından kaynaklandığını açıklarken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, göğüs bölgesindeki kanama ve olası travma bulgularına ilişkin ek rapor istedi.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan raporda, zehirlenme veya travmaya işaret eden bir bulguya rastlanmadığı belirtildi. Bunun üzerine Başsavcılık, Adli Tıp Kurumu 1'inci İhtisas Kurulu Başkanlığından bazı konuların açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Özellikle Denizolgun'un göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın ne zaman oluştuğu ve travmatik bir bulgu olup olmadığı soruldu. Otopsi sırasında çeşitli organlarda ağır otoliz (çürüme) tespit edilmesine rağmen mikroskobik inceleme sonuçlarının nasıl değerlendirildiğinin de ayrıntılı biçimde açıklanması itemndi.

Ölümünde boğma veya baskı ihtimali araştırılıyor Başsavcılık, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılması sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğine ilişkin tıbbi değerlendirmelere açıklık getirilmesini istedi. Ayrıca ağız ve burun kapatılması durumunda ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığı ve göğüs bölgesindeki kanamaların travmatik delil sayılıp sayılamayacağı konusunda görüş talep edildi.

"Erken müdahaleyle hayatta kalabilir miydi?" Başsavcılık, Denizolgun'un 6 Eylül 2016 saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiğini, 7 Eylül saat 19.00 sıralarında çalışanı tarafından ölü bulunduğunu ve olayın 8 Eylül saat 00.30'da ihbar edildiğini hatırlattı.

Ek raporda, Denizolgun'un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi de istendi. İhbarın gecikmesi nedeniyle cesedin çürümesinin delil elde edilmesini engelleyip engellemediğine ilişkin açıklama talep edildi.

Kullandığı ilacın etken maddesi de soruldu Başsavcılık ayrıca, dosyada Denizolgun'a ait tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi raporunda yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin nedeni sordu. Denizolgun'un kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalıkların tedavisinde kullanıldığına ilişkin de bilgi istendi.

Adli Tıp Kurumundan tüm belge ve bulguları yeniden inceleyerek kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlaması talep edildi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazeteyenigun.com.tr
Haber metni ve görseller gazeteyenigun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 06 Kasım 2026 10:25 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr
Kaynağı Oku ↗