Nutuk’ta bugün: İtilâf devletlerinden Ali Rıza Paşa Kabinesi’ne ortak nota!
- İtilaf Devletleri'nin Ali Rıza Paşa Kabinesi'ne sunduğu ortak nota, Osmanlı yönetiminin dış baskılar karşısındaki çaresizliğini ve egemenlik kaybını gözler önüne serdi
- Mustafa Kemal Atatürk, bu gelişmeyi devletin bağımsızlığına yönelik ağır bir zafiyet olarak değerlendirerek sert eleştirilerde bulundu
Millî Mücadele'nin dönüm noktalarından birinde, Fransa, Büyük Britanya ve İtalya'nın İstanbul'daki olağanüstü komiserleri, Ali Rıza Paşa Kabinesi'ne yönelik resmi bir nota yayımladı. Bu diplomatik hamle, Karadeniz Ordusu Başkomutanı Sir George Milne ile Osmanlı Harbiye Nezareti arasındaki gerilimli yazışmaları ve devletin içine düştüğü egemenlik krizini gün yüzüne çıkardı.
İtilaf temsilcileri, Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın Paris Konferansı'nda alınan kararları hayata geçirme konusunda isteksiz davrandığını ve kabul edilemez bahaneler ürettiğini öne sürdü. Yüksek Meclis adına verilen talimatların uygulanmamasını sert bir dille eleştiren komiserler, Osmanlı Hükümeti'nden acil bir açıklama ve durumun düzeltilmesini talep etti.
Osmanlı Hükümeti, bu baskı dolu notaya verdiği yanıtta, İzmir'in işgaliyle başlayan süreçteki insani trajedilere dikkat çekmeye çalıştı. Harbiye Nezareti'nin sınır kararlarını tek başına uygulama yetkisinin bulunmadığını savunan hükûmet, Yunan ilerleyişine karşı duran gücün Kuva-yı Milliye olduğunu ve halkın iradesini kontrol etmekte zorlandıklarını itiraf etmek zorunda kaldı.
Mustafa Kemal Atatürk, söz konusu belgeleri ve Cemal Paşa'nın mektuplarını analiz ederken, durumun vahametine dikkat çekti. Özellikle Sir George Milne'in, bir Osmanlı Harbiye Nazırı'na doğrudan emir verecek kadar ileri gitmesini ve kabinenin bu duruma sessiz kalmasını, devletin onuruna vurulmuş bir darbe olarak nitelendirdi.
Atatürk, hükûmetin bu saldırıları protesto dahi etmemesini, bağımsızlık bilincinin yitirildiğinin bir kanıtı olarak yorumladı. İnsan onurunun ve millî gururun korunabileceği koşulların ancak bağımsız bir iradeyle mümkün olabileceğini belirten Atatürk, İstanbul'daki yönetimin dış güçlerin emirlerine boyun eğen zihniyetini ağır bir dille eleştirdi.
Bu tarihi süreç, İstanbul hükûmetlerinin yabancı devletlerin baskısı karşısında sergilediği acziyeti ve teslimiyetçi psikolojiyi tarihe not düştü. Millî iradeyi yok sayan bu yaklaşımın karşısında, Ankara'da filizlenen bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme kararlılığının en somut örneği olarak öne çıktı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 03 Kasım 2026 13:45 · Kaynak: yeniankara.com.tr