AKÜ’de Cumhuriyetin 103. Yılında Anlamlı Konferans! Millî Egemenliğin Tarihsel Yolculuğu Anlatıldı
- Osmanlı modernleşmesinden Cumhuriyetin ilanına uzanan süreçte egemenlik anlayışının nasıl değiştiği, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde millet iradesine dayalı yönetim sisteminin nasıl şekillendiği katılımcılara anlatıldı
Osmanlı modernleşmesinden Cumhuriyetin ilanına uzanan süreçte egemenlik anlayışının nasıl değiştiği, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde millet iradesine dayalı yönetim sisteminin nasıl şekillendiği katılımcılara anlatıldı.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), Cumhuriyetin kuruluş sürecini ve millî egemenlik anlayışının tarihsel dönüşümünü akademik bir bakış açısıyla ele aldı. AKÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde “Osmanlı Modernleşmesinden Cumhuriyete Egemenliğin Dönüşümü” başlıklı konferans düzenlendi.
Eğitim Fakültesi Erdal Akar Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Koçak, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Cumhuriyetin İlanıyla Egemenlik Anlayışı Yeniden Şekillendi
Konferansta konuşan Yürektürk, Cumhuriyetin ilanının yalnızca devletin yönetim biçiminin değişmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda egemenliğin kaynağı ve siyasi meşruiyet anlayışında köklü bir dönüşümü temsil ettiğini ifade etti.
Modern siyaset bilimi açısından devletin ülke toprağı, insan topluluğu ve kamu otoritesini kullanma yetkisi olmak üzere üç temel unsurdan oluştuğunu belirten Yürektürk, egemenlik kavramının tarihsel gelişimine değindi.
Yürektürk, egemenlik anlayışının şekillenmesinde 1215 Magna Carta, 1648 Westfalia Barışı, Aydınlanma Dönemi, 1789 Fransız İhtilali, Osmanlı modernleşmesi ve Meşrutiyet döneminin önemli aşamalar olduğunu söyledi.
Osmanlı Modernleşmesi Yalnızca Batılılaşmadan İbaret Değil
Osmanlı Devleti'nde yaşanan modernleşme hareketlerini değerlendiren Yürektürk, bu sürecin yalnızca Batılılaşma kavramıyla açıklanmasının eksik kalacağını vurguladı.
Yürektürk, "Osmanlı modernleşmesi askerî yeniliklerle başlayarak eğitim, bürokrasi ve hukuk alanlarına yayıldı. Bu süreçte temel mesele'Egemenlik kimindir?' sorusundan çok'Devleti nasıl kurtarabiliriz?' arayışıydı" ifadelerini kullandı.
Devleti ayakta tutma çabalarının zaman içerisinde siyasi ve hukuki değişimleri beraberinde getirdiğini belirten Yürektürk, bu gelişmelerin padişahın yetkilerinin sınırlandırılmasına da zemin hazırladığını dile getirdi.
Atatürk'ün Düşünce Dünyasını Şekillendiren Etkenler Anlatıldı
Konferansta Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce dünyasının oluşumuna da geniş yer verildi.
Yürektürk, Atatürk'ün Selanik'te yetiştiği ortamın, Manastır ve Harp Okulu yıllarının düşünsel gelişiminde önemli rol oynadığını belirtti.
Namık Kemal, Ziya Gökalp, Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, Abdullah Cevdet ve Auguste Comte gibi düşünürlerin Atatürk'ün fikir dünyasına etkilerinden söz eden Yürektürk, onun askerî tecrübeleriyle birlikte akıl ve bilimi esas alan yeni bir devlet anlayışı geliştirdiğini ifade etti.
Yürektürk, "Atatürk, çöküşü bizzat sahada gözlemleyen tecrübeli bir asker olarak akıl ve bilim esaslı yeni bir devlet tasarlamıştır" dedi.
Millî Mücadele'den TBMM'nin Açılışına Uzanan Süreç
Millî egemenlik anlayışının kurumsallaşmasında Millî Mücadele döneminin belirleyici olduğunu vurgulayan Yürektürk, Amasya Genelgesi'nin tarihsel önemine dikkat çekti.
Amasya Genelgesi'nde yer alan "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesinin millî iradeye dayalı yeni yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirtti.
Erzurum ve Sivas Kongreleriyle millî iradenin örgütlü bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Yürektürk, 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla egemenlik anlayışının yeni bir aşamaya geçtiğini söyledi.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin İlanıyla Tarihî Dönüşüm Tamamlandı
Konferansta 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun millî egemenlik açısından taşıdığı öneme de değinildi.
Yürektürk, anayasada yer alan "Hâkimiyet bilâkayduşart milletindir" hükmünün yeni devletin meşruiyet temelini oluşturduğunu belirtti.
1922 yılında saltanatın kaldırılmasıyla yönetimdeki ikili yapının sona erdiğini ifade eden Yürektürk, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilan edilmesiyle yeni devletin yönetim biçiminin resmen belirlendiğini kaydetti.
Böylece Osmanlı modernleşmesiyle başlayan ve Millî Mücadele döneminde güçlenen millî egemenlik anlayışının Cumhuriyetin ilanıyla yeni bir kurumsal yapıya kavuştuğu vurgulandı.
AKÜ'deki Konferans Soru-Cevap Bölümüyle Sona Erdi
Afyon Kocatepe Üniversitesinde düzenlenen konferansta, Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan siyasi ve tarihsel dönüşüm farklı yönleriyle değerlendirildi.
Akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 27 Ekim 2026 13:35 · Kaynak: afyonturkeligazetesi.com