Sürekli kendini geliştirme çabası mutsuz edebilir!
- Günlük yaşamda daha başarılı, sağlıklı ve üretken olma isteği, kişilerin kendilerine yeni hedefler koymasına yol açıyor
- Sabah erken kalkmak, düzenli spor yapmak, daha sağlıklı beslenmek, kitap okumak ve zamanı verimli kullanmak bu hedefler arasında yer alıyor
Günlük yaşamda daha başarılı, sağlıklı ve üretken olma isteği, kişilerin kendilerine yeni hedefler koymasına yol açıyor. Sabah erken kalkmak, düzenli spor yapmak, daha sağlıklı beslenmek, kitap okumak ve zamanı verimli kullanmak bu hedefler arasında yer alıyor.
Kişisel gelişim başlığı altında benimsenen bu alışkanlıklar, kişiye iyi hissettirdiği ve yaşamını kolaylaştırdığı sürece yararlı birer adım olarak değerlendiriliyor.
Ancak hedeflerin sayısı arttıkça ve kişi kendi değerini bu hedefleri ne ölçüde yerine getirdiğine göre belirlemeye başladıkça, gelişme çabası farklı bir anlam kazanabiliyor. Uzman Psikolog M. Utku Tohumcu, sürekli daha iyi olma düşüncesinin zamanla kişiyi motive etmek yerine yorabileceğine dikkat çekti.
Tohumcu, kendini geliştirme arzusunun kişinin mevcut halinden memnun olmaması ve kendisini sürekli düzeltmesi gerektiği düşüncesine dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Gelişim hedefleri yetersizlik hissini besleyebilir
İnsanların çevrelerinden ve günlük yaşamın akışından sık sık daha fazlasını yapmaları gerektiği mesajını aldığını belirten Tohumcu, bu mesajların kişisel hedefler üzerinden de kendini gösterebildiğini söyledi. Kişi bir alışkanlık edinmek ya da yeni bir konuda ilerlemek isterken, bir süre sonra bunu kendisine yönelik bir zorunluluk gibi algılayabiliyor.
Tohumcu, gelişim çabasının kişinin kendisini sürekli eksikleri üzerinden değerlendirdiği bir sürece dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Yeni beceriler edinmenin, alışkanlıkları değiştirmenin ve yaşam kalitesini artırmaya çalışmanın olumlu olabileceğini kaydeden Tohumcu, sorunlu hale gelen noktanın kişinin hayatını bitmeyen bir yapılacaklar listesi gibi görmesi olduğunu dile getirdi.
Uzman Psikolog Tohumcu, kişisel gelişim konusunda şu değerlendirmede bulundu:
'Sabah daha erken kalkmak, daha sağlıklı beslenmek, daha çok kitap okumak, daha üretken olmak, spor yapmak, meditasyon yapmak, sınır koymak, daha iyi iletişim kurmak ve daha az telefon kullanmak… Hayatımızın neredeyse her alanında bize aynı mesaj veriliyor:'Daha iyisini yapabilirsin.' İlk bakışta motive edici görünen bu cümle, bazen fark etmeden'Şu an olduğun halin yeterli değil' anlamına dönüşebiliyor. İşte sorun tam da burada başlıyor. Kendini geliştirmek ile kendini sürekli düzeltmek aynı şey değil.'
Bir hedefin ardından yenisi geliyor
Kişinin ulaştığı bir hedefin ardından kendisine yeni bir hedef belirlemesinin zamanla kesintisiz bir çabaya dönüşebileceğini anlatan Tohumcu, bu döngüde dinlenmeye ve mevcut başarıyı fark etmeye yer kalmayabileceğini söyledi. Bir hedef tamamlanır tamamlanmaz sıradaki hedefe yönelmek, kişinin yaptığı şeylerden aldığı tatmini azaltabiliyor.
Tohumcu, böyle bir yaklaşımın yaşamı deneyimlemekten çok, sürekli tamamlanması gereken bir projeye çevirebileceğine işaret etti. Kişinin zamanını ve enerjisini yalnızca daha iyi bir performans ortaya koymaya ayırmasının, kendisiyle kurduğu ilişkiyi de etkileyebileceğini belirtti.
Bu nedenle hedeflerin kişiye ne kattığının yanı sıra, hedeflere ulaşamadığında kendisine nasıl davrandığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.
Hata, kişinin bütününü tanımlamamalı
Mükemmeliyetçilikle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tohumcu, bunun yalnızca yüksek başarı hedeflemekten ibaret olmadığını söyledi. Kişinin değerini aldığı sonuçlara, performansına ya da hata yapmamasına bağlamasının kaygıyı artırabileceğini ifade etti.
Bir sınavdan düşük not alan kişinin, hazırlık sürecini değerlendirip bir sonraki sınav için farklı bir yol belirleyebileceğini anlatan Tohumcu, bu deneyimin kişinin kendisini bütünüyle yetersiz ilan etmesine dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Aynı yaklaşımın ilişkilerde yaşanan sorunlar için de geçerli olduğunu belirten Tohumcu, yapılan bir davranışın eleştirilebileceğini ancak tek bir hatanın kişinin tüm kişiliği hakkında hüküm vermek için kullanılmaması gerektiğini kaydetti.
Tohumcu, hedeflere ulaşılamadığında verilen tepkinin önemini şu sözlerle anlattı:
'Bir sınavdan düşük aldığımızda'Bu kez iyi hazırlanamadım, bir dahaki sefere farklı çalışabilirim' diyebiliyor muyuz? Yoksa hemen'Ben zaten beceriksizim' noktasına mı geliyoruz? Bir ilişkide hata yaptığımızda davranışımızı eleştirebiliyor muyuz, yoksa bütün kişiliğimizi mi yargılıyoruz?
Asıl mesele yüksek hedefler koymak olmayabilir. Asıl mesele, hedefe ulaşamadığımızda kendimize nasıl davrandığımızdır.'
Öz şefkat, hataları görmezden gelmek değil
İnsanların yakınlarına karşı daha sabırlı ve anlayışlı davranırken kendi hatalarında daha sert bir iç ses geliştirebildiğine dikkat çeken Tohumcu, kişinin kendisiyle kurduğu iletişimin de fark edilmesi gerektiğini söyledi. Yakın bir arkadaş aynı güçlüğü yaşadığında ona gösterilen anlayışın, kişinin kendisine de yöneltilebileceğini belirtti.
Tohumcu, öz şefkatin kişinin hatalarını yok sayması, sorumluluk almaması ya da kendisini sürekli övmesi anlamına gelmediğini ifade etti. Bu yaklaşımın, başarısızlık veya yetersizlik hissedilen anlarda kişinin kendisine düşmanca yaklaşmak yerine, yaşadığı durumu anlayışla ve gerçekçi biçimde ele almasını içerdiğini kaydetti.
'Yakın bir arkadaşımız aynı hatayı yaptığında ona'Olabilir, herkes hata yapar. Bir dahaki sefere daha farklı davranırsın' diyebiliriz. Ancak aynı şeyi kendimiz yaptığımızda zihnimizin sesi değişebilir.'Bunu nasıl yaptın?
Yine mahvettin. Sen zaten hep böylesin' diyebiliriz. Kendimize neden bir arkadaşımıza davrandığımız kadar iyi davranamıyoruz?' diyen Tohumcu, öz şefkatin daha sağlıklı bir değişim sürecine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Değişim isteğinin kaynağını sorgulayın
Kişinin kendisini kabul etmesinin değişmekten vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Tohumcu, burada belirleyici olanın değişim arzusunun hangi düşünceden beslendiği olduğunu söyledi. Kişi bir davranışını gerçekten istediği ya da kendisine iyi geleceğini düşündüğü için değiştirebilir.
Ancak mevcut halini yeterli bulmadığı ve böyle kalırsa değerli olmayacağı endişesiyle de aynı hedeflerin peşinden gidebilir.
Tohumcu, iki farklı motivasyonun dışarıdan benzer görünebileceğini, ancak kişinin iç konuşmasında ayrıştığını ifade etti. Spor yapmak, kitap okumak ya da kariyer hedefleri belirlemek her iki durumda da mümkün. Fakat bu adımların kişinin kendisine iyi bakma arzusundan mı, yoksa yetersiz kalma korkusundan mı kaynaklandığının anlaşılması önem taşıyor.
Uzman Psikolog Tohumcu, kişinin kendisine şu soruyu yöneltmesini önerdi:
'Hayatımda değiştirmek istediğim şeyleri gerçekten istediğim için mi değiştiriyorum? Yoksa olduğum halimi yeterli bulmadığım için mi? Çünkü bu iki motivasyon dışarıdan birbirine çok benzeyebilir. İkisi de spor yapabilir, kitap okuyabilir ve kariyer hedefleri koyabilir.
Ama içlerindeki ses farklıdır. Birinde'Kendime iyi bakmak istiyorum' düşüncesi vardır. Diğerinde ise'Böyle kalırsam yeterli olmayacağım' düşüncesi bulunur. Uzun vadede bu fark, psikolojik olarak oldukça önemlidir.'
Dinlenmek de yaşamın doğal bir parçası
Psikolojik açıdan iyi olmanın kişinin kendisini durmadan yeniden şekillendirmesi anlamına gelmediğini belirten Tohumcu, insanların her gün aynı düzeyde üretken ya da başarılı olamayabileceğini söyledi. Bazı günler ilerleme kaydetmenin, bazı günler zorlanmanın, bazen de yalnızca dinlenmeye ihtiyaç duymanın olağan olduğunu ifade etti.
Her gün daha iyi bir versiyona dönüşme zorunluluğu hissetmenin kişiyi baskı altında bırakabileceğini dile getiren Tohumcu, kişinin zaman zaman bulunduğu haliyle de yeterli olduğunu hatırlamasının önemine değindi. Tohumcu,'Her gün kendimizin daha iyi bir versiyonuna dönüşmek zorunda değiliz' diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
'Bazı günler gelişebiliriz, bazı günler gerileyebiliriz. Bazı günler hiçbir şey yapmadan sadece yorulmuş olabiliriz. Ayrıca bütün bunlar insan olmanın bir parçasıdır. Çünkü psikolojik olarak iyi olmak, kendimizi sürekli yeniden inşa etmek değil; bazen olduğumuz halimizle de yeterince iyi olduğumuzu hatırlayabilmektir.'
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: Kilis/Musabeyli
Yayın: 07 Kasım 2026 12:24 · Kaynak: gundemedirne.com