Cumhuriyet Günü Doğdu, Demokrasi Yolunda Katledildi: Cumhur Keskin
- Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Hakkâri Milletvekili olarak demokratik siyaset yolunda yürüdü
- Hukukçu, gazeteci ve siyasetçi Cumhur Keskin, 14 Ocak 2000’de Van’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti
Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Hakkâri Milletvekili olarak demokratik siyaset yolunda yürüdü. Hukukçu, gazeteci ve siyasetçi Cumhur Keskin, 14 Ocak 2000’de Van’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Cumhuriyet’in doğum gününde başlayan ömrü, geride derin bir acı ve unutulmayan bir hatıra bıraktı.
Bazı hayatlar, daha ilk gününden itibaren tarihle iç içe geçer. Cumhur Keskin’in hikâyesi de 29 Ekim 1948 sabahı Hakkâri’de başladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünde dünyaya gelen Keskin’e, bu anlamlı günün hatırasını taşıyan Cumhur adı verildi.
Babası Reşit Keskin, o dönemde Hakkâri Belediye Başkanıydı. Cumhuriyet Bayramı törenlerinde, dönemin Valisi merhum Cahit Ortaç ile birlikte bulunuyordu. Saat 09.00’da gelen doğum haberi, tören alanında sevinçle karşılandı. Cumhuriyet’in yıl dönümünde dünyaya gelen bebeğin adı, günün anlamıyla özdeşleşti.
Yıllar sonra Cumhur Keskin, yalnızca adıyla değil; hukuk, basın ve siyaset alanlarında üstlendiği sorumluluklarla da Hakkâri’nin yakın tarihinde yerini aldı.
DEMOKRATİK SİYASET YOLUNDA BİR HAYAT Cumhur Keskin, 1975 yılında Hakkâri’de avukatlığa başladı. Hayatı boyunca siyaseti bir ticaret alanına dönüştürmeden, gerçekçilik, demokrasi ve hukuk ilkelerinden taviz vermeden gerçek bir avukatlık ve milletvekilliği yaptı.
Hukukçu kimliğiyle mesleki yaşamını sürdürürken, halkın sesini duyurmayı amaçlayan basın çalışmalarına da yöneldi. 1976 yılında Hakkâri Halkın Sesi Gazetesi’ni kurdu. Gazete, onun memleketine yönelik çalışmalarının önemli bir parçası oldu.
Siyasi yaşamında Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) saflarında yer alan Keskin, 1987 yılında Hakkâri milletvekili seçildi. Böylece hukuk ve basın alanındaki çalışmalarını parlamentoya taşıdı; demokratik siyaset içinde Hakkâri’yi temsil etti.
Onun yaşamına ilişkin dönemin haberlerinde, erdemli duruşuyla tanındığı ve siyasetin ticaretini yapmadığı vurgulanıyordu. Dürüstlüğü, hukuk ve demokrasiye bağlılığıyla öne çıkan Cumhur Keskin, alt kesimlerden toplumun geneline kadar sevilen ve saygı duyulan bir isimdi.
Hakkâri halkı, onun samimi kişiliğini, halktan yana duruşunu ve dürüst mücadelesini hiçbir zaman unutmadı.
Cumhuriyetçi anlayışıyla özdeşleşen ismi, mesleki kimliği ve siyasi mücadelesiyle hafızalarda yer edindi. Hakkâri’nin onun için yazdığı, onu anlattığı ve hatırasını yaşattığı her satırda, toplumsal sevgisinin ve bıraktığı derin izin izlerini görmek mümkündür.
SHP’NİN 1989 KÜRT RAPORU VE CUMHUR KESKİN’İN TARİHİ ROLÜ Güvenlikçi tedbirler yerine demokrasi ve tavizsiz eşit yurttaşlık anlayışını savunan SHP’nin 1989 tarihli Kürt raporu, Cumhur Keskin’in siyasi mücadelesi açısından da özel bir önem taşıyordu.
Deniz Baykal’ın başkanlığında Diyarbakır milletvekilleri Fuat Atalay ve Hikmet Çetin, Hakkâri Milletvekili Cumhur Keskin ve Ankara Milletvekili Eşref Erdem’den oluşan komisyon tarafından hazırlanan “SHP’nin Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakışı ve Çözüm Önerileri” başlıklı rapor, Parti Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi ve 15 Temmuz 1990’da yayımlandı.
Rapor, Erdal İnönü’nün genel başkanlığı döneminde hazırlandı. Yankısı da rapora gösterilen tepkiler de büyük oldu. Kürt kimliğinin kabulüne ilişkin tespitlerin yanı sıra, raporda pek çok yerde “Kürt sorunu” ifadesi de kullanıldı.
Bu yönüyle rapor, güvenlikçi politikalar yerine demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlık temelinde çözüm arayışının önemli belgelerinden biri olarak tarihe geçti.
Cumhur Keskin, Hakkâri’yi ve bölge halkını yakından tanıyan bir hukukçu ve siyasetçi olarak bu komisyonun en önemli isimlerinden biriydi. Bölgenin gerçeklerini bilen, halkın taleplerini doğrudan taşıyan ve demokratik çözüm arayışını savunan Keskin, Kürt raporunun hazırlanması bakımından bölge için ideal bir isimdi.
Onun katkısı, Hakkâri’nin ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’nun sorunlarının parlamentoda daha açık, daha gerçekçi ve demokratik bir dille ifade edilmesine imkân sağladı.
BİR SİLAHLI SALDIRIYLA YARIM KALAN HAYAT 14 Ocak 2000’de Van’da uğradığı silahlı saldırı, Cumhur Keskin’in yaşamını sona erdirdi. Hukukçu, gazeteci ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Keskin’in ölümü, ardında derin bir acı ve hatırlanmaya devam eden bir hayat hikâyesi bıraktı.
Bir insanın hayatı, yalnızca doğum ve ölüm tarihleri arasına sığdırılamaz. O tarihler arasında verilen emek, savunulan değerler ve topluma bırakılan izler vardır. Cumhur Keskin’in öyküsü de Hakkâri’nin hukuk, basın ve siyaset geçmişinin bir parçası olarak anlamını koruyor.
29 EKİM’DE BİR İSİM, BİR HATIRA, BİR DEMOKRAT Bugün Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken, 29 Ekim’de dünyaya gelen Cumhur Keskin’i de hatırlıyoruz. Cumhuriyet’in ilanını kutlayan bir ülkenin aynı gün doğan evladı, ömrünü hukuk, gazetecilik ve siyaset alanlarında geçirdi; SHP Hakkâri Milletvekili olarak demokratik temsil görevini üstlendi.
Cumhuriyet’in anlamı, yalnızca bir bayram gününde değil; demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine verilen değerde de yaşar. Cumhur Keskin’in hayatı, bu değerler çerçevesinde hatırlanan, siyaseti kişisel çıkar ve kazanç kapısına dönüştürmeyen, dürüst ve erdemli bir Hakkârili siyasetçinin hikâyesidir. 29 Ekim’de doğdu, Cumhuriyet’in adını taşıdı, demokratik siyaset yolunda yürüdü.
Aradan yıllar geçse de bazı isimler, yalnızca geçmişin bir hatırası olarak kalmaz. Doğdukları günle, yaşadıkları mücadeleyle ve geride bıraktıkları izlerle yeniden hatırlanır.
Cumhur Keskin de Cumhuriyet Bayramı’nda hatırlanan, Hakkâri’nin yakın siyasi tarihinde iz bırakmış, toplum tarafından sevilen ve saygıyla anılan isimlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Cumhur Keskin’in hatırası saygıyla yaşasın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 29 Ekim 2026 05:55 · Kaynak: hakkarihabertv.com