Habermetrik
← Ana Sayfa
İzmir 30 Ekim 2026 08:09 · Güncelleme 08:11
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Babacan’dan Basmane Çukuru üzerinden eleştiri: Mesele yolsuzluksa parti fark etmiyor

Babacan’dan Basmane Çukuru üzerinden eleştiri: Mesele yolsuzluksa parti fark etmiyor
Görsel kaynağı: gazeteyenigun.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de Basmane Çukuru’nun satışı üzerinden yöneltilen soruyu yanıtlayarak belediyelerdeki rant ve yolsuzluk tartışmalarına dikkat çekti
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de Basmane Çukuru’nun satışı üzerinden yöneltilen soruyu yanıtlayarak belediyelerdeki rant ve yolsuzluk tartışmalarına dikkat çekti. İmar rantlarının önüne geçilmesi için sağlam yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Babacan, “Mesele yolsuzluksa çoğu yerde parti fark etmiyor” dedi.

SILA ARABACIOĞLU/YENİGÜN- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bir dizi programa katılmak üzere İzmir’e geldi. İzmir’deki temasları kapsamında açıklamalarda bulunan Babacan, 30 Ekim İzmir depreminin altıncı yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgesindeki gelişmeleri değerlendirmek ve depremzedelerin yaşadığı sorunları yerinde incelemek amacıyla kentte bulunduğunu söyledi.

İzmir’in bir deprem kenti olduğuna dikkat çeken Babacan, kentin depreme karşı hızlı bir şekilde hazırlanması gerektiğini vurguladı. Basmane Çukuru’nun satışıyla ilgili soruyu yanıtlayan Babacan, belediyelerdeki rant ilişkileri ve imar uygulamaları üzerinden yolsuzluk eleştirisi yaptı.

Rantın yoğun olduğu bölgelerde bu tür sorunların yaşandığını savunan Babacan, imar rantlarının önüne geçilmesi için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Mesele yolsuzluksa çoğu yerde parti fark etmiyor” ifadelerini kullandı.

‘İzmir hızlıca depreme hazırlanmalı’ İzmir’in deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Babacan, depreme hazırlık çalışmalarının sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Babacan, “İzmir’de depremin altıncı yıl dönümünde gelişmeleri yerinde incelemek, deprem mağdurları için nelerin yapılıp nelerin yapılmadığını değerlendirmek için buradayız.

Kaza geliyorum demez ama deprem geliyorum diyor. İzmir bir deprem kenti. İzmir çok hızlı bir şekilde depreme hazırlanmalı. Ne yapılması gerektiği tekrar tekrar gözden geçirilmeli” dedi.

‘Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı’ Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya olduğunu savunan Babacan, “Bütün bu kuruluşların başındaki kişilerin derhal görevden alınması gerektiğini söyledik. Piyasada dakikalar içerisinde bile her şey değişebilir.

En az 25-30 kişinin anında görevden alınması gerekirdi. Piyasadan ve devletin içinden gelen farklı isimlerden oluşan bir görev gücü kurulmalıydı. Ancak bunu da yapmadılar. Son kurul dedikleri hantal bir kurul” diye konuştu.

‘Bunu atlatmanın yolu şeffaflık’ Fon vurgununun ardından piyasada yaşanan değer kaybının yalnızca dolandırıcılığa konu olan fonlarla sınırlı kalmadığını belirten Babacan, sanayi kuruluşlarının ve şirketlerin de bu süreçten etkilendiğini söyledi. Şirketlerin değer kaybetmesiyle birlikte yıllarını iş hayatına ve sanayiye vermiş yatırımcıların da zarar gördüğünü ifade eden Babacan, sürecin aydınlatılması için şeffaflık çağrısında bulundu.

Babacan, “Bir an önce listenin açıklanması gerektiğini belirttik. Bugün ne yargı ne de denetleme kurumu düzgün çalışabiliyor. Mutlaka Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulması lazım. Bundan da ısrarla kaçıyorlar. Eğer bu listeyi açıklamaz, komisyonu kurmaz ve olayın üstünü örtmeye devam ederseniz piyasa daha da kötüye gider.

Suçluların en ağır cezayla karşı karşıya kalması lazım” ifadelerini kullandı. Babacan, “Dolandırana, çalana hak ettiği cezayı vermezseniz piyasada hırsızlığın önünü açmış olursunuz. Fırsat varsa çalın, sonra kaçın mesajı vermiş olursunuz.

Bu mesajın verildiği piyasaya yatırım olmaz. Sanmasınlar ki bunu da böyle atlatırız. Bunu atlatamazsınız. Bunu atlatmanın yolu şeffaflıktır” dedi.

‘En büyük bakanlık faiz bakanlığı olmuş’ Türkiye’nin kötü yönetildiğini ve ekonomik sorunların her alanda hissedildiğini belirten Babacan, 2027 yılı bütçesinde en büyük ödeneğin faize ayrıldığını söyledi. Faiz giderlerinin gelecek yıl daha da artabileceğini öne süren Babacan, mevcut kaynakların üretim ve kalkınma yerine faiz ödemelerine yönlendirilmesini eleştirdi.

Babacan, “En büyük bakanlık faiz bakanlığı olmuş. Kurla baktığımızda 70 milyar dolara denk geliyor. Faizleri düşürmenin yolu güvendir. Bu kadar büyük bir kaynağın her sene faize gitmesi büyük bir yazık. Bu faizi hepimiz ödüyoruz.

Bu kaynaklar doğru harcansa ülkemiz kaynaklarını farklı alanlarda kullanabilir” diye konuştu. Türkiye’nin sorunlarının çözümü için üç temel ilkeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Babacan, bunları adalet, liyakat ve istişare olarak sıraladı.

Adaletin yalnızca yargıyla sınırlı olmadığını, sosyal ve eğitim alanlarını da kapsadığını belirten Babacan, devlet yönetiminde dürüst ve liyakatli kadroların görev alması gerektiğini söyledi. Kararların istişare yoluyla alınmasının önemine de değinen Babacan, “Ülke yönetirken üç temel ilkeye uyulması lazım.

Birincisi adalet, ikincisi liyakat, üçüncüsü istişare. Bir karar alırken tartışarak almak gerekiyor. Şu anda bu üç ilkenin üçü de Türkiye’de yerle bir edilmiş durumda” ifadelerini kullandı. Belediye başkanlarının “hizmet için” ifadeleriyle parti değiştirmesi üzerine sorulan soruyu yanıtlayan Babacan, “Burada ‘Bana oy vermezse, merkezi hükümetin hizmetlerini unutun’ demek siyaset de adalet de değil.

Seçimlere kadar partiler rekabet eder ama ülkeyi yönetime yetkisini eline alanlar eşit hizmet götürür. Türkiye’de iktidar bunu unutmuş durumda ama vatandaş bunları kenarı yazıyor. Belediye başkanlarının kendilerini seçen, destek verenlerin iradesinin kutsal olduğu ve mensubu oldukları partinin bütünü olduklarını unutmamaları lazım” dedi.

Basmane üzerinden yolsuzluk eleştiri ‘Basmane Çukuru’nun satışı üzerine sorulan soruyu yanıtlayan Babacan, “Zorla ya da mecburen parti değiştiren belediyelere bakıyorum… Rant nerede çoksa bu işler orada. Bu sadece siyasi mesele değil aynı zamanda bir rant meselesi.

İmar meseleleri, imar rantlarıyla ilgili meseleler sağlam bir yasal düzenleme ile çözülmezse bu sorunlar Türkiye’de bitmez. Yolsuzluğun az olduğu ülkelere baktığımızda nasıl yapıldığını görürüz. İnsan her yerde insan. ‘Toplum bozuldu’ diye bir şey yok.

Bu toplumun mayasında dürüstlük, açıklık ve şeffaflık var. Mesele yolsuzluksa çoğu yerde parti fark etmiyor. Dürüst kalmaya çalışan başkanlarımız var ama çoğu yerde ya yoldan çıkıyorlar ya da çıkarıyorlar. Yolsuzluğun da önceden tedbirleri var.

Ülkeyi yönetenler ‘ben çaldırmayacağım, bu ülkede yolsuzluğu bitireceğim’ diye bir iddia ortaya koymalı. Böyle giderse bir avuç zengin zenginleşmeye fakirler daha da fakirleşmeye devam eder” diye konuştu.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazeteyenigun.com.tr
Haber metni ve görseller gazeteyenigun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kaza · Bölge: İzmir
Yayın: 30 Ekim 2026 08:09 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr
Kaynağı Oku ↗