DSÖ Avrupa Sağlıkta Yapay Zekâ Yol Haritasını Kabul Etti: Eğitim Açığı Dikkat Çekti
- DSÖ Avrupa’nın 53 üye ülkesi sağlıkta yapay zekâ için 2026–2033 yol haritasını kabul etti
- Bölgede sağlık öğrencilerine yapay zekâ eğitimi veren ülkelerin oranı yalnızca beşte bir
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’ndeki 53 üye ülke, yapay zekânın sağlık sistemlerinde güvenli, etkili ve hakkaniyetli biçimde kullanılmasını hedefleyen ilk bölgesel yol haritasını oy birliğiyle kabul etti.
2026–2033 dönemini kapsayan “Sağlıkta Yapay Zekâ Eylem Yol Haritası”, 29 Ekim 2026’da Kopenhag’da düzenlenen DSÖ Avrupa Bölge Komitesi’nin 76. oturumunda kabul edildi.
Kararın dikkat çeken yönlerinden biri ise yapay zekânın sağlık hizmetlerinde kullanım hızıyla sağlık çalışanları ve öğrencilerinin eğitimi arasındaki fark.
DSÖ Avrupa’nın 2024–2025 döneminde 50 üye ülkeden topladığı verilere göre ülkelerin yaklaşık üçte ikisi yapay zekâyı tanı süreçlerinde kullanıyor. Buna karşılık yalnızca her beş ülkeden biri sağlık öğrencilerine yapay zekâ eğitimi verdiğini bildiriyor.
Hâlihazırda çalışan sağlık personeline yapay zekâ eğitimi veren ülkelerin oranı ise yaklaşık dörtte bir düzeyinde.
Yapay zekâ sağlık sistemlerine eğitimden daha hızlı giriyor
DSÖ Avrupa’nın değerlendirmesi, yapay zekânın artık geleceğe ait teorik bir teknoloji olmaktan çıktığını gösteriyor.
Bölgedeki ülkelerin yaklaşık üçte ikisi yapay zekâ araçlarının tanı süreçlerinde kullanıldığını bildirirken ülkelerin yaklaşık yarısında konuşmaya dayalı yapay zekâ uygulamaları da sağlık alanında kullanılıyor.
Buna karşılık eğitim ve yönetişim altyapısı aynı hızla gelişmiş görünmüyor.
DSÖ’nün verilerine göre sağlık öğrencilerine yapay zekâ eğitimi sağlayan ülkelerin oranı yaklaşık yüzde 20. Mevcut sağlık çalışanlarına eğitim veren ülkelerin oranı ise yaklaşık yüzde 25.
Bu fark, sağlık hizmetlerinde kullanılmaya başlayan teknolojiyi değerlendirecek, sınırlarını anlayacak ve hatalı sonuçlarını fark edebilecek insan kaynağının nasıl yetiştirileceği sorusunu öne çıkarıyor.
Yol haritasının dört temel alanı var
Yeni yol haritası yalnızca klinik yapay zekâ araçlarının kullanımını artırmayı amaçlamıyor.
DSÖ Avrupa dört temel öncelik belirledi:
Yönetişim ve liderlik.
Etik, düzenleyici ve hukuki çerçeveler.
Sağlık verileri ve dijital altyapı.
İnsan kaynağı, uygulama kapasitesi ve sürekli öğrenme.
Bu yaklaşım, bir yapay zekâ sisteminin yalnızca teknik olarak çalışmasının sağlık hizmetlerinde kullanılması için yeterli görülmediğini ortaya koyuyor.
DSÖ, araçların güvenliği, klinik etkinliği, hesap verebilirliği, veri güvenliği ve gerçek sağlık hizmetlerindeki performansının da değerlendirilmesini istiyor.
Yalnızca yüzde 8’inde sağlık için özel yapay zekâ stratejisi var
DSÖ’nün bölgesel hazırlık raporundaki başka veriler de sağlık sistemlerindeki düzenleme açığını gösteriyor.
Araştırmaya yanıt veren 50 ülkenin yalnızca dördünde, yani yüzde 8’inde sağlık alanına özel ulusal bir yapay zekâ stratejisi bulunuyordu.
Yedi ülke ise böyle bir strateji geliştirme aşamasında olduğunu bildirdi.
Ülkelerin yarısından azı mevcut yasalarının sağlıkta kullanılan yapay zekâ sistemlerini yeterince kapsayıp kapsamadığını değerlendirmişti.
Yaklaşık yüzde 40’ında sağlıkta yapay zekâ kullanımına ilişkin etik rehber bulunmadığı da bildirildi.
DSÖ’ye göre bu tablo, teknolojinin sağlık sistemlerine giriş hızının düzenleme, eğitim ve denetim kapasitesini bazı ülkelerde geride bıraktığını gösteriyor.
Tıp eğitiminde hangi beceriler öne çıkabilir?
Yeni yol haritası tıp fakülteleri için tek tip veya zorunlu bir ders programı belirlemiyor.
Bunun yerine ülkelerin ve kurumların yapay zekâ okuryazarlığını sağlık iş gücü kapasitesinin bir parçası hâline getirmesini hedefliyor.
Bu yaklaşım, gelecekte tıp ve sağlık bilimleri öğrencilerinin yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmayı değil, bu araçların ürettiği sonuçları eleştirel biçimde değerlendirmeyi de öğrenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Örneğin bir klinik yapay zekâ sisteminin hangi veriyle eğitildiği, belirli hasta gruplarında hata yapıp yapmadığı, kişisel sağlık verilerini nasıl kullandığı ve verdiği öneriden kimin sorumlu olduğu giderek daha önemli eğitim başlıkları hâline geliyor.
Bu nedenle yapay zekâ eğitiminin yalnızca “hangi komut nasıl yazılır?” düzeyinde ele alınması yeterli olmayabilir.
Hasta güvenliği yol haritasının merkezinde
DSÖ Avrupa, yapay zekânın hastalıkların daha erken belirlenmesine, hastaların durumundaki kötüleşmenin daha hızlı fark edilmesine ve sağlık çalışanlarının idari yükünün azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Ancak kurum, bir sistemin yaygın biçimde kullanılmasından önce güvenli ve etkili bakım sağladığına ilişkin kanıt bulunması gerektiğini özellikle vurguluyor.
Yapay zekâ hatalarının sorumluluğunun kimde olacağı da yol haritasının önemli başlıklarından biri.
Bir yapay zekâ sisteminin yanlış öneri üretmesi durumunda teknoloji geliştiricisinin, sağlık kuruluşunun veya sağlık çalışanının sorumluluğunun nasıl belirleneceği birçok ülkede hâlâ tam olarak çözülmüş değil.
Türkiye ve tıp fakülteleri açısından ne anlama geliyor?
Türkiye, DSÖ Avrupa Bölgesi’nin 53 üye ülkesinden biri.
Ancak yeni yol haritasının kabul edilmesi, Türkiye’de tıp fakültelerinin müfredatının otomatik olarak değiştiği veya sağlık kuruluşlarında yeni bir yapay zekâ zorunluluğunun yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor.
Yol haritası, ülkelerin kendi sağlık sistemlerine ve mevzuatlarına göre kullanabilecekleri ortak bölgesel politika çerçevesi oluşturuyor.
Bununla birlikte insan kaynağı ve eğitim yol haritasının dört ana ayağından biri olduğu için tıp fakülteleri, sağlık bilimleri üniversiteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri açısından doğrudan önem taşıyor.
Türkiye’deki üniversiteler açısından temel soru, öğrencilerin yapay zekâ sistemlerini yalnızca kullanan değil; doğruluğunu sorgulayabilen, etik sınırlarını bilen ve hasta güvenliği açısından değerlendirebilen sağlık profesyonelleri olarak nasıl yetiştirileceği.
SBÜ gibi geniş sağlık eğitimi ağı bulunan üniversiteler açısından da yol haritası, yapay zekâ okuryazarlığının tıp, diş hekimliği, hemşirelik ve diğer sağlık programlarındaki yerine ilişkin yeni bir değerlendirme alanı oluşturuyor. Ancak DSÖ kararı herhangi bir üniversiteye özel yükümlülük getirmiyor.
2033’e kadar ne olacak?
Yol haritası 2026–2033 dönemini kapsıyor.
DSÖ Avrupa, ülkelerin yapay zekâyı ulusal sağlık politikalarına entegre etmesini, kurumların sorumluluklarının açık biçimde tanımlanmasını, sürdürülebilir yatırımlar yapılmasını ve gerçek yaşamda kullanılan sistemlerin düzenli olarak değerlendirilmesini hedefliyor.
Üye ülkeler ayrıca yol haritasının uygulanmasını desteklemek üzere DSÖ bünyesinde yapay zekâ konusunda yeni bir ofis kurulmasını destekledi.
Yol haritasının uygulanmasına ilişkin ara değerlendirme 2029’da yapılacak.
Bu nedenle 29 Ekim’de alınan karar, sağlıkta yapay zekânın kontrolsüz biçimde hızlandırılmasına yönelik bir çağrıdan çok; teknoloji yaygınlaşırken eğitim, kanıt, etik, veri güvenliği ve hesap verebilirliğin aynı anda geliştirilmesi gerektiğine ilişkin ortak bir politika çerçevesi niteliğinde.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 02 Kasım 2026 04:25 · Kaynak: tibbiyebulteni.com