Türk Milliyetçiliği ve Ziya Gökalp
- Milliyetçilik akımlarının dünyaya yayılışı 1789 Fransız ihtilali ile başlar
- Osmanlı İmparatorluğu da 18
Milliyetçilik akımlarının dünyaya yayılışı 1789 Fransız ihtilali ile başlar. Osmanlı İmparatorluğu da 18. yüzyılın sonlarından itibaren milliyetçilik akımlarından etkilenmeye başlar. 19. yüzyılda milliyetçilik akımları hız kazanır.
Osmanlı İmparatorluğunun Batı dünyası karşısında geri kalmasıyla milliyetçilik artık önü alınamaz bir hareket hâline dönüşür.
Batı karşısında geri kalan Osmanlıda birtakım fikir hareketleri ile İmparatorluğu kurtarma çabasına girişilmiştir. Osmanlıcılık, İslamcılık; Batıcılık hareketlerinin başarısız olması neticesinde en nihayetinde 20. yüzyılın başlarında Türk milliyetçiliği akımı ortaya çıkmıştır.
Ziya Gökalp, Türk milliyetçiliğinin fikir babasıdır. İlk Türk sosyoloğu olan Ziya Gökalp, Türk milliyetçiliği düşüncesini sistematik olarak ele almış ve geliştirmiştir. 20 yüzyılın başlarında biraz zorunlu bir hareket olarak ortaya çıkmak zorundan kalmıştır Türk milliyetçiliği.
Ziya Gökalp “Türkçülüğün Esasları” adlı eserinde Türk milliyetçiliğinin temel umdelerini açıklamıştır. Ziya Gökalp’in milliyetçiliği; saf ırka dayalı bir milliyetçilik değildir, şovenizmin unsurlarını barındırmaz. Gökalp: “Millet; lisanca, dince, ahlakça ve bediiyatça müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir zümredir.”[1] diyerek milliyetçiliği kafatası milliyetçiliğinden tamamen uzaklaştırmıştır.
Bu görüş genç Türkiye Cumhuriyetinin de resmi milliyetçilik görüşü olmuştur. Zira Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp için: “Fikir dünyamın babası!” demektedir.
Türk milliyetçiliğini eserlerinde işleyen Ziya Gökalp Türk milletinin mefkûresinin temel kaynaklarını yine kendi kadim tarihinde araması ve bulması taraftarıdır. Onun için Türk gençlerine ve milletine “Turan” anlayışını aşılamaya çalışmıştır.
Turan anlayışının temelleri bir nevi Oğuz Kağan zamanında atılmıştır. Turancılık anlayışının temeli Oğuz Kağan destanında: “Gün tuğ olsun bize gök çadır.” şeklinde ifade edilir. Ziya Gökalp “Turan” şiirinde bu mefkûreyi benzer şekilde şöyle dile getirir: “Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan / Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan”
Ziya Gökalp, Türk milliyetçiliği görüşlerini halka yaymak ve Türk milletinde milliyetçilik fikrinin oluşmasını sağlamak amacıyla arkadaşları Ali Canip Yöntem ve Ömer Seyfettin’le birlikte 1911 yılında Selanik’te “Genç Kalemler” adlı bir dergi çıkarırlar. Bu derginin çıkmasıyla birlikte Millî Edebiyat Dönemi de başlamış olur.
Millî Edebiyat temel olarak Türk milletinin öz değerlerine yeniden dönmenin adıdır. İslamiyet Öncesi Türk şiirinden başlayarak halk şiiri geleneğini de harmanlayıp yeni bir şiir ve edebiyat anlayışı vücuda getirmişlerdir.
Dil bir milletin kültür hazinesidir. Türk yazı dili, tarihi dönemler içinde farklı dillerden etkilenerek -özellikle Arapça ve Farsça- dönemler içinde zaman zaman anlaşılması güç, ağdalı bir dil hâline gelmiştir. İşte Ziya Gökalp ve arkadaşları ilk önce dilde yenilik için çaba harcamışlardır.
Millî Edebiyat Dönemi’nin dil anlayışını Ömer Seyfettin yazdığı “Yeni Lisan” adlı makalesinde tafsilatıyla izah etmiştir. Dil milliyetçiliğin vazgeçilmez ögesidir. Dilde meydana gelen her köklü değişim gelecek nesillerle olan bağı koparacaktır.
Ziya Gökalp “Lisan” şiirinde: “Güzel dil Türkçe bize, / Başka dil gece bize. / İstanbul konuşması / En sâf, en ince bize.” diyerek Türk yazı dilinde İstanbul ağzının esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Nitekim Cumhuriyet döneminde bu anlayış kabul görmüş ve İstanbul ağzı kültür dili olarak kabul edilmiştir.
Ziya Gökalp, dilde meydana gelen yeniliği konu bakımından da desteklemektedir. Edebi eserlerde, şiirde millî geleneklerin yeniden canlandırılması hususunda son derece gayretlidir. Sanatın da milli değerleri taşıması ve Türk kültüründen esinlenmesi gerektiğini “Sanat” şiirinde şöyle dile getiriyor: “Aruz sizin olsun, hece bizimdir, / Halkın söylediği Türkçe bizimdir, / Leyl sizin, şeb sizin, gece bizimdir, /Değildir bir mana üç ad’a muhtaç.” söylemi ile kendi köklerinden beslenen yeni edebiyatının müjdesini vermiştir.
Gökalp, Türk milliyetçiliği meşalesini yakan ve o meşaleyi gelecek nesillere aktarırken “kökü mazide olan atiler” yetirmek gayesinde olan büyük bir Türk milliyetçisidir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Elazığ/Alacakaya
Yayın: 27 Ekim 2026 04:07 · Kaynak: elazigfirat.com