Burdur neden Valisine sahip çıktı? Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın Burdur ile kurduğu gönül bağı
- Son günlerde Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın adının da dahil edildiği tartışmalar kent gündemini hareketlendirirken, Burdur’dan Vali Tülay Baydar Bilgihan’a destek veren sesler yükseldi
- Bu desteğin arkasında ise yalnızca son günlerde yaşananlar değil; yaklaşık iki yıldır çocuklardan yaşlılara, üreticiden esnafa, şehit ailelerinden gazilere kadar toplumun farklı kesimleriyle kurulan temas ve Burdur için ortaya konulan çalışma anlayışı bulunuyor
Son günlerde Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın adının da dahil edildiği tartışmalar kent gündemini hareketlendirirken, Burdur’dan Vali Tülay Baydar Bilgihan’a destek veren sesler yükseldi. Bu desteğin arkasında ise yalnızca son günlerde yaşananlar değil; yaklaşık iki yıldır çocuklardan yaşlılara, üreticiden esnafa, şehit ailelerinden gazilere kadar toplumun farklı kesimleriyle kurulan temas ve Burdur için ortaya konulan çalışma anlayışı bulunuyor.
BURDUR’UN İLK KADIN VALİSİ OLARAK GÖREVE BAŞLADI Tülay Baydar Bilgihan, 19 Eylül 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Burdur Valiliği’ne atandı ve 25 Eylül 2024’te görevine başladı. Böylece Burdur’un ilk kadın valisi oldu.
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın Burdur’daki görevinin ilk gününde verdiği mesaj aslında sonraki dönemde izleyeceği yönetim anlayışının da çerçevesini çiziyordu. Şehit aileleri ve gaziler başta olmak üzere çocuklar, engelliler, yaşlılar ve devletin desteğine ihtiyaç duyan vatandaşlarla daha fazla bir arada olacağını ifade etti.
Aradan geçen yaklaşık iki yıllık süreçte Burdur, Vali Tülay Baydar Bilgihan’ı yalnızca makamında değil; köyde, tarlada, pazarda, okulda, etkinliklerde ve vatandaşların arasında gördü. Valilik makamı devletin şehirdeki en yüksek temsil noktası.
Ancak vatandaş açısından devletin anlamı çoğu zaman makam odasından çok, ihtiyaç duyduğu anda karşısında gördüğü yöneticiyle şekilleniyor. Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın Burdur’daki görev sürecinde öne çıkan yönlerinden biri de bu temas oldu.
Köylerde üretici kadınlarla aynı masaya oturması, tarlada çalışanlarla buluşması, pazar esnafıyla sohbet etmesi, çocukların bulunduğu sınıflara girmesi ve vatandaşlarla doğrudan temas kurması bu yaklaşımın sahadaki görüntülerine dönüştü. Çocukla çocukların dünyasından, üreticiyle üretimden, esnafla çarşının sorunlarından konuşabilen bir idare anlayışı Burdur’da karşılık buldu.
Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın görev süresindeki temas alanı toplumun belirli bir kesimiyle sınırlı kalmadı. Çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, üreticiler, esnaf, sanayiciler, kamu çalışanları ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirilen buluşmalar, Valiliğin toplumla kurduğu ilişkinin farklı alanlara yayılmasını sağladı.
Özellikle çocuklarla kurduğu sıcak iletişim, okul ve eğitim ortamlarındaki ziyaretlerinde kendisini gösterdi. Gençlerin eğitimden spora uzanan alanlarda desteklenmesi, Burdur’un geleceğine yapılacak yatırımın yalnızca fiziki yatırımlardan ibaret olmadığı anlayışını ortaya koydu.
Çünkü bir şehre değer katmak sadece yol, bina veya tesis yapmakla ölçülmüyor. O şehirde yaşayan insanın kendisini görülmüş, dinlenmiş ve o şehrin geleceğinin bir parçası olarak hissetmesi de kamu yönetiminin önemli görevlerinden biri.
Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın hassasiyet gösterdiği alanların başında şehit aileleri ve gaziler geldi. Şehit ailelerini evlerinde ziyaret eden, gazilerle bir araya gelen ve milli günlerde bu ailelerle aynı programlarda bulunan Vali Tülay Baydar Bilgihan, devletin vefa sorumluluğunu sahada göstermeye çalıştı.
Bu ziyaretler protokol programlarının ötesinde bir anlam taşıyor. Devlet adına kapısı çalınan bir şehit annesinin elini tutmak, bir gaziyi dinlemek ve onların yalnız olmadığını hissettirmek, kamu idaresinin insani tarafını ortaya koyuyor.
Burdur’un önündeki mesele yalnızca günlük kamu hizmetlerinin yürütülmesi değil. Kentin sahip olduğu tarım, hayvancılık, doğal taş, eğitim ve turizm potansiyelinin yanında kültürel mirasının, sanatının ve sosyal hayatının da geleceğe taşınması gerekiyor.
Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın görev döneminde kültür, sanat, eğitim, spor ve sosyal faaliyetlerin kamu yönetiminin gündeminde tutulması da bu açıdan önem taşıyor. Geleneksel el sanatlarından kültürel mirasa uzanan etkinlikler, öğrenciler ve gençlere yönelik çalışmalar, spor organizasyonları ve Burdur’un değerlerinin görünürlüğünü artırmaya yönelik programlar, “şehir yönetmek” ile “şehre değer katmak” arasındaki farkı ortaya koyan çalışmalar olarak değerlendiriliyor.
Burdur’un ekonomisinin önemli bölümünü tarım, hayvancılık, küçük işletmeler ve sanayi oluşturuyor. Bu nedenle şehrin yöneticisinin üretim sahasını tanıması, sorunları yerinde dinlemesi ve kamu kurumlarını çözüm etrafında bir araya getirmesi büyük önem taşıyor.
Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın üreticilerle tarlada, kadınlarla üretim ortamlarında ve esnafla çarşı-pazarda bir araya gelmesi de bu nedenle yalnızca ziyaret olarak görülmemeli. Bir şehrin ekonomik gerçeklerini anlamanın yolu, o şehrin üreticisinin toprağına, esnafının tezgahına ve sanayicisinin üretim alanına dokunmaktan geçiyor.
Valilik görevinin vatandaşla temas kadar önemli diğer tarafı ise kamu kurumları arasındaki koordinasyon. Devlet hizmetlerinin zamanında ve düzenli yürütülmesi, kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi ve kamu disiplininin korunması valinin temel sorumlulukları arasında bulunuyor.
Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın Burdur’daki yönetim anlayışında da kamu kurumlarının koordinasyonu ve idari disiplin önemli bir yer tuttu. Bu yaklaşım zaman zaman farklı değerlendirmelere ve eleştirilere konu olsa da kamu yönetiminde disiplin ile vatandaşla sıcak temasın aynı anda sürdürülebileceği bir çizgi ortaya konulmaya çalışıldı.
Bir valinin en hassas sorumluluklarından biri de siyasetin doğal işleyişi ile devlet idaresinin tarafsızlığı arasındaki dengeyi korumak. Milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi partiler, bürokrasi, üniversite, meslek kuruluşları ve sivil toplumla çalışırken devletin bütün vatandaşlara eşit mesafede duran idari yapısını korumak gerekiyor.
Valilik makamının gücü de tam olarak burada ortaya çıkıyor: Siyasi tartışmaların tarafı olmak yerine devletin ve şehrin ortak menfaatini temsil etmek. Son dönemde yaşanan tartışmalar ve kamuoyuna yansıyan iddialar, doğal olarak Burdur’daki siyasi ve idari gündemi etkiledi.
Ancak devlet yönetiminde esas olan, tartışmaların kamu hizmetlerinin önüne geçmesine izin vermemek. Bir tarafta kamuoyundaki tartışmalar sürerken diğer tarafta eğitimden güvenliğe, tarımdan sanayiye, kültürden spora kadar şehrin çözüm bekleyen işleri devam ediyor.
Burdur’un ihtiyacı da enerjisini tartışmalarda tüketen değil, şehrin işlerine yönelten bir kamu yönetimi. Son günlerde Vali Tülay Baydar Bilgihan’a yönelik destek mesajlarının arkasındaki tabloyu anlamak için yalnızca bugünkü tartışmaya bakmak yeterli değil.
Yaklaşık iki yıllık dönemde oluşan fotoğrafın tamamına bakmak gerekiyor. Bir tarafta tarladaki üretici kadınlarla aynı kareye giren, pazarda esnafın yanına çömelip sohbet eden bir vali; diğer tarafta çocuklarla aynı masaya oturan, yaşlıların ellerini tutan, şehit ailelerinin kapısını çalan ve gazilerle bir araya gelen bir devlet yöneticisi var.
Bunun yanında sanayiden tarıma, eğitimden turizme, kültürden sanata ve spora kadar Burdur’un sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesi için yürütülen bir kamu mesaisi bulunuyor. İşte Burdur’da bugün Vali Tülay Baydar Bilgihan’a verilen desteğin arkasında, yalnızca son birkaç günde yaşanan tartışmalar değil; zaman içerisinde vatandaşla kurulan bu ilişkinin ve devlet-vatandaş temasının oluşturduğu karşılık var.
Bir şehri yönetmenin ötesinde o şehre inanmak başka bir şey. Burdur küçük olabilir; ancak tarihi, kültürü, tarımı, hayvancılığı, doğal güzellikleri, üniversitesi, sanayisi ve insan kaynağıyla büyük bir potansiyel taşıyor.
Bu potansiyelin ortaya çıkması ise yöneticisinden vatandaşına kadar herkesin aynı şehre inanmasını gerektiriyor. Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın göreve başladığı gün Burdur’u geleceğe taşınabilecek bir marka şehir olarak tarif etmesi de bu bakışın ilk işaretlerinden biriydi.
Bugün Burdur’un ihtiyacı kişilerin etrafında büyüyen tartışmalardan çok; kentin enerjisini yükselten, kurumlarını çalıştıran, insanını dinleyen, değerlerini koruyan ve geleceğine inanan bir ortak irade. Son günlerde yaşananların ardından Burdurluların verdiği mesaj da bu noktada anlam kazanıyor: Devletin makamları tartışmalarla değil, hizmetle; şehirler ise ayrışmayla değil, kendilerine duyulan inançla büyüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Burdur
Yayın: 15 Eylül 2026 12:12 · Kaynak: burdurgazetesi.com