Ankara’da ‘lanetli’ olduğu iddia edilen terk edilmiş yapılar
- Ankara’nın terk edilmiş köyleri, ıssız konakları ve hayalet binaları yıllardır ürkütücü hikâyelere konu oluyor
- Peki, başkentin korkutan şehir efsanelerinin ardında hangi gerçekler yatıyor?
Ankara’nın farklı noktalarında bulunan terk edilmiş köyler, yıllarca tamamlanamayan inşaatlar ve kullanılmayan tarihî yapılar, zaman içinde ürkütücü hikâyelere konu oldu. Kimileri “cinli köy” olarak anıldı, kimileri ise “hayalet bina” söylentileriyle gündeme geldi.
Peki, başkentteki bu yapıların ardında gerçekten gizemli olaylar mı var, yoksa anlatılanlar birer şehir efsanesi mi? Ankara, tarihî yapıları ve modern kent yaşamının yanı sıra yıllarca boş kalan binalarıyla da dikkat çekiyor.
Issız sokaklar, yıkılmaya yüz tutmuş konaklar ve yarım kalan dev projeler, zamanla çeşitli söylentilerin ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle sosyal medyada paylaşılan hikâyeler, bazı yapıların “lanetli” veya “perili” olarak tanınmasına yol açtı.
Ancak bu iddiaların büyük bölümü somut kanıtlara dayanmıyor. Başkentte korkutucu hikâyelerle anılan yapıların geçmişine bakıldığında, terk edilmelerinin ardında çoğunlukla ekonomik sorunlar, doğal afet riskleri ve şehirleşme süreçleri bulunuyor.
SİNCAN'DAKİ KAYI KÖYÜ NEDEN “CİNLİ KÖY” OLARAK ANILIYOR?Ankara'nın Sincan ilçesinde bulunan eski Kayı köyü, başkentin en çok konuşulan terk edilmiş yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Şehir merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki köy, boş evleri ve duvarlarında bulunan “Cinli köy” yazıları nedeniyle çeşitli söylentilere konu oldu.
Oğuzların Kayı boyundan adını alan yerleşim yerinde, geçmişte yaşayan ailelerin zamanla bölgeden ayrılmasıyla çok sayıda yapı kullanılmaz hale geldi. Köyün sessizliği ve terk edilmiş görüntüsü, özellikle meraklı ziyaretçilerin ve sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekti.
Ancak köyün eski sakinleri, anlatılan doğaüstü hikâyelerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Emekli öğretmen Hidayet Uluşan, yerleşimin boşalmasında heyelan tehlikesinin, alan darlığının ve çevresel sorunların etkili olduğunu ifade etti.
Köylülerden Ahmet Demirtaş da cin söylentilerinin asılsız olduğunu dile getirdi. BAŞKENTİN “HAYALET BİNALARI” YILLARCA TAMAMLANMAYI BEKLEDİAnkara'nın çeşitli semtlerinde yarım kalan inşaatlar da zamanla kent efsanelerinin bir parçası haline geldi.
Özellikle Gaziosmanpaşa'daki Uğur Mumcu Caddesi üzerinde bulunan ve 1984 yılında yapımına başlanan otel projesi, uzun yıllar tamamlanamamasıyla dikkat çekti. İnşaatın üzerinde kalan dev vinç, yapıyı Ankara'nın en çok konuşulan atıl binalarından biri haline getirdi.
Ekonomik anlaşmazlıklar, finansman sorunları ve proje değişiklikleri nedeniyle çalışmaların yıllarca sonuçlandırılamadığı belirtildi.29 Eylül 2012 tarihli Ankara Hürriyet kaynaklı haberde, başkentteki bazı atıl yapıların vatandaşlar tarafından “Perili Köşk” ve “Hayalet Bina” gibi isimlerle anıldığı aktarıldı. Bununla birlikte, Gaziosmanpaşa'daki otelin doğrudan perili olarak adlandırıldığına ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor.
ÇANKAYA'DAKİ 400 YILLIK KONAK YANGINLA HARABEYE DÖNDÜÇankaya ilçesindeki Aziziye Mahallesi Kuloğlu Sokak'ta bulunan yaklaşık 400 yıllık ahşap konak da başkentin geçmişte metruk görüntüsüyle gündeme gelen tarihî yapıları arasında yer aldı. Geçmiş yıllarda restoran olarak da kullanılan iki katlı konak, 2017 yılında çıkan yangında büyük zarar gördü.
İtfaiyenin müdahalesine rağmen yapı kullanılamaz hale geldi. Daha sonraki yıllarda ise tarihî binanın korunmasına ilişkin çağrılar yapıldı. Konağın uzun geçmişi, mimarisi ve yangından sonra ortaya çıkan görüntüsü dikkat çekse de hakkında doğrulanmış bir paranormal olay kaydı bulunmuyor.
Yapı, gizemli hikâyelerden çok Ankara'nın korunması gereken tarihî mirasının karşılaştığı sorunları gündeme getiriyor. ÇANKAYA'DAKİ 400 YILLIK KONAK YANGINLA HARABEYE DÖNDÜÇankaya ilçesindeki Aziziye Mahallesi Kuloğlu Sokak'ta bulunan yaklaşık 400 yıllık ahşap konak da başkentin geçmişte metruk görüntüsüyle gündeme gelen tarihî yapıları arasında yer aldı.
Geçmiş yıllarda restoran olarak da kullanılan iki katlı konak, 2017 yılında çıkan yangında büyük zarar gördü. İtfaiyenin müdahalesine rağmen yapı kullanılamaz hale geldi. Daha sonraki yıllarda ise tarihî binanın korunmasına ilişkin çağrılar yapıldı.
Konağın uzun geçmişi, mimarisi ve yangından sonra ortaya çıkan görüntüsü dikkat çekse de hakkında doğrulanmış bir paranormal olay kaydı bulunmuyor. Yapı, gizemli hikâyelerden çok Ankara'nın korunması gereken tarihî mirasının karşılaştığı sorunları gündeme getiriyor.
ANKAPARK'IN SESSİZLİĞİ ANKARA'NIN GÜNDEMİNDEN DÜŞMEDİAtatürk Orman Çiftliği arazisinde kurulan Ankapark, uzun süre kullanılmayan devasa eğlence üniteleri ve boş alanlarıyla Ankara'nın en dikkat çekici atıl projelerinden biri olarak gündemde kaldı. Büyük beklentilerle hayata geçirilen tema parkı, işletme sürecinde yaşanan sorunların ardından kapandı.
Dev oyuncakların ve özellikle dinozor figürlerinin bulunduğu alan, kullanılmadığı dönemde terk edilmiş bir eğlence parkını andıran görüntüsüyle dikkat çekti. Ancak Ankapark'ın güncel durumu geçmiş yıllardan farklı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ağustos 2026'da alanın ücretsiz olarak vatandaşların kullanımına açıldığını duyurdu.
Parkta Kadın Emeği Pazarı gibi etkinlikler düzenlenmeye başlandı. Bununla birlikte lunapark bölümündeki bazı oyuncak üniteleri hizmete alınmadı. Ankapark hakkında doğrulanmış bir lanet veya paranormal olay iddiası bulunmuyor.
Yapı, daha çok Ankara'nın yakın geçmişindeki tartışmalı ve uzun süre atıl kalmış projeler arasında değerlendiriliyor. HIDIRLIKTEPE'DEKİ DEV ANIT NEDEN TAMAMLANAMADI?Altındağ ilçesindeki Hıdırlıktepe bölgesinde yükselen Cumhuriyet'in 100.
Yılı Şükran Anıtı ve çevre düzenleme projesi de tamamlanma sürecinin uzamasıyla kamuoyunun gündemine geldi. Cumhuriyet'in 100. yılı anısına planlanan proje kapsamında iki büyük anıtsal yapı ve geniş bir rekreasyon alanı oluşturulması hedeflendi.
Ancak çalışmaların öngörülen takvimde sonuçlanmaması eleştirilere neden oldu. Ekim 2026 tarihli haberlerde projenin henüz tamamlanmadığı ve bölgedeki yapıların geleceğinin tartışılmaya devam ettiği belirtildi. Projenin maliyetine ilişkin farklı rakamlar gündeme gelirken, 2,2 milyar liralık tutarın yalnızca anıtın maliyeti olmadığı, daha geniş kapsamlı dönüşüm çalışmalarıyla ilişkilendirildiği yönünde açıklamalar yapıldı.
Hıdırlıktepe'deki yapıların da paranormal olaylarla bağlantısını gösteren güvenilir bir bilgi bulunmuyor. Bölge, korku söylentilerinden ziyade tamamlanmayan projeler ve şehir planlaması tartışmalarıyla öne çıkıyor. ANKARA'NIN TERK EDİLMİŞ YAPILARINDAKİ GİZEMİN PERDE ARKASIAnkara'da terk edilmiş yapılara ilişkin anlatılar, geçmişte yaşanan gerçek olaylarla zaman içinde ortaya çıkan şehir efsanelerinin birbirine karışabildiğini gösteriyor.
Boş evler, karanlık koridorlar ve yıllarca kullanılmayan binalar, söylentilerin yayılmasına elverişli bir ortam oluştursa da bunlar paranormal olayların yaşandığını kanıtlamıyor. Sincan'daki Kayı köyünün boşalmasında yerleşim koşulları ve heyelan riski öne çıkarken, Gaziosmanpaşa'daki otel projesi ekonomik sorunlarla, Çankaya'daki tarihî konak ise yangın ve koruma tartışmalarıyla gündeme geldi.
Ankapark ve Hıdırlıktepe örneklerinde de şehir planlaması, işletme ve proje süreçleri belirleyici oldu. Başkentte yıllardır anlatılan ürkütücü hikâyeler merak uyandırmaya devam etse de bu mekânların gerçek geçmişi, çoğu zaman doğaüstü iddialardan çok daha somut toplumsal ve tarihî olaylara dayanıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 29 Ekim 2026 12:23 · Kaynak: yeniankara.com.tr