Mermer Ustası Mehmet Topbaş’ın Turşu Bidonundan Sahneye Uzanan Müzik Serüveni
- Sakarya’nın Geyve ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki mermer ustası Mehmet Topbaş, sıra dışı müzik yolculuğuyla dikkat çekiyor
- Yıllardır mermere şekil veren elleri, aynı zamanda cümbüş, kanun ve ud gibi geleneksel enstrümanlara hayat veriyor
Haberler Geyve Mermer Ustası Mehmet Topbaş’ın Turşu Bidonundan Sahneye Uzanan Müzik Serüveni Mermer Ustası Mehmet Topbaş’ın Turşu Bidonundan Sahneye Uzanan Müzik Serüveni Sakarya Geyveli mermer ustası Mehmet Topbaş (53), çocukken turşu bidonuyla başladığı müzik tutkusunu cümbüş, kanun ve ud ustalığına taşıdı.
0 Beğen Sakarya’nın Geyve ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki mermer ustası Mehmet Topbaş, sıra dışı müzik yolculuğuyla dikkat çekiyor. Yıllardır mermere şekil veren elleri, aynı zamanda cümbüş, kanun ve ud gibi geleneksel enstrümanlara hayat veriyor.
Topbaş’ın müziğe olan tutkusu, çocukluk yıllarında bir turşu bidonuyla attığı ilk adımlarla başladı ve zamanla onu usta bir icracıya dönüştürdü.
Henüz 13 yaşındayken komşu çocuklarından duyduğu bağlama sesleriyle müziğe gönül veren Mehmet Topbaş, o dönemde enstrüman bulma zorluğu çekince yaratıcı bir çözüm buldu. Evdeki boş bir turşu bidonunu ve misina tellerini kullanarak kendi “sazını” yaptı ve bu ilkel enstrümanla müziğin büyülü dünyasına ilk adımını attı. Bu başlangıç, onun azmi ve müziğe olan derin sevgisinin bir göstergesi oldu.
Topbaş, turşu bidonuyla başlayan bu serüvenini şöyle anlatıyor: “Müziği çok seviyordum ama enstrüman alamıyordum. Komşunun oğlunun bağlama çaldığını duyunca heveslendim. Evde bulduğum boş turşu bidonuna misina teller takarak kendi enstrümanımı yaptım.
Parmaklarımı ağaçtan yonttuğum tezenelerle bidonun üzerinde gezdirerek ilk sesleri çıkarmaya başladım. O günden beri müzik benim vazgeçilmezim oldu.” Bu kendine özgü başlangıç, onun ileride profesyonel seviyede çalacağı enstrümanlara olan tutkusunun temelini attı.
Turşu bidonuyla edindiği ritim ve melodi duygusuyla yetinmeyen Topbaş, ilerleyen yıllarda daha geleneksel enstrümanlara yöneldi. Cümbüş, kanun ve ud gibi Türk Sanat Müziği’nin önemli sazlarını kendi çabalarıyla öğrenmeye başladı.
Herhangi bir ders almadan, tamamen kendi kulağına ve azmine güvenerek bu enstrümanlara hakim oldu. Bu süreç, onun müzik yeteneğinin ve öğrenme azminin ne denli yüksek olduğunu gözler önüne serdi.
Bugün Mehmet Topbaş, mermer atölyesindeki yoğun mesaisinin yanı sıra çeşitli özel etkinliklerde sahne alıyor. Düğünler, nişanlar, kına geceleri ve sünnet törenleri gibi birçok organizasyonda cümbüş, kanun ve ud çalıyor. Topbaş, müziğin kendisi için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Müzikle iç içe olmanın ona büyük bir huzur ve mutluluk verdiğini belirtiyor.
Hayatına anlam katan bu sanatı çocuklarına da aktarmayı çok istediğini belirten Topbaş, “Çocuklarıma mutlaka bu enstrümanlardan birini öğretmek istiyorum. Çünkü müzik insanın ruhunu dinlendirir, hayata başka bir pencereden bakmasını sağlar.
Müzik ruhun gıdasıdır ve ben bu gıdadan mahrum kalmak istemiyorum” diyerek müziğe olan bağlılığını dile getiriyor. Onun hikayesi, imkanların kısıtlı olduğu durumlarda bile tutkunun ve azmin insanı nerelere taşıyabileceğinin ilham verici bir örneği.
Mermer ocağında yonttuğu taşlara ruh veren Mehmet Topbaş, aynı hassasiyet ve ustalıkla enstrümanlarına da hayat veriyor. O, Geyve’den yükselen notaların, bir mermer ustasının ellerinden çıkan sıcak melodilerin yaşayan bir kanıtı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Sakarya/Geyve
Yayın: 01 Kasım 2026 11:27 · Kaynak: geyvehaber.net