Tarkan, COP31 Türkiye için söyledi
- Ünlü sanatçı Tarkan, bu yıl ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek dünyanın en önemli iklim zirvesi COP31 için “Uyan” isimli şarkısını İngilizceye uyarlayarak seslendirdi
Ünlü sanatçı Tarkan, bu yıl ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek dünyanın en önemli iklim zirvesi COP31 için “Uyan” isimli şarkısını İngilizceye uyarlayarak seslendirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, dünyanın en önemli iklim zirvesi Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını sürdürüyor.
Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirve için birçok sanatçı ve gönüllü farkındalık projelerini hayata geçiriyor. Türkiye’nin ‘Mega Starı’ Tarkan da, sözü ve müziği kendisine ait olan “Uyan” isimli şarkısını COP31 için İngilizceye uyarlayarak seslendirdi. Klipte iklim değişikliğine ilişkin görüntülere yer verildi.
“Wake Up/Uyan” şarkısının Türkçe sözleri şöyle:
“Gözünde yaşlarla, sesleniyor hepimize, gel dindir bu acıyı, izin verme yere düşmeme. Kanadı kırık bir kuş gibi, yüreğim kanıyor diyor, beni ateşe atmadan önce, vicdanına sor diyor. Uyan, harekete geç, koy elini kalbine vaktimiz dolmadan.
Bu yolun devamı yokuş deme, dağları aşarız eğer inanırsan, uyan, uyan, dostum, uyan. Koy elini kalbine vaktimiz dolmadan, bir olursak, başarırız biz, her şey mümkün eğer inanırsa. “Böyle gelmiş, böyle gider” bu sözlerle kendini kandırma, kim bilir belki mücadelemize değer, tutun gerçeğine, tutun doğruna.”
Tarkan, Türkiye COP31 için daha önce de “Let’s COP” isimli İngilizce şarkı hazırlamıştı.
COP (Conference of the Parties – Taraflar Konferansı), 1992 yılında Rio de Janeiro’da imzalanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)’ne taraf ülkelerin bir araya geldiği yıllık zirvedir. Sözleşme 1994’te yürürlüğe girdi ve ilk zirve olan COP1, 1995 yılında Berlin’de düzenlendi.
O günden bu yana COP, dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele için alınan kararların şekillendiği en önemli uluslararası platform haline geldi.
Her yıl farklı bir ülkede düzenlenen COP zirvelerine, dünya genelinden devlet temsilcileri, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör katılımcıları katılıyor. Zirvelerde ülkeler; sera gazı emisyonlarını azaltma taahhütlerini (Ulusal Katkı Beyanları – NDC), iklim finansmanını, uyum stratejilerini ve son yıllarda giderek daha fazla yer bulan sağlık, gıda güvenliği ve sosyal adalet gibi konuları müzakere ediyor.
İklim değişikliği yalnızca kutuplarda, ormanlarda veya uzak ülkelerde yaşanan bir sorun değil. Yaşadığımız şehir, içtiğimiz su, soframızdaki gıda, sağlığımız ve kullandığımız enerji iklim değişikliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor.
Aşırı sıcaklar, hava kirliliği, afetler ve bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımındaki değişiklikler iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri arasında yer alıyor.
Kuraklık ve değişen yağış düzenleri su kaynakları üzerinde baskı oluşturabiliyor.
İklim koşullarındaki değişimler tarımsal üretimi, gıda güvenliğini ve gıda sistemlerini etkileyebiliyor. Yaşadığımız alanlar
Kentlerin aşırı sıcaklar, sel ve diğer iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirilmesi giderek daha önemli hale geliyor.
Temiz enerjiye geçiş, enerji sistemlerinin dönüşümünü ve günlük yaşamda kullandığımız enerjinin geleceğini etkiliyor.
Bugün alınan iklim kararları, gelecek nesillerin yaşayacağı çevreyi, ekonomiyi ve toplumları doğrudan etkiliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 02 Kasım 2026 04:51 · Kaynak: kronos41.news