Alevi aydınlardan ‘vatandaşlık tanımı’ uyarısı: ‘Etnik ve inançsal değil hukuki bağ esas alınmalı’
- Alevi Aydınlar İstişare Meclisi, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin ‘Kuvvetler ayrılığı güçlendirilsin’, ‘Laik Demokratik İnsan Haklarına Dayanan Sosyal Hukuk Devleti ilkesinin korunması esas alınsın
Alevi Aydınlar İstişare Meclisi, 12 maddelik bir bildiri yayınladı. Hafta sonu Ankara’da yapılan çalıştayda bir araya gelen çok sayıda Alevi kanaat önderi, yeni anayasada kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesini ve vatandaşlık tanımının etnik veya inançsal merkezli değil, hukuki ve seküler bağ esaslı yapılmasını istedi.
Meclis, Alevilerin Türkiye ve Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisinden yana olduğunu vurguladı, “Alevi Meselesinin salt cemevlerinin altyapı ve tanınma sorunu olmadığı anlaşılmalıdır.” uyarısında bulundu.‘LAİK-SOSYAL HUKUK DEVLETİ’31 Ekim Cumartesi günü Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen çalıştayda dört oturum yapıldı. Oturumlara çok sayıda Alevi inanç ve kanaat önderi katıldı.
“Alevi toplumunun geleceği başkaları tarafından tanımlanamaz.” mesajının verildiği çalıştayda 12 maddelik sonuç bildirgesinin öne çıkan bölümleri şöyle:“Yeni Anayasa çalışmaları kapsamında Alevi Toplumu, Anayasa’da kuvvetler ayrılığının güçlendirildiği, yargı-yasama-yürütme arasında kontrol ve denge mekanizmasının hukuken sağlandığı ve bu güçler ayrılığının teminat altına alındığı, böylece tüm yurttaşların temel hak ve hürriyetlerinin korunduğu yeni bir Anayasa sürecini desteklemektedir. Buna mukabil Anayasa’da ‘Laik Demokratik İnsan Haklarına Dayanan Sosyal Hukuk Devleti’ ilkesinin korunması esas alınmaktadır.
Yeni Anayasa’da Sünni merkezli Millet-i Hakime anlayışını sürdüren dinsel kurumlara yer verilmemelidir.”‘EĞİTİMDEN KIŞLAYA EŞİTLİK’“16. yy.’dan günümüze değin devam eden ‘Alevifobi’ düşüncesine karşı eğitimden kışlaya bürokrasisinin tüm alanlarında mücadele edilmeli ve Sünni inanç merkezli ‘Millet-i Hakime’ sistemi anlayışını savunan devlet aklı terk edilmelidir.“Türkiye Cumhuriyeti, Suriye Rejiminin hak ihlallerine seyirci kalmamalıdır.“Yeni anayasa çalışması Millet-i Hakime merkezli etnik veya inançsal merkezli bir vatandaşlık tanımını değil, hukuki ve seküler vatandaşlık bağını esas almalıdır. Vatandaşlık hukukunun pratikte ‘Sünni inanç merkezli’ olarak kabul edildiği bürokratik iş ve işlemlere son verilmelidir.”‘TBMM’DE KOMİSYON’ TALEBİ“Alevi Meselesinin salt cemevlerinin altyapı ve tanınma sorunu olmadığı anlaşılmalıdır.
Devlet aklı, Alevi Meselesi nedeniyle geçmişte yaşanan travmalardan dolayı Alevi Toplumunun kamusal hayatta uğradığı tüm ayrımcılıkları gidermeli, bu ayrımcılığı teşvik eden düşünce ile de mücadele etmelidir. Bu doğrultuda 20. ve 21. yy.’da Alevilerin maruz kaldığı yaygın hak ihlallerine karşı TBMM çatısı altında bir Araştırma Komisyonu kurulmalı, geçmişteki kitlesel hak ihlalleri ile yüzleşilmelidir.“Alevi Meselesinin ve Alevifobinin coğrafyamızda kurumsallaşmasında dahli olan ‘Yavuz Selim-İdris-i Bitlisî İttifakı’ önermeli siyasal referansların ‘güncelleme’ adı altında meşrulaştırılması ve tarihin bu döneminin politikada araçsallaştırılması politikasından, ilgili muhataplar ebediyen vazgeçmelidir.“Kamu bütçesinden Alevi yurttaşların hakkaniyetli ve adil yararlanması sağlanmalı.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Yangın · Bölge: Edirne
Yayın: 01 Kasım 2026 21:07 · Kaynak: aydinlik.com.tr