Çocukluk travmaları beslenme alışkanlıklarını etkiler mi?
- Bir bireyin beslenme durumu, binlerce farklı etmenin bir araya gelmesinden oluşan anlık tercihlerin bedendeki yansımasını anlatır
- Ve bu yansıma, çoğu zaman açlık ve tokluk arasındaki fiziksel dengenin ötesinde duygusal durum ve geçmiş yaşantılar ile yakından ilişkili olabilir
Bir bireyin beslenme durumu, binlerce farklı etmenin bir araya gelmesinden oluşan anlık tercihlerin bedendeki yansımasını anlatır. Ve bu yansıma, çoğu zaman açlık ve tokluk arasındaki fiziksel dengenin ötesinde duygusal durum ve geçmiş yaşantılar ile yakından ilişkili olabilir.
Üç yıl önce Appetite dergisinde yayımlanan “The Relationship Between Childhood Trauma, Eating Behaviours and the Mediating Role of Metacognitive Beliefs” başlıklı araştırma, çocukluk travmaları ile yetişkinlikteki yeme davranışları arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide düşünce biçimlerinin rolünü incelemiştir. İlginçtir; araştırmacıların bulgularına göre çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler, yetişkinlikteki beslenme davranışlarını etkileyen önemli psikolojik faktörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Araştırmanın dikkat çektiği en önemli nokta, incelenen travmatik deneyimler arasında duygusal istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal ihmal ve fiziksel ihmal deneyimleri gibi günümüzün en ciddi çocukluk travmaları olarak değerlendirilebilecek vakaların incelenmiş olmasıdır. Değerlendirilen beslenme davranışları ise üç başlık altında değerlendirilmiştir.
Bu başlıklar kişinin vücut ağırlığının kontrolü amacıyla yediklerini kısıtlaması, beslenme üzerindeki kontrolünü kaybetmesi ve olumsuz duygular karşısında yemek yemeye yönelmesidir. KONTROLSÜZ YEME VE DUYGUSAL YEMEAraştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, çocukluk döneminde yaşanan duygusal istismarın yetişkinlikte kontrolsüz yeme ve duygusal nedenlerle aşırı beslenme davranışlarıyla bağımsız olarak ilişkili bulunmasıdır.
Başka bir ifadeyle, çocuklukta aşağılanma, reddedilme, değersiz hissettirilme veya duygusal açıdan örselenme gibi deneyimler yaşayan bireylerde, ilerleyen yaşlarda duygularla baş etmek için yemeğe yönelme ve yeme kontrolünü kaybetme eğilimi daha belirgin şekilde gözlenmektedir. Peki, çocuklukta yaşanan travmatik deneyimler yıllar sonra nasıl oluyor da yeme davranışlarını etkileyebiliyor?
Araştırmacılar yanıtlaması oldukça zor olan bu sorunun yanıtını üst bilişsel inançlar üzerinden açıklamaktadır. Üstbiliş, kişinin kendi düşünceleri hakkındaki düşüncelerini ifade eder ve çocukluk travmalarının üstbiliş sistemini olumsuz ve kontrolsüzlük hislerine yönlendirebileceği düşünülmektedir.
Bu tür inançlar, yetişkinlikte stres ve olumsuz duygularla baş etme biçimini etkileyebilir. Daha somut bir ifadeyle, kişi kendisini yoğun kaygı, üzüntü veya çaresizlik içinde hissettiğinde bu duygularla baş etmekte zorlanabilir.
Yemek yemek, kısa süreli bir rahatlama ve duygusal kaçış yolu hâline gelebilir. Böylece açlık ihtiyacından bağımsız olarak gelişen duygusal yeme davranışı ortaya çıkabilir. Zaman içinde bu davranış, stresli durumlarda tekrarlanan bir baş etme yöntemine dönüşebilir.
Araştırmada yalnızca duygusal istismar değil, incelenen beş çocukluk travmasının da düşüncelerin kontrol edilemez ve tehlikeli olduğu inancı üzerinden kontrolsüz yeme ve duygusal yeme ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. NEDEN SONUÇ İLİŞKİSİ KURMUYORBu bulgular, beslenme alışkanlıklarını değerlendirirken yalnızca tüketilen besinlere, porsiyonlara ve alınan enerji miktarına odaklanmanın yeterli olmayabileceğini göstermektedir.
Hangi duygularla yemek yediğimiz, yemekle nasıl bir ilişki kurduğumuz ve stres karşısında hangi baş etme yöntemlerini kullandığımız gibi duygusal dünyamızın kritik belirleyicileri beslenme durumumuzun önemli yansımaları olabilmektedir. Elbette bu çalışma, çocukluk travmalarının doğrudan yeme bozukluğuna neden olduğunu kanıtlayan bir neden-sonuç ilişkisi kurmamaktadır.
Ancak bazı durumlarda yemek, bedenin açlığını gidermekten çok, insanın geçmişten taşıdığı duygusal yükü hafifletme çabasının bir parçası olabilmektedir. Bu nedenle, beslenme durumunuzu iyileştirmeye çalışırken karşılaştığınız tekrarlı sorunlarda konu ile ilgili uzman sağlık profesyonellerinden destek alınabileceğini unutmayın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Edirne
Yayın: 01 Kasım 2026 21:07 · Kaynak: aydinlik.com.tr